Otoimmün Hastalıklar Nelerdir?
Romatoloji

Otoimmün Hastalıklar Nelerdir?

    Otoimmün Hastalıklar Nelerdir?

    Otoimmün hastalıklar, vücudun kendi dokularına ve hücrelerine karşı oluşturduğu yanlış yönlendirilmiş immün yanıt sonucu oluşan hastalıklardır. Bu hastalıklar, vücudun immün sisteminin normal çalışma mekanizmalarını bozarak, vücudun kendi dokularını zarar vererek oluşur. Otoimmün hastalıkların belirtileri ve seviyesi, kişiden kişiye farklılık gösterir. Otoimmün hastalıklar arasında şunlar sayılabilir:

    Sistemik lupus eritematozus (SLE)

    Rheumatoid artrit

    Scleroderma

    Sjögren sendromu

    Multiple skleroz

    Type 1 diabetes mellitus

    Hashimoto tiroiditi

    Crohn hastalığı

    Psöriazis

    Guillain-Barré sendromu

    Bu hastalıkların belirtileri arasında ağrı, yorgunluk, hareket kısıtlılığı, ateş, cilt döküntüleri, mide-bağırsak sisteminde problemler ve vücut sistemlerinde bozukluklar gibi bulgular yer alabilir. Otoimmün hastalıklar tedavi edilebilir, ancak çoğu durumda tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla yapılır ve genellikle ilaçlar ve fiziksel terapi gibi non-invaziv yöntemlerle yapılır.

     

    Romatoid Artrit

    Romatoid artrit (RA), vücudun kendi dokularına ve hücrelerine karşı oluşturduğu yanlış yönlendirilmiş immün yanıt sonucu oluşan bir otoimmün hastalıktır. RA, genellikle eklemleri etkiler ve eklemlerde ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı gibi belirtiler yaratır. RA, vücuttaki eklemlerin yüzeyinde bulunan sinoviyal zarın iltihaplanması sonucu oluşur ve bu iltihaplanma, eklemlerin içindeki sıvının artışına ve eklemlerin çevresinde doku hasarına neden olur.

    RA, genellikle kalça, dirsek, parmak eklemleri, omuz ve boyun gibi eklemleri etkiler, ancak vücuttaki diğer eklemler de etkilenebilir. RA, genellikle kronik bir hastalıktır ve zamanla eklemlerin deforme olmasına ve işlevlerinin kaybına neden olabilir. RA tedavi edilebilir, ancak tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla yapılır ve genellikle ilaçlar, fiziksel terapi ve diğer non-invaziv yöntemlerle yapılır.

     

    İnflamatuar Bağırsak Hastalığı ( IBD )

    İnflamatuar bağırsak hastalığı (IBD), mide-bağırsak sisteminde kronik ve yaygın inflamasyon oluşturan bir otoimmün hastalıktır. İki önemli IBD türü vardır: Crohn hastalığı ve ulseratif kolit.

    Crohn hastalığı, mide-bağırsak sisteminde herhangi bir bölgede oluşabilecek inflamasyonu kapsar. Bu inflamasyon, genellikle ince bağırsağın üst kısmını etkiler, ancak mide, kalın bağırsak ve rektumun herhangi bir bölgesi de etkilenebilir. Crohn hastalığının belirtileri arasında karında ağrı, kabızlık ve ishaller, kilo kaybı ve yorgunluk gibi bulgular yer alabilir.

    Ulseratif kolit, sadece ince bağırsağı etkileyen bir inflamasyon hastalığıdır. Ulseratif kolitin belirtileri arasında sık ishal, kanlı dışkı, karında ağrı ve kilo kaybı gibi bulgular yer alabilir.

    IBD tedavi edilebilir, ancak tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla yapılır ve genellikle ilaçlar ve diyet değişiklikleri gibi non-invaziv yöntemlerle yapılır. Bazı durumlarda, cerrahi müdahale de gerekebilir.

     

    Multipl skleroz (MS)

    Multiple skleroz (MS), vücudun sinir sistemine yönelik otoimmün bir hastalıktır. MS, sinir hücrelerinin çevresindeki miyelin zarının hasar görmesine neden olur ve bu hasar, sinirlerin işlevlerini bozar. MS, genellikle 20-50 yaş arasında ortaya çıkan ve kronik bir hastalıktır.

    MS'in belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir ve hastalığın seviyesi de değişebilir. Genellikle, MS belirtileri arasında görme bozuklukları, yorgunluk, hareket kısıtlılığı, koordinasyon ve denge bozuklukları, karıncalanmalar ve uyuşmalar, konuşma ve yutma zorlukları gibi bulgular yer alır.

    MS tedavi edilebilir, ancak tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla yapılır ve genellikle ilaçlar, fiziksel terapi ve diğer non-invaziv yöntemlerle yapılır. MS'in seviyesi ve belirtilerine göre, kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur.

     

    Tip 1 Diyabet

    Type 1 diabetes mellitus, vücudun kendi dokularına ve hücrelerine karşı oluşturduğu yanlış yönlendirilmiş immün yanıt sonucu oluşan bir otoimmün hastalıktır. Type 1 diabetes, vücudun kendi pankreas hücrelerini yok eden ve bu nedenle vücutta yeterli miktarda insülin üretilememesiyle oluşan bir hastalıktır. İnsülin, glukozun hücrelerde kullanılmasını sağlayan bir hormondur ve vücutta yeterli miktarda insülin olmadığında, glukoz vücutta birikerek yüksek seviyede kan şekeri (hiperglisemi) oluşur.

    Type 1 diabetes'in belirtileri arasında sık idrara çıkma, susuzluk, açlık ve kilo kaybı gibi bulgular yer alabilir. Type 1 diabetes tedavi edilebilir, ancak tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, vücutta yeterli miktarda insülin üretilmesini sağlamak amacıyla yapılır ve genellikle insülin enjeksiyonları ve diyet değişiklikleri gibi non-invaziv yöntemlerle yapılır. Type 1 diabetes'in kontrol altına alınması, kan şekeri seviyelerinin sürekli olarak izlenmesi ve gerektiğinde insülin dozajlarının ayarlanması gerekir. Bu, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için önemlidir.

     

    Guillain Barre Sendromu

    Guillain-Barré sendromu (GBS), vücudun sinir sistemine yönelik otoimmün bir hastalıktır. GBS, sinir hücrelerinin çevresindeki miyelin zarının hasar görmesine neden olur ve bu hasar, sinirlerin işlevlerini bozar. GBS, genellikle birkaç gün içinde ortaya çıkan ve çok ciddi bir hastalıktır.

    GBS'in belirtileri arasında hareket kısıtlılığı, koordinasyon ve denge bozuklukları, karıncalanmalar ve uyuşmalar, konuşma ve yutma zorlukları, görme bozuklukları gibi bulgular yer alabilir. GBS, genellikle tedavi edilebilir, ancak tedavinin etkinliği ve hastalığın seviyesi kişiden kişiye farklılık gösterir. GBS tedavi edilirken, sinir sisteminin işlevlerini tekrar kazanması için fiziksel terapi ve ilaçlar gibi non-invaziv yöntemler kullanılır.

     

    Kronik İnflamatuar Demiyelinizan Polinöropati

    Kronik inflamatuar demiyelinizan polinöropati (CIDP), vücudun sinir sistemine yönelik otoimmün bir hastalıktır. CIDP, sinir hücrelerinin çevresindeki miyelin zarının hasar görmesine neden olur ve bu hasar, sinirlerin işlevlerini bozar. CIDP, genellikle yavaş yavaş ilerleyen ve kronik bir hastalıktır.

    CIDP'nin belirtileri arasında hareket kısıtlılığı, koordinasyon ve denge bozuklukları, karıncalanmalar ve uyuşmalar, konuşma ve yutma zorlukları, görme bozuklukları gibi bulgular yer alabilir. CIDP, genellikle tedavi edilebilir, ancak tedavinin etkinliği ve hastalığın seviyesi kişiden kişiye farklılık gösterir. CIDP tedavi edilirken, sinir sisteminin işlevlerini tekrar kazanması için fiziksel terapi ve ilaçlar gibi non-invaziv yöntemler kullanılır.

     

    Sedef Hastalığı 

    Sedef hastalığı, cilt ve tüylerin üst katmanı olan epidermisin hasar görmesine neden olan bir otoimmün hastalıktır. Sedef hastalığı, ciltte küçük kızarık lekelerin oluşumuna neden olur ve bu lekeler genellikle ciltte yanma ve kaşıntı gibi belirtilere neden olur. Sedef hastalığı, genellikle kronik bir hastalıktır ve zamanla ciltte daha fazla leke oluşumuna neden olabilir.

    Sedef hastalığı genellikle cilt bakımı rutinlerini izleyen ve cilt doktoruna giden kişilerde daha az görülür. Sedef hastalığı tedavi edilebilir, ancak tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla yapılır ve genellikle cilt bakımı rutinlerinin düzenli olarak izlenmesi, cilt doktoruna gidilmesi ve ciltteki lekeleri azaltmak amacıyla kremler ve ilaçlar gibi non-invaziv yöntemlerle yapılır.

     

    Hashimoto Tiroiditi

    Hashimoto tiroiditi, vücudun kendi dokularına ve hücrelerine karşı oluşturduğu yanlış yönlendirilmiş immün yanıt sonucu oluşan bir otoimmün hastalıktır. Hashimoto tiroiditi, vücudun tiroid bezi hücrelerini yok eden ve bu nedenle vücutta yeterli miktarda tiroid hormonu üretilememesiyle oluşan bir hastalıktır. Tiroid hormonları, vücuttaki metabolizmayı düzenleyen hormondur ve vücutta yeterli miktarda tiroid hormonu olmadığında, vücutta metabolizma yavaşlar ve kilo alımına neden olabilir.

    Hashimoto tiroiditi'nin belirtileri arasında yorgunluk, hafif ateş, kilo alımı, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, kabızlık gibi bulgular yer alabilir. Hashimoto tiroiditi tedavi edilebilir, ancak tamamen iyileşme olmayabilir. Tedavi, vücutta yeterli miktarda tiroid hormonu üretilmesini sağlamak amacıyla yapılır ve genellikle tiroid hormonu ilaçları kullanılır.

     

    Myastenia Gravis

    Myastenia gravis, vücudun sinir sistemine yönelik otoimmün bir hastalıktır. Myastenia gravis, sinirlerin kasları uyarmasını sağlayan sinir hücrelerinin çevresindeki miyelin zarının hasar görmesine neden olur ve bu hasar, sinirlerin işlevlerini bozar. Myastenia gravis, genellikle yavaş yavaş ilerleyen ve kronik bir hastalıktır.

    Myastenia gravis'in belirtileri arasında kas zayıflığı, hareket kısıtlılığı, koordinasyon ve denge bozuklukları, konuşma ve yutma zorlukları, görme bozuklukları gibi bulgular yer alabilir. Myastenia gravis, genellikle tedavi edilebilir, ancak tedavinin etkinliği ve hastalığın seviyesi kişiden kişiye farklılık gösterir. Myastenia gravis tedavi edilirken, sinir sisteminin işlevlerini tekrar kazanması için fiziksel terapi ve ilaçlar gibi non-invaziv yöntemler kullanılır.

     

    Vaskülit

    Vaskülit, vücudun damarlarının inflamasyona uğramasıyla oluşan bir otoimmün hastalıktır. Vaskülit, damarların duvarlarındaki dokuya yönelik inflamasyona neden olur ve bu inflamasyon, damarların daralmasına veya tıkanmasına neden olabilir. Vaskülit, genellikle yavaş yavaş ilerleyen ve kronik bir hastalıktır.

    Vaskülit'in belirtileri arasında ağrı, şişlik, ciltte kızarıklık ve ısı artışı gibi bulgular yer alabilir. Vaskülit, genellikle tedavi edilebilir, ancak tedavinin etkinliği ve hastalığın seviyesi kişiden kişiye farklılık gösterir. Vaskülit tedavi edilirken, genellikle ilaçlar ve diğer non-invaziv yöntemler kullanılır. Bu yöntemler arasında immünosupresif ilaçlar, kortikosteroidler ve antikoagülanlar gibi ilaçlar yer alabilir. Vaskülit'in kontrol altına alınması, hastalığın belirtilerini azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için önemlidir.

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    SalihPAY
    Romatoloji

    Prof. Dr.

    Salih PAY

    Koru Ankara Hastanesi