Vaskülit Nedir?
Romatoloji

Vaskülit Nedir?

    Vaskülit Nedir?

    Vaskülit, arterit veya anjiyit adıyla da bilinen, kan damarı duvarlarında kalınlaşmaya, zayıflamaya ya da daralmaya sebep olan, yara izi gibi değişiklikler meydana getirerek damarlardaki kan akışını kısıtlayan, bazı organ ve dokulara hasar verebilen bir rahatsızlıktır. Genel olarak anlatılmak istenirse atar damarlar, toplar damarlar ve kılcal damarlar gibi tüm kan damarlarının iltihaplanmasına neden olan durumlar için kullanılan tıbbi bir terimdir. Hem kadında hem erkekte görülebilir. Bazı vaskülit türleri ender olmakla birlikte, yaygın olarak bilinen yaklaşık yirmi değişik türü vardır ve her yaşta gözlemlenebilir.

    Vaskülit Türleri Nelerdir?

    Vaskülit türleri akut (kısa süreli) veya kronik (uzun süreli) olabilir. Behçet hastalığı, takayasu arteriti, wegener hastalığı, IgA vasküliti (henoch schönlein purpurası), Kawasaki  hastalığı en bilinen vaskülit türleridir.

    Vaskülit Nedenleri Nelerdir?

    Vaskülitler, bağışıklık sisteminin kan damarlarına saldırıya geçmesi sonucu ortaya çıkar  diyebiliriz. Bu durumu otoimmün hastalıklar olarak da tanımlanabilir. Bazı vaskülit türleri mantar, virüs veya bakteri enfeksiyonları sonucu oluşabilirken, bazı vaskülit türleri belirli ilaçlara ya da toksinlere alerjik reaksiyonlar ile ortaya çıkabilir. Bunların yanı sıra bu rahatsızlığın genetik ve çevresel faktörlerce de ortaya çıkabildiği bilinmektedir. Net olarak sebebi bilinememekle birlikte sigara içmenin, kronik hepatit B ve hepatit C enfeksiyonlarına sahip olmanın, skleroderma veya lupus gibi hastalıklar yaşamanın vaskülit riskini arttırdığı bilinen bir gerçektir.

    Vaskülit Belirtileri Nelerdir?

    Vaskülit tek bir türden ibaret olmadığı için, vücudun bu hastalığa karşı gösterdiği belirtiler de farklı farklı olabilmektedir. Bazı vaskülit türleri insan vücudunda hiçbir belirti göstermeden sinsice ilerlerken, bazı türleri hastalarda çok ciddi sorunlara yol açabilir. Belirtiler genellikle zayıf kan dolaşımıyla ilişkilendirilir. Genel hatlarıyla vaskülitin belirtileri şunlardır:

    • Ateş
    • Halsizlik ya da yorgunluk hissi
    • Kilo kaybı ve İştahsızlık
    • Deri lezyonları ve döküntü
    • Baş, karın veya eklem ağrıları
    • Gece terlemeleri
    • Gözlerde bulanık görme veya gözlerde ağrı
    • Sinir sistemi sorunları

    Yukarıda maddeler halinde saydığımız belirtiler vaskülit rahatsızlığında sık görülen bulgulardır ancak sebep olduğu her rahatsızlık kendi içerisinde farklı belirtiler gösterebilmektedir. Örneğin, Behçet hastalığındaki belirtiler ağızdaki ve genital bölgedeki ülserler, göz iltihabı ve akne gibi deri lezyonları olurken; Henoch-Schonlein Purpurası ciltteki, eklemlerdeki, bağırsaklardaki ve böbreklerdeki kılcal damarların iltihaplanması ile kendini belli eder.

    Kawasaki hastalığı ateş, ciltte kızarıklık ve gözlerde kanlanma gibi belirtileri gösterirken, Wegener rahatsızlığı daha çok burun tıkanıklığı, sinüs enfeksiyonları, burun kanamaları ve kanlı öksürük gibi belirtiler gösterebilir.

    Vaskülit Tanı Yöntemleri Nelerdir?

    Öncelikle başvuracağınız doktorunuzun alanında uzman olduğundan emin olmalısınız. Uzman doktorunuz sizin tıbbi geçmişinizi öğrendikten sonra fiziki muayene yaparak işe başlamalıdır. Vaskülit tanısının tam olarak konabilmesi için benzer semptomları gösteren diğer rahatsızlıkları elimine etmek gerekebiir ve bunun için de bir takım tanısal testler istenebilir. Bu testlerden en önce geleni Kan Testi” olabilir. Tam kan sayımı testi ile hastanın kanında yüksek düzeyde C-reaktif protein olup olmadığına veya yeterli sayıda kırmızı kan hücresi olup olmadığına bakılabilir. Ayrıca belirli antikorların bakıldığı kan testleri de vaskülit tanısına yardımcı olabilir. Daha sonrasında hastadan “İdrar Testi” istenebilir. İdrar testi de aynı kan testi gibi ürede fazla protein veya fazla kırmızı kan hücreleri olup olmadığını test eder. Böylece bu test vaskülit tanısının konmasında yardımcı olabilir.

    Bilindiği üzere vaskülit, damarlarla direkt ilişkili bir rahatsızlık olduğundan, bir takım görüntüleme testleri de (ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI) vb.) istenebilir. Bu görüntüleme teknikleri sayesinde hangi kan damarlarının veya organların vaskülitten etkilendiği saptanabilir. Daha ilerleyen zamanlarda Anjiyografi” veya Biyopsi” istenebilir. Anjiyografide (kan damarlarının röntgeni) kan damarlarının ana hatları incelenebilirken; biyopsi, etkilenmiş bölgeden alınan ufak bir parçanın incelenmesi sonucu vaskülit tanısına yardımcı olabilmektedir.

    Vaskülit Komplikasyonları Nelerdir?

    Vaskülit rahatsızlığında erken tanı ve doğru tedavi, diğer pek çok hastalıkta da olduğu gibi hayati önem taşımaktadır. Çünkü vaskülit komplikasyonları türüne bağlı olarak riskli durumlar içerebilir. Zatüre veya sepsis (kan zehirlenmesi) gibi insan yaşamını tehdit edebilen enfeksiyon durumlarında hayati organlara zarar vermeye; kan pıhtıları oluşturarak kan akışını engellemeye hatta anevrizma oluşmasına neden olmaktan görme kaybına kadar pek çok değişik ve sonuçları ağır komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu nedenlerden ötürü vaskülit tanısı ve tedavisi ertelemeye mahal vermeyen, önemli bir rahatsızlıktır. Aksi halde vaskülit alevlenmeleri veya saymış olduğumuz komplikasyonlar çok sık gözlemlenebilir.

    Vaskülit Tedavisi Nedir?

     Vaskülit tedavi yöntemleri esas olarak, vücuda yayılan iltihabı ilaçlar ile kontrol altına almaya ve bu durumu tetikleyen diğer hastalıkları çözmeye odaklanmaktadır. İlaç kullanımındaki ilk aşama iltihabı durdurmak, ikinci aşama ise hastalığın nüks etmesini önlemektir. Vücuttaki iltihabı azaltmak için kullanılan anti-inflamatuar ( streoidler) ilaçlar tedavi sürecinin önemli bir parçasını oluşturur çünkü bu ilaçlar vaskülitin pek çok türünde etki göstermektedir. Kullanılacak ilacın dozu veya süresi hastalığın türüne veya seviyesine göre değişkenlik gösterebilir. Bu bağışıklık baskılayıcı ilaçlar en yaygın ve güçlü olanlarıdır ancak uzun süreli kullanımda ciddi yan etkileri olabilir.

    Az veya orta düzeydeki vaskülit tedavilerinde bu ilaçlar kullanılırken, daha şiddetli vaskülit vakalarda ise cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Bypass greftleme yöntemi ile tıkanan kan damarının etrafından kan akışının sağlanabilmektedir. Bu yöntem en yaygın kullanılan vaskülit tedavi yöntemleri arasındadır. Vaskülit bazı hastalarda, damar duvarlarında balon gibi çıkıntılar meydana getirir. Bu tarz şişliklerin tedavisi için cerrahi operasyonlar gerekebilir. Hastalığın olduğu bölgeyle alakalı olarak sinüs cerrahisi veya böbrek nakli gibi cerrahi yöntemlere de başvurulabilir. Tedavinin seyri yani uzun vadeli yan etkileri göz öne alınarak düzenli kontroller gerekebilmektedir.

    Vaskülit Tedavisinde Biz Neler Yapmalıyız?

    Vaskülit hastaları, kendilerine iyi geldiğine inandıkları, sevdikleri egzersizleri (yürüyüş, yüzme, aerobik, pilates…gibi) yapabilirler. Bu tarz aktiviteler endorfin (mutluluk hormonu) sağlamaya yardımcı oldukları gibi kan akışını da hızlandırdıkları için vaskülit rahatsızlığına yararlı oldukları söylenebilir. Aynı zamanda yeteri kadar dinlenmek ve kaliteli uyku uyumaya özen göstermek de vaskülit hastalarının önem vermeleri gereken konulardan biridir. Sigara, damar duvarlarında daralmaya ve akciğer hastalığına yol açtığı için sigarayı bırakmak hatta hiç başlamamak en önemli noktalardan biridir.

    Tüm bunların temelinde birçok hastalığa sebebiyet veren stresten uzak durmak ve sağlıklı bir yaşamı benimsemek her şeyden önce gelmektedir. Bunun için de sosyal destek almak, aile veya arkadaşlarla olabildiğince çok vakit geçirmek stresten uzak durulmasında etkilidir. Sağlıklı beslenmeyi de hayatın vazgeçilmezi haline getirmek elzemdir. Örneğin alkol, karaciğeri etkileyebileceğinden tüketilmemelidir veya vaskülit rahatsızlığının kemik erimesi gibi etkileri göz öne alınarak kalsiyum ve D vitamini alımına özen gösterilmelidir.

    Korkutucu görünmekle birlikte özellikle erken tanı ile tedavisi mümkün bir hastalıktır. Hangi yolların izleneceği, hangi tedavilerin uygulanacağı uzman doktorlar ve hastaların iş birliği ile kararlaştırılabilir ve geride vücutta herhangi bir hasara hamal vermeden iyileşmek mümkündür. Yapılması gereken en önemli şey, vaskülite ait herhangi bir bulgunuz varsa vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmak olmalıdır. Aksi takdirde yaşanacak tüm olumsuzluklar hayatınızı etkileyebilir.

    SalihPAY
    Romatoloji

    Prof. Dr.

    Salih PAY

    Koru Ankara Hastanesi