Riskli Gebelik ( Perinatoloji )
Kadın Hast. ve Doğum

Riskli Gebelik ( Perinatoloji )

Riskli Gebelik Nedir? Gebelikte Riskli Durumlar Nelerdir?

Gebelik kadınlar için doğal bir süreçtir ve anne adayları, bebekler gebelik boyunca çeşitli nedenlerden dolayı birtakım risklerle karşı karşıya kalabilir. Anne ve bebek hayatını tehlikeye atan bu durum, birden fazla hekim tarafından değerlendirilmeli ve takip edilmelidir. Doktorları gebe takibinde en çok zorlayan durumlar arasında annede hipertansiyon, diyabet varlığının yanı sıra aşırı zayıflık ve obezite yer almaktadır. Ayrıca çoğul gebelikler de anne ve bebek için risklidir.

Optimal düzeyde gebenin hamileliği boyunca tıbbi kontrollerinin yapılması durumlarında bile belirli bir risk söz konusudur. Anne adayı gebe kaldığı süre boyunca belirli aralıklarla doktor kontrolünden geçmelidir. Normal olarak gerçekleşen 40 haftalık gebelik boyunca ilk 28 haftada ayda bir defa, 28-36.haftalar arasında 2 haftada bir kez, 40.haftaya kadar ise haftada bir uzman hekim muayenesi gereklidir. Bu süreçte anneden veya bebekten kaynaklı riskli durumlar oluşabilir. Düzenli kontroller sayesinde anne adayının endişe etmesine gerek kalmadan söz konusu risk ortadan kaldırılır.

Yüksek Riskli Gebelikte Risk Oluşturan Faktörler Nelerdir?

Anne adayı gebe kalmadan önce, hamilelik sırasında ya da sonrasında (lohusalık döneminde) karşılaştığı birtakım sorunlar nedeniyle riskli gebelik yaşayabilir. Anne veya babadan kaynaklı risk faktörlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Anne yaşının 35’ten fazla 18’den az, babanın 40 yaşın üzerinde olması
  • Düzensiz ve sağlıksız yaşam tarzı içerisinde sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı
  • Annenin daha önceki doğumlarında sezaryen olması
  • Annenin aşırı kilolu veya çok zayıf olması
  • Sosyokültürel ve ekonomik durumun zayıf olması
  • Anne ve baba adaylarının mesleği
  • Akraba evliliği
  • Anne ve baba adaylarının kan grupları
  • Annenin çok kısa boylu olması
  • Anne adayının birtakım problemler nedeniyle daha önceden geçirdiği jinekolojik ameliyatlar
  • Annede gebelik sırasında görülebilen enfeksiyonlar
  • Anne adayının kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçlar
  • Baba adayının kronik hastalıkları, daha önceden geçirmiş olduğu operasyonlar, kullandığı ilaçlar
  • Ailede genetik hastalık öyküsü
  • Anne ve baba adaylarının psikolojik durumları
  • Daha önce yaşanan olumsuz gebelik dönemlerine ait düşüncelerin etkisi

Bebeğe ait gebelik risk faktörleri ise;

  • İkili, üçlü ya da dörtlü fetal tarama testlerinde anomali saptanması
  • Bebekte görülen kalıtsal hastalıklar
  • Bebeğin suyunun (amnion mai) az ya da fazla olması
  • Bebekte gelişme geriliği (intrauterin gelişme geriliği) görülmesidir.

Anne yaşının 35’ten fazla olması kromozomal anomalili (Örn; Down Sendromu) bir bebeğin dünyaya gelme olasılığını artırır. Çünkü kadınlar anatomik ve fizyolojik olarak 18-35 yaş aralığında ideal bir gebelik geçirir. Bunun yanında baba adayının yaşının 40’tan fazla olması spermlerin genetik yapılarında pek çok mutasyonların varlığına davetiye çıkarır. Akondroplazi gibi otozomal dominant geçiş gösteren cücelik hastalığı ileri baba yaşı durumlarında gözlenebilir.

Anne ve baba adaylarının sosyoekonomik ve kültürel durumları riskli gebelik oluşumunda önemli bir etkendir. Bilinçli ebeveynler kendilerinin ve bebeklerinin sağlıklarıyla daha fazla ilgilenir ve ortaya çıkabilecek riskleri araştırarak ortadan kaldırır. Anne ve babanın günlük hayatlarında mesleklerini icra ederken kimyasallara maruz kalmaları yumurta ve sperm kalitesini etkileyerek yüksek riskli gebelik tablosuna yol açabilir. Bunun yanında stres ve ağır işlerde çalışmak da önemli bir faktördür.

Akraba evliliklerinde normal popülasyonda görülen gebelik risklerinde yaklaşık 2 kat artış yaşanır.

Anne ve baba adaylarının ka gruplarında uyumsuzluk, bebeğin kan uyuşmazlığı sorunuyla dünyaya gelmesine yol açabilir. Anne Rh (-), baba Rh(+) ve çocuk Rh(+) ise bu durum ‘’Yenidoğanın Rh Uygunsuzluğu’’ olarak bilinir ve acil tedavi gerektirir.

Annenin gebelik öncesinde aşırı kilolu veya zayıf olması, boyunun 150 cm’den kısa olması doğum sırasında ev öncesinde çeşitli riskleri meydana getirir. Özellikle 150 cm’den kısa annelerde baş-pelvis uyumsuzluğu görülür. Yani annenin çatısı, bebeğin başının rahat bir şekilde doğmasına izin vermez. Bu durumda hekim, vakum, forseps gibi çeşitli aletleri kullanarak doğumu kolaylaştırmaya çalışır. Risk artarsa sezaryen tercih edilir.

Annenin daha önceden geçirdiği ürogenital bölge ameliyatları ve enfeksiyonları riskli gebelik tehlikesini ortaya çıkarabilir. Bu operasyonlardan sonra pelviste oluşabilen yapışıklıklar yeni gebeliklerde sorun yaratabilir. En başta yapışıklıkların oluşması sonucu fallop tüplerine atılan yumurta spermle buluşamayabilir ve gebelik hiç oluşmayabilir. Diğer bir durum ise ektopik gebeliktir. Yapışıklıklar nedeniyle yumurta ve sperm normal implante bölgesinden çok farklı alanlara yerleşerek ektopik gebelik tablosuna yol açabilir. Yumurtalık kisti ameliyatları, rahim ağzı enfeksiyonları, serviks yetmezliği gibi durumlar, daha önceden tedavi edilmemiş vajinit, hormonal dengesizlikler, endometriozis gibi hastalıklar, daha önceden genel anestezi altında yapılan ameliyatlarda oluşan komplikasyonların sezaryen sırasında da meydana gelmesi gebelikte riski artırır.

Annede apandisit sonucu ameliyatın yapılmasından sonra kalan yapışıklıklar, inme, kalp hastalıkları, kronik karaciğer ve böbrek hastalıkları, kanser, diyabet, tiroit hormon bozuklukları gebeliğin seyrini değiştirebilir.

Daha önceden annenin geçirdiği enfeksiyonlar kadar geçirmediği enfeksiyonların da yüksek riskli gebelik tablosuna yol açtığı bilinmektedir. Örneğin; annenin rubella ve kızamıkçık hastalıklarına karşı bağışıklığının olmaması bebekte çeşitli sorunlara neden olmaktadır.

Anne adayının astım, kalp rahatsızlığı veya epilepsi gibi nedenlerle ilaç kullanması gebelik fizyolojisine uygun değildir. Eğer gebe kadının kronik hastalığı için ilaç kullanması gerekiyorsa, teratojenitesi (bebeğe etkisi) minimal düzeylerde olan ilaç grupları hekim tarafından reçete edilmelidir.

Anne ve baba adayında ya da akrabalarda zeka geriliği, metabolizma hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, ruhsal sorunlar, bağımlılık yapan madde kullanımı dünyaya gelecek olan çocukta birtakım hastalıklara yol açabilir.

Multipar yani birden fazla doğum yapmış annelerde anemi, hipertansiyonla birlikte preeklampsi riskinde artış, diyabet, plasentanın önde gelmesi, bebeğin doğum esnasında baş geliş yerine makat geliş gibi anormal pozisyonlarda olması, uterus kasılmalarında azalmaya bağlı doğum sırasında kanamanın artması gibi durumlar gözlenebilir. Tüm bunlar riskli gebelik tablosuna yol açar.

Önceki gebelikte yaşanan kürtaj, annede suyun erken gelmesi, preeklampsi, eklampsi, HELLP Sendromu, pulmoner emboli, derin ven trombozu, X ışınlarına maruz kalma gibi durumlar bebek ve anne hayatını tehlikeye sokabilir.

Riskli Gebelik Durumunda Anne Adaylarına Tavsiyeler

Gebe kalmadan anne adayları hamileliklerini planlamalı, folik asit gibi vitamin ve mineral takviyelerini almalıdır. Hamilelik öncesinde, sırasında veya sonrasında yaşanabilecek olumsuz durumlar karşısında riskli gebelik tablosu için anne adaylarına tavsiyeler;

  • Gebelik boyunca mutlaka uzman bir hekime rutin kontrol için muayene olunmalıdır.
  • Gebelik öncesinde çeşitli kan testleri ve tetkikler sonucunda gebe kalmaya engel olan bir durumun olmadığı tespit edilmelidir.
  • Gebelik boyunca düzenli ve uygun egzersizler yapılmalı, kilo kontrolü sağlanmalıdır.
  • Yardımcı üreme teknikleriyle gebe kalmak düşünülüyorsa mutlaka hekime danışılmalıdır.
  • Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.
  • Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı varsa gebelik boyunca sonlandırılmalıdır. Doğumdan sonra da bu maddelerin tüketilmesi bebek beslenmesi ve gelişimi açısından oldukça sakıncalıdır.

Yüksek Riskli Gebeliği Ortaya Çıkaran Tetkikler

Sağlıklı bir kadın gebe kalmadan önce çeşitli kronik rahatsızlıkları konusunda hekimi bilgilendirmelidir. Gebelik planlanması aşamasında doktorunuz size birtakım testler ve muayene uygulayabilir. Bunun yanında gebelik boyunca riskli grupta yer aldığınızı ortaya çıkaran çeşitli yöntemler şu şekildedir;

  • Ayrıntılı ultrason
  • Amniyosentez
  • Koryon villüs biyopsisi
  • Kordosentez
  • Servikal uzunluk ölçümü
  • Fetal fibronektin tayini
  • Biyofizik profil (bebeğin fetal kalp atışlarını ve genel sağlık durumunu içerir.)

 

 

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.