Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji birimimizde, kalın bağırsak olarak adlandırılan kolonla, kalın bağırsağın makata yakın olan son bölümünü ifade eden rektumla ve makat bölgesi hastalıklarının tümüyle ilgili tetkik, inceleme, tedavi yöntemleri geliştirilmekte ve uygulanmaktadır.
Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji kapsamında, bağırsak cerrahisi alanına giren tüm bölümlere kolorektal cerrahi veya koloproktoloji adı verilir. Genel Cerrahi kapsamında olan bağırsak cerrahisi ile uğraşan cerrahlara, kolorektal cerrah yada koloproktolog adları verilmektedir. Proktoloji bölümümüz ise makat bölgesi ve rektum hastalıkları ve tedavi yöntemleriyle ilgilenmektedir. Makat bölgesi rektum alanında meydana gelen hastalıklarla uğraşan Proktoloji Uzmanlarımız, Proktolog olarak da anılmaktadır. Bağırsak cerrahisi bölümümüz bağırsak ve makat bölgesi hastalıkları ve bu hastalıkların tedavi yöntemleri alanında hizmet vermektedir.

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji Kapsamındaki Hastalıklar

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji kapsamındaki bağırsak cerrahisi bölümümüz bağırsak ve makat bölgesinde meydana gelen hastalıkların teşhis , tedavi ve iyileşme süreçlerinde hizmet vermektedir.

Kolorektal cerrahi bölümümüzün alanına giren başlıca hastalıklar; bağırsak hastalıkları, bağırsak düğümlenmesi, bağırsak kanseri, rektum kanseri, bağırsak tüberkülozu, bağırsağın divertiküler hastalığı, bağırsak inkontinensi, gaz ve dışkı kaçırma, bağırsak lenfoması, bağırsak yapışıklığı, karsinoid tümör, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, kronik kabızlık, kalın bağırsak polipleri, mezenter tümörleri ve kolostomi şeklinde kendini gösteren hastalıklardır.  Bunların haricinde karşılaştığımız başlıca makat bölgesi hastalıklarımız; makat fistülü, makatta ağrı ,anal kriptit, anismus, hemoroid (basur), makat bölgesinde paget hastalığı, makat kanseri yada anal kanser, makat siğili (anal siğil), makat çatlağı (makat yırtığı) makat apsesi, makatta ıslaklık, makat sarkması, ülser sendromu gibi hastalıklar olmaktadır.

Kalın bağırsaklarda görülen kolon kanseri, rektum kanseri, anüs kanserinin açık veya kapalı ameliyatları Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümümüzde başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Makatta kanama, ağrı, yetersiz dışkılama gibi sorunlar yaşayan hastalarımız proktoloji uzmanı tarafından incelenir ve tedavi yöntemleri belirlenir. Bununla birlikte anal fissur, hemoroid ve anal apse gibi hastalıklar için anal bölge ayrıntılı bir şekilde incelenir. Ayrıntılı muayene sonrası, anal kanalın değerlendirmesi ışıklı anoskop aracılığıyla yapılarak tanı belirlenir. Protokoloji uzmanlarımız yapmış oldukları muayene ile doğru belirlenen tanıya göre uygun tedavi yöntemleri uygular.

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji Hatalık Semptomları

 

Bağırsak gazı, dışkılamada değişiklik, dışkıda incelme, dışkıda kan, dışkılama güçlüğü, dışkının tam boşalamaması, fekal inkontinens, gebelikte ortaya çıkan sindirim sistemi bozuklukları ve değişiklikleri, konstipasyon, karın ağrısı, karın şişkinliği, proktoloji, anal ıslaklık, anal pruritus, anal şişlik ve rektal kanama Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümüzü ilgilendiren hastalıkların en temel önemli semptomları olmaktadır.

Kolorektal Cerrahi Bölümünde Yapılan Tetkikler

Tedavi yöntemi belirlenmeden önce doğru tanı konması için öncelikle hastalığın ayrıntısı incelenerek evre geçişlerindeki detaylar Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümümüzde değerlendirilir. Değerlendirmek için bazı tetkikler yapılır. Tetkik belirlenirken görüntüleme yöntemleri önemlidir. Ön değerlendirmede muayene, kan testleri yapılmaktadır. Hastanın kan grubu, kan şekeri, kan sayımı, karaciğer fonksiyonlarının ölçülmesi gibi önemli kan tetkiklerinin değerlendirilmesi yapılır. Uygun tedavi yöntemi belirlenirken, hastalığın diğer hastalıklara etkisinin olup olmadığı ve diğer organları etkileme oranı gibi bazı etkenlerin araştırılması gerekir. Bu sebeple radyolojik tetkikler yapılır. Bazı hastalıklar için akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografi de yapılır.

Hastalığın türüne göre; kolonoskopi, kalın bağırsak filmi, rektoskopi, bilgisayarlı tomografi (CT/BT), anorektal testler, MR (manyetik rezonans), sigmoidosko, sanal Kolonoskopi, su tutma testi, ultrasonografi, kapsül endoskopi, dinamik MR adı verilen defekografi ,  polipektomi ve PET CT/BT tetikleri yapılmaktadır. Tetkik sonuçlarına göre uygulanacak tedavi programı uzman doktorlarımız tarafından belirlenir.

Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji Tedavi Yöntemleri

Stoma bakım yöntemi, Crohn uygulaması, robotik kolon ve rektum cerrahi yöntemleri, kolon kanseri için yapılan uygulamalar, ülseratif kolit cerrahisi uygulamaları, kolostomi ve ileostomili hastalıkları için çeşitli tedavi yöntem ve uygulamaları, Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümümüzde yapılmaktadır. Cerrahi uygulama gerektirmeyen yöntemlerimiz; Anoskopi, rektoskopi, koksalji injeksiyonu, biofeedback uygulaması, hemoroid band uygulaması, hemoroid tedavisinde lazer uygulaması, snir stimülasyonu uygulaması olmaktadır. Rektoskopi adı verdiğimiz yöntem bir endoskopi yöntemi olup, bu yöntemle rektum incelenir. İnceleme işlemi rektoskop adı verilen aletle yapılır.

Dışkılama güçlüğü yaşayan hastalarımız dışkılama sırasında tam boşaltamama hissi ile şikayetlerini dile getirdikleri zaman biofeedback uygulaması yapılır. Özellikle çocukluk dönemlerinde tuvalet alışkanlığının edinilmesi önemli olmaktadır. Biofeedback uygulaması ile hastalarımız hızlıca iyileşme sürecine girerler. Dışkılama güçlüğü hastalığının tedavisinde kullanılan bu yöntemle, hastaya işlevi bozulan fonksiyon tekrar kazandırılır.

Hemoroid band uygulamasında makat içine anaskop sokularak özellikli bant, basurlu olan bölgeye yerleştirilir. Bağırsak kanseri hastalığının tanısında en önemli yöntemlerden birisi de kolonoskopi yöntemidir. Bu yöntemde, makattan içeriye doğru girilerek, cihazla ince ve kalın bağırsaklar incelenmektedir. Kolonoskopi yönteminde, kalın ve ince bağırsak incelenmektedir. Bu incelemede kolonoskop cihazıyla hastanın makatından girilme işlemi yapılır. Kolonoskopi yöntemi bağırsak kanseri ve birçok bağırsak hastalığının tanılanmasında son derece önemli bir yöntem olup Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji  bölümümüzde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bağırsağın karın duvarında yer alan ve yapay açıklık alan bağırsak stoması olmaktadır. Stoma, karnınızın alt bölgesine yerleştirilir. Cilt yüzeyinin üstüne yapışır. Stoma kullanımında hastalarımız bağırsak bölgelerinde acı, ağrı hissetmez ve rahatsızlık duymazlar.

Kolon kanserleri kalın bağırsak kanseri olmaktadır. Kalın bağırsak kanserleri, kalın bağırsak ve kalın bağırsağın son bölümünü ifade eden rektumdaki sorunlardan kaynaklı  hastalıklardan meydana gelmektedir. Rektum sindirim siteminin son bölümü olmaktadır Kolon kanserlerinin birçoğu  polip olarak adlandırılan küçük, iyi huylu ve kanserli olmayan bazı hücre yığınları şeklinde kendini gösterir. Polipler zamanla bazen kansere dönüşebilir. Bu yüzden  Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümümüzde uzman doktorlarımız, poliplerin kansere dönüşmeden önce net bir şekilde tanımlanması ve çıkarılması ile kolon kanserinin ortaya çıkmasını önleme çalışmaları yapmaktadırlar. Çalışmaları için düzenli olarak tarama testleri önerirler. Özellikle 50 yaşından itibaren herkesin tarama testlerini yaptırması tavsiye edilir. Eğer kişilerin ailelerinde kolon kanseri geçmişi varsa o zaman daha erken test yaptırmaları önerilir. Tarama testi işlemlerinde çeşitli seçenekler uygulanmaktadır. Hangi test yönteminin hastaya daha uygun olduğunu uzman doktorlarımız Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji çerçevesinde belirlemektedir.

Cerrahi İşlemler

Ostomi dediğimiz stoma uygulamamızda, vücut atığının çıkarılması için karın bölgesinde cerrahi olarak açıklık oluşturulur. Karın bölgesinde oluşturan ve ağız kısmında bulunan bu  açıklığa Ostomi denilir. Ostomi uygulamasında bağırsak torbaya bağlanır. İnflamatuar bağırsak hastalığı, Kanser, travma ve doğumsal hastalıklar yada yaralanmalar, dışkı akışını engellediği zaman bağırsak hareketlerinde dışkılamayı sağlamak için ostomi yöntemi uygulanmaktadır.

Rektum bölgesi kolonun son bölümünün sonundan doğru başlayarak anüse yol açar ve  dar olan bölgede sona erer. Rektumda meydana gelen rektal kanseri ve kolon kanderi birlikte değerlendirilerek kolorektal kanser teşhisi ile gerekli tetkikler yapılarak tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Her iki bölüm için de farklı tedavi yöntemleri uygulanması gerekir.
Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji alanımıza giren Crohn hastalığı, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ,yemek borusunun bulunduğu sindirim siteminin bazı bölümlerdeki kalınlaşma hastalığı olmaktadır. Aynı zamanda bu bölümlerdeki ülser oluşumu da bu grupta değerlendirilir. İltihaplı bir hastalık olan Crohn hastalığı kronik şekle dönüştüğü zaman mutlaka uygun yöntem belirlenerek tedavi edillir. Kabızlık, dışkı kaçırması, dışkıda incelme, bağırsak sarkması, rektosel  hastalıkları laparoskopik yöntemlerle tedavi edilmektedir.

Robotik Kolon ve Rektum Cerrahi işlemlerimizde, ameliyat edilen bölgenin hem yakından hem de üç boyutlu olarak ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ve değerlendirilmesi yapılmaktadır. Çünkü ameliyatlarda müdahale edilen bölgedeki damar ve sinir yapısının korunması ve bozulmaması için ayrıntılı görüntülemek gereklidir. Bu yöntemde, açık ameliyatlarda bir robot kullanılarak robotun bir el gibi çalışması sağlanmaktadır. Hastanın karın boşluğuna bir görüntüleme cihazı ve cerrahi alet çubuğu konulur. Böylelikle ameliyat edilen sorunlu bölge en ince ayrıntısına kadar incelenir. Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümümüzde uygulanan bu yöntem cerrahi işlemlerde başarıyı arttırmaktadır. Ayrıca bu yöntemin uygulanması, büyük bir ameliyat izi oluşmasını engeller, ameliyattan sonra hastalar günlük yaşamlarına daha hızlı döner.

Hemoroid, Anal Fissür, Anal Fistül, bağırsak fıtığı, kıl dönmesi, anal kirlenme, genital siğil, konstipasyon, gaz kaçırma uygulamaları Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji kapsamında protokoli alanımızdaki uygulamalardır. Basur, makatın ağzında bulunan ve  dışarı doğru çıkan yastıkçık şeklindedir. Aşırı zorlamayla basurun dışarıya çıkmasıyla birlikte o bölgede bulunan damarlarda çatlama ve hasar meydana gelerek kanama ortaya çıkar. Hemoroid de denilen basur hastalığı zamanla kendiliğinden iyileşme gösterebilir. Hemoroid şikayetiyle başvuran hastalarımıza ameliyattan önce bazı beslenme programı ile sağlıklı yaşam alışkanlıkları önermekteyiz. Posalı besinler, sıcak duş uygulamaları bunların içindedir. Eğer hastalık daha ileri derece de ise o zaman detaylı inceleme sonucu cerrahi işlem uygulanmaktadır.

Kadınlar da erkeklere oranla daha fazla görülen kabızlık sorunu ileri yaştaki kişiler için de sorun olmaktadır. Yoğun gündelik yaşam ve stres kabızlığı tetiklemektedir. Uzman hekimlerimiz öncelikle bu hastalığın gelişim sürecini detaylı sorgulayarak gerekli muayene tetkikleri yapar. Kabızlığın farklı sebepleri olabilir. Eğer kabızlığa yol açan vücudun başka organlarındaki sorundan kaynaklanıyorsa, örneğin bağırsak fıtığından kaynaklı ise o zaman öncelikle bağırsak alışkanlığının düzenlenmesi yapılarak gerektiğinde biofeedback yöntemi uygulanır. Bağırsak fıtığı hastalığının tedavisinde tuvalet alışkanlığının edinilmesi, düzenli ve uygun bir beslenme tarzı önemli olmaktadır. Bu yöntemler sonuç vermez ve kabızlık sorunu hastanın yaşamını ve sosyal hayatını ciddi ölçüde etkiliyorsa, Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji bölümümüzde cerrahi yöntemlerimiz uygulanır. Uygulanan ameliyat vajinadan, makattan yada iki bölge arasından yapılabilmektedir.

Bağırsağın alt kısmı olan rektum ve vajina arasındaki açık olan alana Rektovajinal fistül denmektedir. Bu bölgede bağırsak içeriği taşarak, dışkıda soruna yol açabilir. Böyle bir sorunda dışkı vajinadan gelebilir. Anal bölgenin, dışkılama sonrasında iyice temizlenmesi önemlidir. Eğer iyi bir şekilde temizlenmezse Anal kirlenme ortaya çıkabilir. Bu da ciltte tahrişe, kızarıklığa ve bazı deri hastalıklarına yol açar. Anal Fistül tanısını doğru bir şekilde belirlemek için proktolojik muayene yeterli olacaktır.

 Kolorektal Cerrahi ve Proktolojide Yeni Yöntemler

Günümüzde Kolorektal Cerrahi ve Proktoloji alanında sürekli olarak gelişen yeni tedavi yöntemleri geliştiği için hastalarımızın yaşama şansları ve umutları artmaktadır. Önceden kanserli alan karın bölgesine yayıldığı zaman yapılacak fazla seçenek olmamakta ancak günümüzde kanser karın bölgesine yayılsa bile en son teknolojik yöntemleri uygulama imkanımız olmaktadır. Günümüzde görüntüleme sistemindeki yeni gelişmeler tedavi yöntemlerinin az ağrılı olmasını sağlamaktadır. Karın bölgesine yayıldığında öncelikle bu bölge tümörden temizlenir. Sonrasında Hipek adı verilen sıcak kemoterapi uygulaması yapılmaktadır. Günümüzde özellikle laparoskopik ameliyatlar giderek yaygın şekilde kullanılmaktadır. Özellikle kalın bağırsak ameliyatlarında kapalı cerrahi işlemlerin artması dikkat çekmektedir. Kabızlık, polip kolon ve rektum kanserleri gibi birçok hastalığın kapalı ameliyatlar şeklinde yapılması ile  hastalarımızın hızlı iyileşmesini sağlamaktadır.

Bağırsak kanseri ameliyatlarında  laparoskopik cerrahi yöntemi yada robotik cerrahi yöntemi uygulanmaktadır. Her iki yöntem de başarılı bir şekilde uygulanmakta olup iki yöntemin sonuçları aynı etkiyi doğurmaktadır. Gerek ameliyat süresi gerekse bağırsak hareketleri açısından değerlendirilen iki yöntemin uygulanabilirliği açısından teknik olarak robotik cerrahinin daha kolay bir şekilde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

 

 
Kolorektal cerrahi ve proktoloji; kalın bağırsak (kolon), rektum (kalın bağırsağın makata yakın son bölümü) ve makat bölgesi hastalıkları ile ilgilenen tıp dalına verilen isimdir.
Belli başlı proktoloji alanına giren hastalıklar:
  • Hemoroid (Basur)
  • Anal Fissür (Makatta Çatlak)
  • Perianal Fistül (Makat Çevresinde Akıntı)
  • Kronik Kabızlık 
  • Pilonidal Sinüs (Kıl Dönmesi)
  • Rektosel ( Barsak Fıtığı)
  • Rektovajinal Fistül
  • Anal pruritus (Makat Kaşıntısı)
  • İnkontinans (Gaz - Gaita Kaçırma)   
  • Rektal prolapsus (Rektum mukozasının anüstten dışarıya sarkması)
  • Anal/perianal Siğiller
  • Pelvik Organ Sarkması
Proktoloji polikliniğimizde uygulanan tedavi ve işlemler;
  • Anorektal Manometri
  • Anoskopi
  • Rektoskopi
  • Kolonoskopi
  • Hemoroidal Hastalıkta Band Ligasyon
  • Kristalize fenol (kıl dönmesinde)
  • Anal Fissür’de Botox Tedavisi
  • Anal pruritus’de Metilen Blue Uygulaması
  • Anal İnkontinens’de Biyofeedback Tedavisi
  • Anal İnkontinens’de Sinir stimülasyonu (PTNS), Elektrostimulasyon
  • Kabızlık tedavisi
Kolon ve Rektum Cerrahisi Uygulamaları
  • Kalın Barsak ve Rektum Kanseri
  • İltihabi barsak hastalıkları (Ülseratif Kolit ve Crohn hastalığı)
  • Kolostomi-ileostomi değerlendirilmesi-bakımı
  • Laparoskopik ve Robotik Kolorektal Cerrahi
Makatta Çatlak Tedavisinde Botoks
Anal fissür yani halk arasındaki adıyla makatta çatlakta esas sorun, o bölgedeki kasların spazmı yani kasılmasıdır. Bunun sonucunda dışkılama sırasında küçük bir cam parçası çıkarır tarzda şiddetli ağrı ya da zonklama, bazen eşlik eden kanama, yırtılma hissi oluşur. Tedavinin esasını da bu kasılmanın yani spazmın kaldırılması ve sonucundaki yüksek basıncın normale düşürülmesi oluşturur. Bu basıncı azaltmanın bir yöntemi de kasa Botox enjekte (iğne uygulaması) etmektir. Botox işlemi ile kasların geçici olarak kasılması engellenmekte ve sonuç olarak spazmın yani basıncın düşürülmesi amacına ulaşılmaktadır. Uygun ve seçilmiş vakalarda tedavi başarısı %80’nin üzerine çıkabilmektedir. Bu işlemin başarılı olasının bir diğer noktası ise deneyimli biri tarafından doğru olarak uygulanmasıdır.
Anal Fistül
Cilt ve bağırsak arasında normalde olmaması gereken bir bağlantının (kanalın) oluşmasına fistül denir. Makat içindeki bağırsak bölümü (birincil ağız) ile deri arasında (ikincil ağız) normal dışı bir bağlantının oluşmasına ise makat fistülü veya tıbbi deyimi ile perianal fistül denir. Hastalarda makatta akıntı-ıslaklık hissi buna bağlı kaşıntı bazen akıntının olmaması ve sonucunda abse gelişimi nedeniyle şiddetli ağrı şikayeti olmaktadır. 
Anal fistüllerin doğru tanımlanması ve sınıflandırılması çok önemlidir. Bu nedenle fistül şikayetiyle gelen hastalarda fistüle sebep olabilecek altta yatan başka bir hastalığın olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Örneğin, altta yatan Crohn hastalığı gibi hastalıkların varlığının mutlaka araştırılması gerekiyor.
Pelvik faz MRI (manyetik rezonans görüntüleme), endoanal ultrason (EAUS) gibi gelişmiş tanı teknikleriyle fistül/abse haritalandırması yapılmaktadır. Özellikle nüks eden hastalarda, olası sfinkter (anal kaslar) harabiyetleri açısından anal basınçlar (anorektal manometre ile) değerlendiriliyor. Altta yatan inflamatuar barsak hastalığı olarak tanımlanan ülseratif kolit ve Crohn gibi hastalıkların varlığının araştırılması açısından kolonoskopinin de yerinin önemli olduğunu vurgulamaktayız.
Fistül geliştiğinde kendiliğinden ya da konservatif yöntemlerle iyileşmesi mümkün olmadığından cerrahi tedavi önem kazanarak tek seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Nüks sorununun sık yaşandığı bu hastalığın tedavisinde bu sorunun engellenmesi doğrultusunda deneyimli bir yaklaşım ve cerrahi sırasında anal kasların (sfinkter kaslarının) korunup, cerrahi sonrası gaz-gaita tutamama (inkontinens) komplikasyonundan uzak durulması önemlidir. Yine benzer şekilde bu komplikasyonun (gaz-gaita kaçırma) engellenmesi amacıyla uygulanan seton yöntemi özellikle komplike hastalıkta uygulanmaktadır. Her nükste tedavi daha da zorlaşmakta ve daha riskli hale gelmekte olduğundan ilk doğru ve yeterli cerrahi müdahale önem kazanmaktadır.
Band Ligasyonu
Hemoroid tedavisinde lastik bant yöntemi 
Lastik bant uygulaması/band ligasyonu “outpatient” yani ayaktan veya ofiste uygulanabilecek hemoroidal hastalık tedavileri arasında bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru hastada ve doğru teknikle uygulandığında etkili bir yöntemdir. Hastanın hastanede kalmasına gerek kalmadığı gibi ertesi gün işine dahi başlayabilecek ağrısız bir işlemdir. Sarkan hemoroidal yapıların köklerinin bantlanarak bunların tekrar yerlerine oturtulmaları ve küçülmelerini hedefler. Bantların düştüğü ilk hafta içinde küçük kanamalar olabilir/olmayabilir. Burada da botoks tedavisinde olduğu gibi hasta seçimi önem kazanmaktadır. Dış hemoroidlerde kullanılmaz. Coumadin, aspirin, plavix gibi kan sulandırıcı kullanan hastalarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda (örneğin kemoterapi alanlarda, kemik iliği nakli yapılanlarda) kullanılmaması ya da özel hazırlıkla kullanılması gerekir.
Kristalize Fenol
Kıl dönmesi tedavisinde Kristalize Fenol 
Kıl dönmesinde kristalize fenol uygulaması doğru teknikle ve doğru hastada yapıldığında etkili sonuçların alındığı tedavi yöntemlerinden biridir. Uygulama proktoloji ünitelerinde, ofis şartlarında yapılabildiği gibi ameliyathane ortamında da gerçekleştirilebilmektedir. İşlem lokal anestezi yardımıyla yapılıyor. Steril koşullarda sinüsler (delikler) temizleniyor; kıllardan arındırılıyor ve içleri kristalize fenol denilen kristal parçaları ile dolduruluyor. Kristalize fenol, yarayı temizleme (debridman)  etkisi ile sinüslerin içlerini temizliyor ve bir iyileşme-kapanma sürecini başlatıyor. Ağrısız bir işlem olan kristalize fenolde hastanın konforu da oldukça yüksektir. Hasta aynı gün evine gönderiliyor ve günlük aktivitelerini yapma, işe-okula  gitmesinde herhangi bir sakınca bulunmuyor.
Kristalize Fenol
Kıl dönmesi tedavisinde Kristalize Fenol 
Kıl dönmesinde kristalize fenol uygulaması doğru teknikle ve doğru hastada yapıldığında etkili sonuçların alındığı tedavi yöntemlerinden biridir. Uygulama proktoloji ünitelerinde, ofis şartlarında yapılabildiği gibi ameliyathane ortamında da gerçekleştirilebilmektedir. İşlem lokal anestezi yardımıyla yapılıyor. Steril koşullarda sinüsler (delikler) temizleniyor; kıllardan arındırılıyor ve içleri kristalize fenol denilen kristal parçaları ile dolduruluyor. Kristalize fenol, yarayı temizleme (debridman)  etkisi ile sinüslerin içlerini temizliyor ve bir iyileşme-kapanma sürecini başlatıyor. Ağrısız bir işlem olan kristalize fenolde hastanın konforu da oldukça yüksektir. Hasta aynı gün evine gönderiliyor ve günlük aktivitelerini yapma, işe-okula  gitmesinde herhangi bir sakınca bulunmuyor.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.