Romatoloji

Romatoloji

Romatoloji

Romatolojik hastalıklar, aynı zamanda yaşlılık hastalığı olarak bilinmesine rağmen çocuk yaşlarda hatta bebeklerde de yaygın olabilen hastalıklardır. Çoğu ramotolojik hastalık, genç erişkin dönemde bir atış göstermektedir. Yaşlılık döneminde ise daha özel romatolojik hastalıklar ile karşılaşılmakla birlikte yaşlılardaki eklem rahatsızlıkların büyük bir kısmı, kireçlenmeden kaynaklanmaktadır. Çocukluk çağının romatizmal hastalıklarının tedavisi, çocuk hastalığı uzmanlığı üzerine ihtisas yapan hekimler tarafından yapılmaktadır. Romatoloji iltihaplı romatizmal hastalıklar ile ilgilenmektedir. Peki,romatizmal hastalıklar hangi hastalık grubu içerisinde yer almaktadır? Eklem, eklem dışında kası, bağ dokusunu, cildi, yeri geldiği zaman da eklem dışındaki iç organları ilgilendiren iltihaplı romatizmal hastalıklardır. 200’ den fazla romatolojik hastalık içerisinde en belirgin hastalık tipi olan romatoid artrit hastalığıdır.

Romatoid Artrit

Romatoid artrit, dünyada en sık görülen iltihaplı romatizmal hastalıklar grubundadır. Eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, sabahları hastanın uyanamaması (kendine gelememesi) ile kendini göstermektedir. Romatoid artrit, kendine ait bir tutum sergilemesi ile birlikte el bilekleri, ayak bilekleri ve elin küçük eklemlerini simetrik bir boyutta tutmaktadır. Yani eğer ağrı, sağ dizde mevcutsa sol dizde de mutlaka bir ağrı olacaktır. Zamanlama olarak bazı durumlarda ağrı aynı anda başlayıp bazı durumlarda da 3 gün aralıklar ile kendini gösterebilmektedir. Bu bağlamda ağrı çeşitleri 2 gruba ayrılmaktadır. Bunlardan ilki mekanik ağrılar, diğeri ise romatizmal ağrılardır. Mekanik ağrı dediğimiz ağrılarda kişinin hareketi arttıkça ağrıların azalması söz konusudur. Örneğin; hasta, yataktan kalktığı anda dinlenmiş olarak kalkmaktadır. Diğer bir ağrı olan romatizmal hastalıklarda ise kişinin, hareket ettikçe ağrısının artması da söz konusudur. Yani mekanik ağrıların tam tersi bir belirti göstermekte olup hasta, sabah kalktığında ağrılı olarak uyanmaktadır. Bu tür hastalıkların sıklıkla rastlanıldığı yaş aralığı 27-47 yaş aralığında olan kadınlardır. Yani kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 3 kat daha fazladır.

Romatoid hastalıklar, daha çok hastalığın ilk dönemlerinde birçok hastalıkla karıştırılabilmektedir. Erken dönemde enfeksiyonlar, bazı kanser türleri, diğer romatizmal hastalıkların hepsi ile hastalık karışabilmektedir. İlerleyen dönemde ise romatoid hastalıkların teşhisi daha belirgin olabilmektedir. Romatoid artritin sebebi genel olarak bilinmemektedir. Fakat bu hastalığın sebepleri arasında genetik faktörler, çevresel faktörler (hava kirliliği vb.), sigara ve daha önce geçirilmiş enfeksiyonel hastalıklar gösterilebilir.

Romatoloji bölümünde incelenen Romatoid artrit hastalığının tanı ve tedavisi nedir? Romatoid artritte bilinmesi gereken, hastalığın kalıcı olabileceğinin ve tedavisinin bu sebepten ötürü süreklilik arz etmesi gerektiği bilinmelidir. Romotoid artrit tedavisinde, sadece ilaç tedavisi değil hastanın hayat şartlarının da düzeltilmesi gerekmektedir.

  • Hasta düzenli beslenmeli
  • Düzenli uyumalı
  • Olabildiğince hayatın içerisindeki stres faktörlerini kontrol altında tutmalıdır.
  • Hasta, aşırı sıcak ve aşırı soğuktan uzak durmalı

Ankilozan Spondilit

Ankilozan Spondilit hastalığı, halk arasında ‘Bambu’ hastalığı ya da iltihaplı omurga hastalığı olarak ta adlandırılan romatizmal hastalık türüdür. Ankilozan Spondolit, bir omurga hastalığı olup 45 yaş öncesi yaş gruplarını etkilemektedir. Hastalık en sık leğen kemiklerinin omurganın sonlandığı kısımlarında meydana gelmektedir. Bel omurlarını, sırt omurlarını ve kaburga kemiklerinin birleşim yerlerini tutarak bu kısımlarda iltihap, iltihapla beraber eklem aralığında ise daralmaya yol açmaktadır. Bu da omurga bölgesinde hareketsizliğin oluşmasına neden olmaktadır. Hastaların bu noktada boyun hareketleri, göğüs kafesleri, belin öne-yana doğru hareketleri kısıtlanır. Aynı şekilde hastalarda sakroliak eklemde şiddetli ağrılar, şiddetli bel ağrısı, kaburgalarda, sırtta şiddetli ağrılar görülebilmektedir. Diz, ayak gibi daha büyük eklemlerin ön planda tutulduğu, kalça ekleminin tutulduğu hastalarda, bu ekleme ait belirtiler söz konusudur. Özellikle kalça eklemi tutulduğu esnada eklemde hasar yaparak o eklemin tamamen kapanmasına ve işlevini kaybetmesine neden olmaktadır. Bu hastalık, erkeklerde kadınlara oranla 2 kat daha fazla görülebilmektedir.

Romatoloji bölümünde incelenen Ankilozan spondilit, uzun süreli bir hastalıktır ve ömür boyu sürmektedir. Bu süre içerisinde hastalık, kimi zaman alevlenme kimi zaman da stabil evrelerle ilerleme gösterir. Dolayısı ile hastalığın seyrine göre tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. İlk evrelerde, hafif egzersizler ile birlikte kortizon içermeyen inflamasyon giderici bazı ilaçlar verilmektedir. İlaçlara yanıt vermeyen hastalarda ise biyolojik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Sedef Artriti

Sedef artriti yani sedef romatizması, toplumda her 1000 kişiden 3 ‘ünde görülmektedir. Bu hastaların %15 ile %20’sinde sedef romatizması görülmektedir. Sedef hastalığında görülen romatizma, eklemde ağrılara neden olabileceği gibi omurgada da ağrılara neden olabilmektedir. Ve eklemlerden özellikle ellerdeki uç noktaları, ayak eklemlerini bazen de bir parmağın boyunca tutarak sosis parmak oluşumuna neden olabilmektedir. Eklemlerde yapmış olduğu zarar neticesinde bir parmağın içe göçmesi tıpkı teleskop görünümündeki gibi bir tutulmaya neden olabilmektedir. Bu hastalık hem kadın hem erkeği eşit oranda etkilemektedir.

Reaktif Artrit

Romatoloji bölümünde incelenen Reaktif artrit, böbrek enfeksiyonu ya da idrar enfeksiyonu sonucunda çocukların dizlerinde ya da ayak bileklerinde kısa süreli şişlik oluşumudur.

Entropatik Artrit

Crohn hastalığı veülseratif kolit gibi iltihabik bağırsak hastalıkları ile birlikte oluşan eklem rahatsızlığıdır. Bu hastalığa yakalananların yaklaşık %2 ile %20 ‘sinde entropik artritler görülmektedir. Artrit’in sebep olduğu yakınmalar, diz ve ayak bileği tutulmalarıdır. Sakroliak ve omurga tutulmaları, 15 ile 35 yaş aralığında görülmekle birlikte kadınlara oranla erkeklerde 3 kat fazla görülmektedir. Ve bağırsak hastalığından bağımsız olarak seyretmektedir.

Entropatik artrit belirtileri, eklemlerde ısı artışına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra eklem şişlikleri gibi şişlikler görülebilmektedir. Bu hastalığın en çok yaşandığı bölgeler, ayak bilekleri, ayak parmakları ve diz gibi bölgelerdir.

Tanı ve tedavisi ise kişiden kişiye göre değişkenlik arz etmekte olup ağrı kesici ilaçlar ile kontrol altına alınabilmektedir. Bazı durumlarda ise ağrı, bağırsak şikâyetlerini artırdığından dolayı farklı tedaviler uygulanabilmektedir.

Sistemik Lupus Eritematozus

Romatoloji bölümünün önemli hastalıklarından olan (SLE) hastalığı, özellikle genç bayanların birçok eklemini tutan kronik seyirli otoimmün hastalıktır. Otoimmün hastalık, kişinin bağışıklık sistemi hücrelerinin bazı molekül yapılarını tanımaması sonucu meydana gelmektedir. Lupus, her yaş grubu hastalığı olmakla birlikte 20 ile 30 ‘lu yaşlarda daha sık görülebilmektedir.

Lupus belirtileri, saç dökülmesi, gün ışığında yüzde meydana gelen döküntüler, hastaların damak kısımlarında oluşan ağız yaraları görülebilmekte. Bunun yanı sıra deri döküntüleri (baş-boyun-burun ve kulak çevresi), akciğer ve karaciğerde sıvı birikimi gibi semptomlar görülebilmektedir.

Sjögren Sendromu

Sjögren, öncelikle ağız ve göz kuruluğu olmak üzere tüm sistemleri tutabilen kronik, otoimmün bir hastalıktır. Vücudun normal bağışıklık sisteminden sapıp kendi salgı bezlerine savaş açmaktadır. Beyaz kan hücrelerinden lenfositler, ter bezi, tükürük, gözyaşının yanı sıra solunum, mide, pankreas, genital gibi organların yapısını bozmaktadır. Bu hastalıkta ağız kuruluğu sinsi başlar ve ilerler. Ağız kuruluğunun yanı sıra hasta yutkunmakta zorluk çekebilir. Konuşma sırasında sık sık sıvı alımına ihtiyaç duymaktadır. Dudak kenarlarında çatlamalar, dilde yarılmalar, tat ve koku alımında azalma gibi durumlar meydana gelebilmektedir.

Skleroderma

Romatoloji bölümünde incelenen Skleroderma diğer bir adı ile sistemik sklerozis, bağışıklık sisteminin önemli hastalıklardan biridir. Hastalık grubunun %90-95 ‘ini kadınlar oluşturmaktadır. Genç yaştan itibaren görülebilen bu hastalığın ilk belirtisi, sıklıkla soğuk havalarda parmakların morarması, sararması veya beyazlaşmasıdır. Bu hastalık, zamanla derinin kalınlaşmasına neden olmaktadır.

Fibromiyalji

Fibromiyalji hastalığı, fiziksel hiçbir neden olmaksızın vücudumuzda oluşan ağrılardır. Vücudun çeşitli yerlerindeki kas ve eklemler, özellikle sırt, omuz, kollar ve bacaklar etkilenmektedir. Ağrı bir bölümden diğer bölüme geçebilirken günler boyu sürebilmektedir. Bu ağrıların yanı sıra uykusuzluk, aşırı yorgunluk, baş ağrısı ve konsantrasyon bozukluğu, anksiyete ve depresyon belirtileri görülebilmektedir. Bu da günlük hayat standardizasyonunuzu farklı yönde etkilemektedir. Fakat bu semptomlar, herkeste aynı etkiyi göstermemektedir.

Antifosfolipid Antikor Sendromu

Damar tıkanıklıkları ve gebelik problemleri ile ortaya çıkmaktadır. Bu hastaların bir kısmında hemotolojik yani kan ile ilgili bulgular görülebilmektedir. Bunlardan biri hemotoloid adını verdiğimiz bir çeşit kansızlıktır. Burada kırmızı kan hücrelerinin parçalanması ile ortaya çıkan kansızlık söz konusudur.

Osteoartrit

Halk arasında kireçlenme hastalığı olarak bilinen hastalık, eklemler arasındaki kıkırdak dokusunun zedelenmesiyle birlikte özellikle ağrı ya da ses gelmesidir. Toplumda en sık görülen bu hastalık, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Özellikle diz bölgesi, omurga, el bileği eklemi ve kalça ekleminde görülebilmektedir.

Behçet Hastalığı

1940’lı yıllarda Prof. Hulisi Behçet tarafından tanımlanmış genetik bir hastalıktır. Bu hastalık, çeşitli bağışıklık sistemi mekanizmalarının bozulmasından dolayı oluşan bir tür damarlanma iltihaplanmasıdır. Behçet hastalığı, genç erkeklerde agresif şekilde seyredebilmektedir. Özellikle deride birtakım lezyonlar yaratabilmektedir. En çok ağız içindeki aftlar, genital bölgede ülserler, deride akne, bacaklarda ağrılı nodüller gibi belirtileri mevcuttur.

Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF)

Hastalık, genetik geçişli bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkış yaşları genelde 20’li yaşlar öncesindedir. Romatoloji bölümünde incelenen hastalığın en önemli özelliği, ataklar halinde gelmesidir. Ve her atak, 12 saat ile 96 saat gibi bir süre içerisinde sürmekte daha sonrasında kendiliğinden geçmektedir.

Gut ve Yalancı Gut

Yalancı gut, eklemlerde şişme ve ağrı ile hızlı gelişen, gut hastalığına da benzediği için bu adı almaktadır. Yalancı gut, dizlerdeki kalsiyum vb. eksiklikler sonucunda oluşmaktadır. Ataklar, günler hatta haftalarca sürebilmektedir. Hastalar bu esnada en fazla ayak bilekleri, el bilekleri omuzlar gibi eklemler, tutulan eklemler arasındadır. Gut hastalığı da metabolik bir rahatsızlıktır ve eklem iltihaplanmalarına neden olmaktadır.

Polimiyozit ( İltihaplı Kas Romatizması)

Nadir görülen hastalıklardan olan polimiyozit hastalığı, bacakların ön yüzeyindeki veya kolların ön yüzeyinde meydana gelen kas güçsüzlüğüdür. Hastalar, bu esnada oturup kalkarken, merdiven inip çıkarken, tuvalete oturup kalkarken, saçını tararken vs. güçsüzlük çekebilmektedir.

Polimiyalji Romatika ( Ağrılı İltihaplı Kas Romatizması )

Polimiyalji, 50’li yaşların üzerinde yaygın olarak ağrılı şikâyetlerin genel adıdır. Bu tür hastalıkların tedavisine başlanmadan önce hastaların tedaviye uygunlukları denetlenmelidir. Çünkü bu hastalık genelde yaşlı kesimde meydana gelmektedir. Tedavi başlangıcında genellikle orta veya düşük dozlu kortizonlar uygulanmaktadır.

Relapsing Polikondrit

Kıkırdakların iltihaplanması olarak adlandırılan bu hastalık, nadir görülebilen bir hastalıktır. Kulak kepçesi, burun, nefes yolu gibi kıkırdak dokularının içerdiği yerlerde ataklar halinde görülebilmektedir.

Septik Artrit

Romatoloji bölüm hastalıklarından septik artrit, sıklıkla bakteriler ve nadiren de mantarların etkili olduğu bir hastalık türüdür. Özellikle diz ve kalça gibi büyük eklemler daha fazla etkilenmektedir. Bu bölgelerde özellikle ısı artışı, kızarıklık, ağrı gibi semptomlar görülebilmektedir.

Akut Eklem Romatizması

Çocukluk çağı hastalıklarından biri olan hastalıktır. Boğaz enfeksiyonunu takiben 7-10 gün sonra ortaya çıkan eklem tutumları, kalp tutumları ile seyreden hastalıklar sendromudur.

Erişkin Still Hastalığı

Yüksek ateş, şiddetli boğaz ağrısı ve deri döküntüleri ile kendini göstermektedir. Özellikle kış aylarında yüksek ateş ve boğaz ağrısı olduğunda bunun yanı sıra eklem rahatsızlıkları mevcut olan bireylerin romotoloji bölümlerine başvurmaları gerekmektedir.

Temporal Arterit

Nadir görülebilen hastalık türünde, şakaklarda tek taraflı çok şiddetli ağrılar meydana gelmektedir.  Bu ağrılar aniden ortaya çıkar ve süreklidir. Şakaklardaki kısımda damar atışı hissedilmektedir.

Takayasu Arteris

Damarlarda büyük oranda daralmaya sebep olmaktadır. Hastalarda zayıf nabız veya hiç nabız belirtisi görülmemektedir. Kan basıncı düşebilirken baş dönmeleri de görülebilmektedir.

Poliarterist Nodoza ( Klasik Pan)

Damar iltihabına yol açan iltihaplı hastalıklardır. Tutulan damarlarda genişlemeler görülebilmektedir. Beyin kanaması, eklem ağrıları, ateş, deri döküntüleri eşlik eden belirtilerdir.

Henoc- Schönlein Purpura (HSP)

Üst solumunum yolu hastalıkları sonrası başlayan çocukluk çağının en sık görülen hastalıkları arasındadır. Erkek çocuklarda daha sık görülmektedir. Hastalık, mevsimsel değişiklikler bazında daha sık görülmektedir.

Mikroskobik Poianjit (Mikroskkobik Pan)

Akciğer, böbrek, kılcal damarları etkileyen hastalıktır. Böbrek yetmezliği, eklem ağrısı, akciğer kanaması gibi semptomlar meydana gelebilmektedir.

Granülomatöz Polianjit ( Wegener Granülomatozu)

Kan damarlarının iltihaplanmasına bağlı olarak görülebilen ender hastalıktır. Bu hastalıkta üst solunum yolları, akciğerler ve böbrekler etkilenmektedir.

Churg Strauss Sendromu

Romatoloji bölümünde incelenen Churg Strauss sendromu, küçük damar iltihaplanması sonucu meydana gelmektedir. Tutulan dokularda kan akışının azalmasına bağlı olarak gelişmektedir.

Esansiyel Kriyogloblinemik Vaskülit

Hastalık,  kan akışında bulunmasının yanı sıra en fazla soğuk havalarda toplanmış proteinlerdir. Bunlar, kan plazmasını kalınlaştırarak doku ve organlara kan akışını engellemektedir. 50 yaşın üzerindeki bireylerde daha sık görülebilmektedir.

Lökositoklastik Vaskülit

Daha çok deri ve eklem bulguları ile kendini gösteren küçük damarların karakterize hastalığıdır. Daha çok ateş, kaşıntı, eklem-kas ağrısı gibi belirtileri olabilmektedir.

Romatoloji, özellikle kas iskelet sistemini tutan hastalıkları inceleyen bir bilim dalıdır. Ancak romatizmal hastalıklar yalnızca kas iskelet sistemi ile sınırlı kalmaz. Vücudumuzdaki diğer organlar ve sistemler de zaman zaman etkilenebilmektedir. Bu yönüyle multisistemik hastalıklar grubuyla ilgilenmektedir. MS. birinci yüzyılda “Rheuma” kelimesi yangılı akıcı bir sıvıyı tanımlamak için kullanılmıştır.

Romatizmal veya romatolojik hastalıklar kalp, kemik, eklem, böbrek, deri ve akciğer gibi organları etkileyen bazı tıbbi sorunlar için kullanılan bir terimdir. Toplamda 200’den fazla romatolojik hastalık vardır. Başlıca romatolojik hastalıklar aşağıda sıralanmıştır.
  • Romatoid artrit
  • Ankilozan spondilit
  • Sedef artriti
  • Reaktif artrit
  • Enteropatik artrit
  • Sistemik lupus eritematozus
  • Sjögren sendromu
  • Skleroderma
  • Fibromiyalji
  • Antifosfolipid antikor sendromu
  • Osteoartrit
  • Behçet hastalığı
  • Ailesel Akdeniz ateşi
  • Gut ve yalancı gut
  • Polimiyozit
  • Polimiyalji romatika
  • Relapsing polikondrit
  • Septik artrit
  • Akut eklem romatizması
  • Erişkin Still hastalığı 
  • Temporal arterit
  • Takayasu arteritis
  • Poliarteritis nodoza (Klasik PAN)
  • Henoch-Schönlein purpura
  • Mikroskobik poianjit (Mikroskobik PAN)
  • Granülomatöz polianjit (Wegener granülomatozu)
  • Churg Strauss sendromu
  • Esansiyel kriyogloblinemik vaskülit
  • Lökositoklastik vaskülit

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.