Nefroloji

Nefroloji

Nefroloji

Hastahanemizde yer alan nefroloji alanı böbrek rahatsızlıkları ve hastalıkları ile ilgilenen tıp bilim dalıdır.

İç hastalıkları bölümünün bir yan kolu olan Nefroloji birimlerinde 6 senelik tıp fakültesinden mezun olmuş, 4 sene iç hastalıkları uzmanlığını da tamamlamış olan sonrasında 3 senede nefroloji alanında uzmanlaşmış hekimler görev yapmaktadır. Nefroloji birimlerinde kronik böbrek yetmezliği, akut böbrek yetmezliği, nefrit hipertansiyon yani böbrek iltihabı, elektrolit bozuklukları, kistik böbrek rahatsızlıkları, idrarda protein kaybı ve idrarda kan bulunması gibi birçok iç hastalıklarının tedavileri Nefroloji bölümünde gerçekleştirilmektedir.

Nefroloji birimlerinde kronik diyaliz hastalarına ya da acil diyaliz ihtiyacı olan hastalara hemodiyaliz hizmeti de ayrıca verilmektedir. Son teknoloji cihazlara sahip hemodiyaliz makineleri ile birlikte hastalara özel tedavi seçenekleri sunulmaktadır. Organ nakli bekleyen hastalar içinse her türlü hazırlığın yapıldığı sağlık merkezlerine yönlendirilmektedir. Nefroloji birimlerinde uygulanmakta olan başlıca teşhis, tanı ve tedavi yöntemleri aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır.

1-Anjiyoplasti ve Böbrek Anjiyografisi

Böbrek yetmezliği ve yüksek tansiyon hastalığı bulunan kişilerin önemli bir kısmında böbrek ve damar darlığıda olduğu tespit edilmiştir. Kalp damarlarında olduğu gibi böbrek damarlarında da darklığın tespiti, tanısı ve tedavisi amacıyla anjiyoplasti ve böbrek anjiyografisi operasyonlarından hangisi uygunsa o gerçekleştirilmektedir. Yapılan tahliller ve muayenelerin sonunda böbrek damarlarında oluşan darlık, tespiti gerçekleştirilen radyolojik olan görüntüleme yöntemleri ile incelenmesiyle beraber hastanın uygun bulunduğu durumda balon yardımıyla anjiyoplasti ve stent gibi tedavilere başlanıp hastaya işlem uygulanmaktadır.

2- Hemodiyaliz İşlemleri

Hem böbrekleri normal seyrinde çalışmayan hem de böbrek yetmezliği olan hastalarda kanında yer alan elektrolitler, su ve bazı atılan maddeler vücuttan uzaklaştırılması gerekirken kanda birikme yapmaktadır. Bu hastaların böbreklerinin çalışma işlemi hemodiyaliz işlemleri ile yerine getirilmektedir. Bu operasyon ile hastadan kan örneği alınarak hemodiyaliz cihazının içinde bulunan diyaliz sıvısı ile arasında yarı geçirgen özellikli bir zar bulunacak şekilde diyalizörden cihazından geçirilmektedir. Bu esnada kandan uzaklaştırılması gereken ve atılacak zararlı maddeler kandan daha az yoğunluğa sahip diyalizden gelen sıvıya geçmektedir. Ardından temizlenen kan yeniden hastanın vücuduna cihaz ile enjekte edilmektedir. Bu operasyon kolda yer alan atardamar ile toplardamarın arasına yerleştirilen fistül ile gerçekleştirilmektedir. Fistül bir işlem yardımıyla hastanın koluna yerleştirilmekte ve diyaliz işlemi fistül ile yapılabilmesi için işlemin üzerinden yaklaşık 3 hafta ila 1 aylık bir süreç geçmiş olması gerekmektedir. Bu zamanı beklemesi riskli olan hastalar, zamanı olmayan hastalar ve acilen hemodiyaliz operasyonu olması gereken hastalar için geçici olarak göğüs, kasık ve boyun gibi bölgelerde bulunan toplardamarlardan açılması mümkün olan damara kateterler yerleştirilerek diyaliz işlemi gerçekleştirilmektedir.

3- Hemodiyafiltrasyon İşlemler

Kan içerisinde yüksek yoğunluğa sahip olan maddelerin düşük yoğunluğu bulunan diyaliz sıvısına difüzyon yöntemi kullanılmadan bunun yerine konveksiyon yöntemi ile taşınması, ultrafiltrasyon işlemi olarak isimlendirilmektedir. Ultrafiltrasyon işlemi ile elektrolit yükü, fazla su ve difüzyon yöntemi ile diyaliz sıvısına geçişi olmayan büyük moleküllü bazı zararlı atıklar kandan uzaklaştırılabilmektedir. Ultrafiltrasyon işlemi ile hemodiyaliz işleminin birlikte yapılması hemodiyafiltrasyon işlemi olarak isimlendirilmektedir. Özellikle de idrar çıkışı bulunmayan ileri derecedeki kronik böbrek yetmezliği olan hastalara da hemodiyafiltrasyon operasyonu uygulanmaktadır. Bu işlem ile hasta tedavi edilmeye başlanmaktadır.

4- 24 Saatlik İdrar Analizi

24 saatte yapılan tüm idrarın toplanıp incelemesinin yapılması için hastahane laboratuvarına verilmesi halinde uygulanan tanı testleri, 24 saatlik idrar analizi adı verilmiştir. Nefroloji birimlerinde çok sık istenen bu testlerin beraberinde idrarda miktar olarak değişkenlik gösteren maddelerin araştırılması bu analiz ile hedeflenmektedir. Bu idrar analizi testleri ile birlikte herhangi bir idrar örneğinde tespit edilmesi mümkün olmayan nefrolojik bozukluklar hem çok net bir şekilde tespit edilmekte hem de tedavisi Nefroloji bölümünde yapılmaktadır.

5- 24 Saatlik Kan Basıncı İzlemi

Hipertansiyon ve kalp hastalıklarındaki kan basıncının bir gün içinde meydana getirdiği yükselme ve düşüşlerin görüntülenmesi için 1 gün süren kan basıncı tetkikleri uygulanmaktadır. Bu izlem tansiyon holteri adı verilen cihaz ile yapılmaktadır. Tansiyon holteri takılan hastalarda 1 gün boyunca tansiyonunda meydana gelen düşüş ve yükselmeler bu cihaz tarafından kayıt altına alınmaktadır. Tansiyon holteri sayesinde hastalar ev ortamında uyurken, günlük işlerini yaparken ya da dinlenirken bile yaşadıkları anlık olarak alınan ölçümler sayesinde hipertansiyonu ve kan basıncı tespit edilemeyecek bu durumlarda bile değişiklikleri farkedip kaydederek uzman hekimlerin bilgi sahibi olmasını sağlamaktadır.

6- VSUG - Voiding Sisto Üreterografi

Tıpta VSUG adı verilen, açılımı Voiding Sisto Üreterografialt olan operasyon ile mesane ve üriner sistem X ışınları yardımı ile görüntülenerek değerlendirilebilmesinin mümkün olduğu tıbbi görüntüleme tekniklerinden birisidir. Operasyonun yapılması için idrar yolarına takılması gereken sonda yardımıyla mesane içine boyar madde adı verilen bir sıvı enjekte edilmektedir. Bu madde sayesinde hastanın idrar yapma sırasında idrar yolları net şekilde görüntülenmektedir. Olası durumdaki idrar yolu hastalıklarının tespit edilmesine ilişkin değerlendirmeler bu esnada yapılabilmektedir.

7- Otoantikor Testleri

Böbrek nakli yani böbrek transplantasyonu yapılan kişilerde vücudun nakledilmiş organı kabul etmesi ya da etmemesinin araştırılması için yapılan testlerin içinde otoantikorlar incelenmektedir. Organ nakli yapılan kişi nakledilmiş organa karşı savunma sistemini geliştirerek antikor üretmektedir. Anti-HLA antikorları olarak tıpta adı verilen bu otoantikorlar organ transplantasyonu sonrası sürecinde sürekli olarak takip edilmesi önemlidir.

8- Geçici ve Kalıcı Hemodiyaliz Kataterinin Takılma İşlemi

Hemodiyaliz operasyonları koldan yapılan operasyonlar için ideal olan bir atardamar ve toplardamarın arasına yerleştirilen fistül yardımı ile gerçekleştirilmektedir. Operasyon ile koluna fistül yerleştirilen kişilerde fistülün kullanılır hale gelmesinin bekleme ve iyileşme süreci tamamlanana kadar geçici olarak göğüs, boyun ve kasık gibi alanlara takılan kateterler aleti yardımı ile hemodiyaliz işlemleri uygulanmaktadır. Cerrahi operasyonlarla fistül takılmasının yanında herhangi bir engeli olan hastalarda ise diyaliz işlemleri kalıcı olarak kateter yardımı ile gerçekleştirilmektedir. Her iki durumda ise kateter yardımı ile cerrahi işlem yapılmaktadır. Bu operasyon sonrasında ve kateterin kullanıldığı süre boyunca enfeksiyon olma riski göz önünde bulundurularak önlemler alınmalı ve kateterin durumu belirli zamanlarda nefroloji alanında kontrol edilmesi oldukça önemlidir.

9- Tacrolimus ve Siklosporin Düzeylerinin Takibi

Böbrek nakli operasyonundan sonra nakledilen organın vücut tarafından kabul olmasını ve vücudun nakledilen organa karşı antikor üretmesini engelleyici, bağışıklık sisteminde baskılama yapacak ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlardan en yaygın olarak kullanılanları Tacrolimus ve Siklosporin’dir. Her iki ilaçta, bir tür akyuvar niteliğindeki T hücrelerinin çalışma şekillerini engelleyerek etkisini göstermektedir. İlaçların yüksek dozda alınması halinde tremor denilen ellerde titreme sorunu ve birçok farklı yan etkileri görülmektedir. Düşük dozda alınan haplar ise nakledilen organın reddedilmesine yol açmaktadır. Böbrek transplantasyonu yapılan kişilerde bu ilaçların kanda meydanda getirdiği düzeyleri düzenli zamanlarda kontrol edilmektedir.

10- İmmünofiksasyon Elektroforezi ve Protein Elektroforezi

Nefrotik sendrom ve böbrek yetmezliği hastalığı gibi böbrek hastalarında uygulanmakta olan protein elektroforezi, idrarda olan proteinlerin fiziksel özelliklerine bağlı olarak ya da seruma göre ayırt edilmesini sağlamaktadır. Bu yöntem ile idrardaki proteinler albümin, serum ve globülin çeşidine göre ayrılabilmektedir. Bu proteinlerin alt çeşidinin bazılarındaki artış, bazılarında ise azalış böbrek hastalıklarına işaret etmektedir. Bu hastalıkların teşhisi ve takibi belirli süreçler ile değerlendirilmektedir. Bir diğer protein elektroforez olan immünofiksasyon elektroforezi yöntemi, immünglobülinlerin ayrıştırılması işlemi de nefroloji bölümümüzde kullanılmaktadır.

11- Transplantasyon Hastalığı

Böbrek nakli yani transplantasyonu öncesi bazı hazırlıklar yapılmaktadır. Kadavradan alınacak olan organ nakillerinde zamanın çok kısıtlı olması yüzünden işlemin bir an önce gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu sebeple hazırlanma işlemleri için yeterli zaman bulunmamaktadır. Nakledilmesi gereken organ canlı bir kişiden alınacaksa hem verici hem de alıcının muayene işlemlerinin yapılması, tahlil ve tetkiklerinin yapılması ve yapılanların sonuçlarının değerlendirmeleri gerekmektedir. Bu süre zarfında hem vericinin hem de alıcının içmesi gereken ilaçlar bulunmaktadır. Tetkik ve muayenelerin sonunda meydana gelecek bir sorunun oluşmaması halinde yaklaşık 3 ila 4 gün içinde organ transplantasyon hazırlıkları tamamlanmış olur ve nakil operasyonu yapılır.

Tüm organ transplantasyonlarında olduğu gibi böbrek transplantasyonunda da işlem sadece nakil ile sınırlı olmamaktadır. Hem verici hem de alıcının ömürleri boyunca takiplerinin ve tedavilerinin eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir. Özellikle de alıcı kişide nakledilen organın vücudu tarafından reddedilmesinin önüne geçmek için ömrü boyunca devam edecek olan bir ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Verici kişide de tek böbrek ile hayatının devam ettirmesi nedeniyle oluşacak böbrek sağlığı ile ilgili kontrollerinin çok sık aralıklar ile yapılması gerekmektedir.

Nefroloji birimimizde tedavisi yapılacak uzmanlık gerektiren bir böbrek rahatsızlığına sahipseniz muayenenizin yapılması için hastanemizin nefroloji alanlarına başvurabilirsiniz. Kullandığımız son teknoloji ekipmanlar ile yapılan tahlil, test ve tedavi yöntemlerimiz ile hastalığınıza yönelik tedavilerinizi alabilirsiniz, uzman hekiminizin önerdiği plan dahilinde tedavi ve kontrollerinizi zamanlarını ayrıntılı şekilde planlayabilirsiniz.

12- Protein Kaçağı

Böbreğin işleyişinin normal olduğu durumlarda bazen böbrekler normalden çok daha fazla protein maddelerini dışarıya atmaktadır. Protein kaçağı başka sebepler ile yapılan bir idrar tahlili ve idrar testi sonucunda saptanabilmektedir. Şeker hastalarında ise böbrek için taramaların yapıldığı durumlarda yakalanabilmektedir ya da ayaklarda meydana gelen şişlik ve göz kapaklarında oluşan şişlik şikayetlerinin sonrasındaki tahlillerde ortaya çıkmaktadır. Protein kaçağının tedavi edilmediği durumlarda böbrek yetmezliği ilerlediği için bu gibi durumlarda bir hekime danışılması önemli bir durumdur.

13- Diğer Durumlar

Böbrekten kaynaklanmış olan tansiyon yüksekliğine bağlı olan durumlar, gebelikte testler ile tespit edilmiş protein kaçağı, elektrolit yani kanın içinde bulunan tuz bozuklukları, eksiklikleri ve polikistik olan böbrek hastalıkları gibi birçok böbrek hastalığı Nefroloji bölümü tarafından takip edilmekte ve tedavi edilmektedir.

Nefroloji Alanındaki Yeni Gelişmeler

Son yıllarda teknoloji, her alanda karşımıza çıktığı gibi tıp alanında da karşımıza çıkmaktadır. Hem de teknolojinin gelişmesi ile birlikte birçok yeni cihaz üretilmeye başlamış ve hastalıklar daha kolay ve kesin yöntemler ile tedavi edilmeye başlanmıştır. Bu konu nefroloji alanını da yakından ilgilendirmektedir.

Geliştirilen cihazlar sayesinde teşhisler hem daha çabuk hem de doğru şekilde konulmaktadır. Hastalıkların tedavileri daha kısa sürede yapılmaktadır. Nefroloji biriminde uygulanan yöntemlerden bazıları ise hemodiyaliz, hemodiyafiltrasyon, otoantikor testleri, böbrek anjiyografisi ve anjiyoplasti, voiding-sisto üreterografi, 1 günlük idrar analizi, 1 günlük kan basınç analizi, geçici ya da kalıcı olarak yapılan hemodiyaliz katateri takma işlemi, siklosporin seviyelerinin takibi, protein elektroforezi işlemi ve transplantasyon işlemi olarak sıralanabilmektedir.

Bu durumda teknolojik gelişmeler yardımıyla yapılan operasyonlar hem hastalara hem de uzman hekimlere daha büyük kolaylık sağlamaktadır. Yıllardır mustarip olunan tüm hastalıkları daha kısa süre içerisinde ortadan kaldırmaktadır. Nefroloji alanına giren her konuda sizlere yardımcı olmamız için bizi internet sitemizde bulunan iletişim numaralarımızdan arayabilir, uzman hekimlerimizden randevu alarak sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz.

 
Nefroloji Bilim Dalı İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nın bir yandal uzmanlık alanıdır.  Nefroloji, erişkin (16 yaş üstü), hipertansiyon, elektrolit bozuklukları, idrar anormallikleri ( idrarda protein kaçağı, kanama, enfeksiyon),  primer böbrek fonksiyon bozuklukları, kistik böbrek hastalıkları, nefritler  veya diabetes mellitus yada çeşitli romatizmal hastalıklara bağlı ortaya çıkan böbrek etkilenimleri, ilaçlara bağlı ortaya çıkan , böbrek bozuklukları, nefritler, idrar yolu enfeksiyonları ve bunların  tedavisi, kronik böbrek yetmezliği olan hasta gruplarında hemodiyaliz , periton diyalizi ve böbrek nakli gibi yerine koyma tedavilerini düzenleyen bilim dalıdır.
Bölümümüzde  hipertansiyon ve her türlü  böbrek rahatsızlıklarının tanısına yönelik olarak güncel kılavuzlar ışığında kan ve idrar tetkikleri yapılmakta, gerekli görüldüğü durumlarda hastalara hemodiyaliz, periton diyalizi, CVVHD( devamlı diyaliz) tedavileri  ve tanısal amaçlı geniş laboratuvar tetkiklerinin yansıra, böbrek biyopsileri yapılmaktadır. 
Kliniğimizde muayene olmak isteyen hastalarımıza randevulu hizmet verilmekte olup, acil hastalarımıza öncelikli olarak randevu verilmektedir.  Trans hastası veya böbrek nakli yapılmış olan hastalar çalışma saatleri içinde randevu almadan başvurabilirler. 

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.