Nükleer Tıp

Nükleer Tıp

Nükleer Tıp

Hastalıkların tedavilerinde ve görüntülenmesinde izlenmekte olan teknolojik gelişmeler ile birçok hastalık ve meydana gelen fizyolojik olaylar artık moleküler seviyede de görüntülenebilmektedir. Tedavi hedefine yönelik tedaviler kişiye özel olarak planlanmaktadır.

Nükleer tıp incelemeleri, hasta kişiyi sıkıntıya sokmayan kolay yapılan uygulamalardır. Genellikle sintigrafi incelemeleri olarak da adlandırılmaktadır. Bu sintigrafi incelemeleri organların hem yapısı hem de fonksiyonları ile ilgili detaylı bilgileri vermektedir. Hastalıkların tanısı, tedavinin hastaya özel olarak yönlendirilmesi ve hasta takibinde oldukça fazla kullanılmaktadır. Sintigrafik incelemelerde inceleme altına alınan organa bağlı olarak değişik radyoaktif maddeler barındıran bileşikler kişiye özel az bir miktar damar yoluyla ya da bazı işlemlerde ağız yoluyla da verilmektedir. Sintigrafik incelemeler sırasında hastanın almış olduğu radyasyon dozları radyolojik incelemelerden değişik değildir. Hatta daha düşük bile olabilmektedir. Çocukların yeni doğan dönemlerinde dahi bu incelemeler rahatlıkla hastanemizde yapılabilmektedir. Farklı meydana gelen durumlar dışında hamilelerde bu tip incelemeler yapılmamaktadır. Görüntülemeler genel olarak belirli bir zaman sonrasında yapılmaktadır. İşlemde bekleme süreleri testlerin özelliklerine göre yaklaşık 15 dakika ile 2 saat arasında değişiklik göstermektedir.

Görüntüleme işlemi gama kamera adı verilen özel sistemler ile yapılmaktadır. Bu görüntüleme sistemleri radyasyon üretmemektedir. Hasta kişiye daha önceden verilen radyoaktif maddeden aldığı gama ışınlarını kaybetmektedir. Bu işlem sonrasında elde edilen fonksiyonel görüntüler nükleer tıp alanında uzman hekimler tarafından değerlendirilmektedir. Radyasyon çevremizde, doğada ve evimizde bulunmaktadır. Sağlık alanında ise hastalıkların tanı ve tedavilerinde kullanılmaktadır. Nükleer tıp biriminde yapılan incelemeler sonucunda radyasyon minimum dozlarda hastanın sağlığını etkileyemeyecek şekilde kullanılmaktadır. Nükleer Tıp birimimizde; böbrek, kalp, akciğer, karaciğer, tiroit ve beyin organlarının çalışma anatomisini, çalışma durumunu, patolojisini ve fizyolojisini görüntülemek için birbirlerinden farklı görüntüleme ilaçları ve farklı özelliklerdeki kameralar kullanılarak işlemler yapılmaktadır. Kanser, damar tıkanıklığı, enfeksiyonlar, metabolik bozukluklar, beyin hastalıkları, böbrek hastalıkları, yaşlılıktan meydana gelen değişiklikler gibi birçok farklı hastalık için nükleer tıp işlemleri ile hastalığın hem varlığı hem de mevcut olan seviyesi hakkında bilgi toplayabilmektedir. Tiroit rahatsızlıkları gibi birçok hastalıkta tedavilere yönelik işlemlerde bulunulmaktadır. Çoğu hastalık daha çok anatomik olarak görüntü vermeden önce moleküler olarak belirti vermektedir.

Nükleer tıp sayesinde hastalıkların erken tanısı ve erken tedavilerine başlanmaktadır. Ayrıca başarı oranları gün geçtikçe artış göstermektedir. Nükleer tıp ünitelerimizde GE NM530c Kardiyak adı verilen gama kameraları, Philips TF PET/BT ve SPECT/BT cihazları vardır. PET/BT cihazı yüksek çözünürlüğüyle Time of Flight denilen teknolojiye sahiptir. Bu modern işlemlerde PET/BT gama kameraları görüntüleri düşük radyasyon vererek iyi çözünürlükte ve üstün görüntü kaliteleri elde edilmektedir. GE NM530c modelindeki gama kamera, yalnızca kalp sintigrafisi için özelleştirilmiş bir cihazdır.

Dakriyosintigrafi Cihazı

PET/BT adı verilen Pozitron Emisyon Tomografisi ve BT adı verilen Bilgisayarlı Tomografiyle ulaşılan bilgileri yalnızca bir cihazda birleştirmektedir. Bu sayede hem anatomik görüntülemeler hem de fonksiyonel görüntülemeler aynı anda bakılarak değerlendirilmektedir.

Başta kanser şüphesi bulunan hastalarda ve kanser hastalarındaki tanı, evreleme ve tedavi cevaplarının değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu gelişmiş teknoloji, sayesinde beyin hastalıkları (epilepsi, demans gibi) ve kalp doku canlılıklarının gösterilmesi gibi birçok kanser dışındaki hastalıklar hakkında hayati derecedeki bilgileri vermektedir. Kanser hücreleri kontrolsüz olarak gelişen kendi hücrelerimizden oluşmaktadır. Çoğalmak, büyümek ve yayılmak için enerjiye ihtiyaçları vardır. İnsan vücudunda bu ihtiyaçlarını basit olarak bulunan şeker molekülleriyle sağlamaktadır. Şeker moleküllerinin bir atomunun radyoaktife bulanan F18 ile yer değiştirilmesiyle birlikte FDG maddesi oluşmaktadır. Bu belirtilen madde eser miktarda hastaya verilmektedir. Yaklaşık olarak 1 saat boyunca ilacın vücut içerisinde dağılması beklenmektedir. Çekim işlemi ise yaklaşık olarak 20-30 dakika arası sürmektedir. Philips PET/BT cihazının özel yapısı sebebiyle BT ve PET üniteleri içerisinde hasta kişinin tavanda meydana getirilen yapay gökyüzünü izleyebileceği bir boşluk oluşturulmaktadır. Buda klostrofobisi yani kapalı alan korkusu olan hastalarında rahatça çekime alınmasını sağlamaktadır. Kişinin yaşı, hastalığı ya da kişisel durumları sebebiyle uyanık olarak işlem yapılmayacak hastaların çekimleri anestezi doktorları ile birlikte gerçekleştirilmektedir.

Nükleer tıp biriminde, aynı zamanda F18 işareti bulunan NAF molekülüyle de kemik PET ve BT çekimleri yapılmaktadır. NAF molekülleri kanserin kemik üzerindeki yayılımını kemik sintigrafisinden işleminden daha fazla duyarlı olarak göstermektedir. Remodeling ve kemik kanlanması ile orantılı şekilde kemik yapısında tutulmaktadır. Görüntüleme zamanları FDG ile yapılan PET ve BT incelemeleri ile benzerlik göstermektedir. NAF ve FDG ile yapılan PET ve BT işlemlerinde kullanılan radyoaktif F18 molekülünün yarı ömrü yaklaşık olarak 110-120 dakika olmaktadır. Hasta çekim sonrasında normal yaşantısına devam etmektedir. Çekim işlemi için damar yolundan verilen eser miktar FDG molekülü, TOF teknolojisi sayesinde, eski işlem ve cihazlara göre belirgin derecede azaltılmıştır. Kullanılan ilaçlar hiçbir vücut fonksiyonunu değiştirmemektedir. Böbrek hastalıkları dahil olmak üzere her yaştan hasta güvenle Nükleer tıp birimine gelmelidir.

Bu görüntüleme yöntemleri ile bütün vücutta bulunan kanser hücreleri dikkatle araştırılmaktadır. Hastalığın bölgesi, yayılması, çevresindeki organlara yayılma konusu ve iyi huylu mu ya da kötü huylu mu olduğu, hastalığın tekrar edip etmemesi, uygulanan tedavilerin işe yarayıp yaramadığı gibi birçok soruya yanıt bu işlem sayesinde bulunmaktadır. Aynı zamanda ışın tedavisi yapılacak hasta kişilerde gerçek tümörün yerini doğru göstererek tedavilere yön vermektedir.

Elde edilen 3 boyuttaki görüntüler, alanında uzman Nükleer tıp hekimleri tarafından değerlendirilmekte ve raporlanmaktadır. Radyoterapi yani ışın tedavisi alacak kişilerde, PET ve BT işlem görüntüleri Radyoterapi uzman hekimleri tarafından incelenerek hastaya özel tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Hastanın Hazırlığı

18F/FDG ile PET ve BT çekimleri yapılacak hastalarda yaklaşık 4 saat boyunca aç kalmaları gerekmektedir. İnsülin ilacı kullanmakta olan hastaların ise bu durumlarını belirtmeleri oldukça önemlidir. Bu duruma uygun düzenlemeler uzman Nükleer tıp hekimlerimiz tarafından yapılmaktadır. 18F/NAF ile PET ve BT çekimleri yapılacak olan hastalarda açlık istenmemektedir.

Tiroit Hastalıkları

İnsan vücudundaki tiroit bezleri metabolizmanın düzenini sağlayan boyun bölgesinde yer alan bir salgı bezidir. Çok çalışması halinde; kısırlık, sinirlilik, saç dökülmeleri, libido kayıpları, terleme, ateş, kalpte çarpıntı, zayıflama, hipertansiyon, kalp hastalıkları, iştah artışı gibi belirtilere neden olmaktadır. Az çalışması halinde ise devamlı uyku durumu, anlama güçlükleri, halsizlik, kilo alma, kabızlık, kramplar, kısırlık, depresyon ve azalan libido gibi şikayetlere yol açmaktadır.

Çevresel faktörler ve yaşam şartları sebebiyle kanser vakaları oldukça fazla görülmektedir. Tiroit bezinde yer alan kanserler erken tanıyla birlikte büyük ölçüde tedavisi yapılan hastalıklardır. USG yöntemi ile yapılan tarama testlerinde ülkemizde her 5 kişiden birisinde nodüllerin olduğu belirlenmiştir. Yaklaşık olarak her 10 nodülden birisinde kanser bulunmaktadır.

Tanısı

Hastanemizin Nükleer tıp biriminde USG korelasyonu ve Tiroit sintigrafisi ile tanı konulmaktadır. Tiroit bezinin yerleşim alanı, büyüklüğü, fonksiyonu ve yapısı hakkında detaylı bilgi toplamak için tiroit sintigrafisi yapılmaktadır. Bu yöntem için test öncesinde ilaç ve açlık gibi durumlar gerekmemektedir. İnceleme yaklaşık olarak 20 dakika içinde yapılmaktadır. Elde edilen görüntüler USG ile değerlendirilmekte ve özellikle birçok nodülü olan hastalarda, hangi nodüllerde risk olduğu anlaşılmaktadır. Aynı zamanda odaklı biyopsiler yapılabilmektedir.

Tedavisi

Radyoaktif iyot, tıp bilim dalında kullanılmakta olan en hedef odaklı tedavi yöntemlerinden birisidir. Bu tedaviler gerekli durumlarda çocuklar dahil olmak üzere her yaştaki hastaya uygulanabilmektedir. Genel olarak düşük doz tedavisiyle yüksek doz tedavileri toplumda karışıklık yaratmaktadır. Kanser dışındaki tiroit tedavilerindeki hasta kişilere düşük doz tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinde hastanın hastanemizde yatması gerekmemektedir. Tedavi için önerilen iyot ameliyatları olmadan da sıcak yani aktif nodül ve fazla çalışan tiroit bezlerinin susturulması sağlanmaktadır. Kanser hastalarında ameliyattan sonra yüksek doz iyot ile tedavi uygulanmaktadır. Bu türdeki tedavide hastanın yaklaşık iki gün boyunca özel olarak hazırlanan hastane odalarımızda konaklamaları gerekmektedir. Tedaviden yaklaşık 4 ya da 5 gün sonra tedavi için verilen doz ile bütün vücuttaki kanser taramaları yapılmaktadır.

Kalp Sintigrafisi

Kalp kası içerisine ulaşan kanın miktarı değerlendirilir. Hastada koroner arter hastalığının olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olan bir görüntüleme yöntemidir. Düşük miktarda radyasyon bulunan bir radyoaktif ilaç hastaya uygulanarak stres testinin sonucunda damar yolu ile enjekte edilmektedir. Verilen radyoaktif ilaç kan akımıyla ilk olarak koroner arterlere oradan da kalp kasına ulaşmaktadır. Daha sonra özel bir kamera ile radyoaktif maddenin kalpte dağılışını gösteren görüntüler elde edilmektedir. Görüntüler bilgisayar ile düzenlenerek uzman hekimler tarafından değerlendirilmektedir. Kalp kasına ulaşan kan miktarıyla orantılı olarak radyoaktif ilaç miktarı da ya artar ya da azalır. Böylelikle koroner arterlerin beslemiş olduğu kalp kası görüntülerinde arterlerdeki darlık veya oluşan tıkanıklıklar hakkında bilgi sahibi olunmaktadır.

İşaretli Lökosit Sintigrafisi

Nükleer tıp birimimizde, Türkiye’de sınırlı derecede yapılan işaretli lökosit sintigrafisi işlemi rutin klinik alanında kullanılmaktadır. Bu nedenle enfeksiyon odaklarının tespitleri doğru şekilde yapılacaktı.

Bu inceleme ile nedeni belli olmayan kemik enfeksiyonları, ateş, yumuşak doku enfeksiyonları, metalik implantlar çevresindeki enfeksiyonlar, protez enfeksiyonu gibi odakların tespitine kadar oldukça geniş bir hasta grubu için kullanılmaktadır. Lökosit sintigrafisi işleminde hasta kişiden alınan kan uzman hekimlerimiz tarafından çeşitli işlemlerden geçmektedir. Bu işlemler sayesinde lökosit hücreleri tek tek ayrıştırılmaktadır. Ayrıştırılan hücreler HMPAO ile işaretlenmektedir ve hala canlıyken hasta kişiye geri verilmektedir. Enfeksiyonla mücadele için önemli rol üstlenen hücreler hastalığın olduğu alana gidip fonksiyon görmektedir. SPECT/BT adı verilen Gama kamera cihazı ile lökosit hücrelerinin yerleri tespit edilmektedir. Cihazın BT komponenti ile enfeksiyonun tam olarak yeri tomografi görüntülemeleri ile saptanmaktadır. Yumuşak doku ile kemik ayrımı bu cihaz ile daha kolay yapılabilmektedir.

Hastanemizin Nükleer tıp biriminde lökositlerin işaretlenmesi için, sayılı olarak bulunan özel olarak üretilen hücresel işaretleme odaları yer almaktadır. Bu işleme özel olarak hazırlanan odanın zemini, duvarları ve tavanı epoksi maddesi ile kaplanmıştır. Bu odada bulunan class 2A özelliğindeki laminar flow kabin, yüksek kapasiteli soğutmalı cihazları Avrupa standartları düzeyinde hücre işaretleme işlemi yapmaktadır.

Diğer Sintigrafiler

1- Kemik Sintigrafisi

Kemik enfeksiyonları ve hem iyi huylu hem de kötü huylu kemik hastalıklarının tanısında kemik sintigrafisi işlemi ile bütün vücudun tarama işlemleri gerçekleşmektedir. Bu işlem her yaştan kişi için güvenle kullanılmaktadır. Kemik sintigrafisinin en sıklıkla kullanıldığı endikasyonlar ise kırık tayinleri, kanser hastalıkları, stres kırıkları, metabolik hastalıkları, kemik enfeksiyonu, çene anomalileri ve açıklanmayan bölgesel olan ağrılardır. Bu sintigrafi hastanemizin Nükleer Tıp biriminde yapılmaktadır.

2- Paratiroit Sintigrafisi

Tiroit bezlerinin arkasında bulunan Paratiroit bezleri, vücudumuzun kalsiyum dengesini sağlamaktadır. Bu bezlerin fazla çalışması halinde kemiklerde bulunan kalsiyum depoları boşalmaktadır. Buda kemik erimesini meydana getirmektedir. Bu hastalığın sebebi genel olarak paratiroit bezinin büyümesinden kaynaklanmaktadır. Paratiroit sintigrafisi işlemi ile büyüyen bezin yeri doğru şekilde belirlenmektedir.

3- Dinamik Böbrek Sintigrafisi

Böbrek fonksiyonlarını detaylı şekilde inceleyen bir görüntüleme işlemidir. Dinamik renografik incelemesi ile böbreğin kanlanması,  konsantre etmesi ve süzme gibi işlemleri değerlendirilmektedir. Özellikle de böbreğin çıkışında meydana gelen darlıkları belirlemede, böbrek ameliyatlarının takibinde, çok sık görülen böbrek yolu iltihapları geçiren kişilerinde değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu sintigrafi hastanemizin Nükleer tıp biriminde yapılmaktadır.

4- Statik Böbrek Sintigrafisi

Erişkinlerde ve çocuklarda sıklıkla istenen bir böbrek inceleme işlemidir. Çeşitli sebeplerden dolayı böbrekte meydana gelen hasarın oluşup oluşturmadığını incelemek amacıyla yapılmaktadır. Bu işlem için özel bir hazırlık gerekmemektedir.

1- Sintigrafi
Son teknoloji, çift detektörlü gama kamera sistemi (GE NM 630) ile her türlü sintigrafik (Planar/Dinamik) ve sinti-tomografik (SPECT) görüntüleme hızlı bir şekilde yapılabilmektedir.

2- PET/CT
Moleküler görüntülemede son aşama olan PET/CT cihazı ile onkolojik (Kanser tanı, evreleme, yeniden evreleme, tedaviye yanıtın takibi, nüks araştırılması, radyoterapi planlanması, uygun biyopsi yerinin belirlenmesi vb.), kardiyolojik (koroner arter hastalığı, kalp kasının canlılığının belirlenmesi, kalp kası hastalıkları,  by-pass’lı hasta takibi, vb.), beyin ve sinir hastalıkları (demans, beyin kanseri, biyopsi yeri belirleme, beyin gelişim bozuklukları, Parkinson Hastalığı, epilepsi, inme, bazı genetik geçişli hastalıklar vb.) ile psikiyatrik hastalıklarda (şizofreni, dikkat bozuklukları, hiperkinetik hastalıklar, anksiyete, panik bozukluklar, konuşma bozuklukları, alkol ve ilaç bağımlılıkları, nörotransmitter ve reseptör bozuklukları vb.) uygulamalarıyla hizmetinizdedir.

Bölümümüzde, klasik PET/CT görüntüleme ajanı olan FDG (floro-dioksi-glukoz)’nin yanısıra prostat kanseri ve nöroendokrin tümörlerin tanı, evreleme, yeniden evreleme ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesine yönelik olarak Ga-68 PSMA (prostat spesifik membran antijeni) ve Ga-68 DOTA-TATE (somatostatin reseptör görüntüleme) de yapılmakta olup teranostik prensipler doğrultusunda aynı rehber moleküller kullanılarak prostat kanseri ve nöroendokrin tümörlerde Lu-177 PSMA ve Lu-177 DOTA-TATE tedavileri de verilmektedir.


3- Radyonüklid Tedavi

-Tiroid Kanseri ve Hipertiroidizm                     I-131 Tedavisi

-Nöroendokrin Tümörler                                 Lu-177 DOTA-TATE, Y-90 DOTA-TATE ve

          I-131 MIBG Tedavileri

-Prostat Kanserinde                                       Y-90 PSMA ve Lu-177 PSMA Tedavileri

-İntra-kaviter Tedavi                                      Y-90, Re-186 ve Er-169 Tedavileri

-Kemik Metastazlarının Palyasyonu                  Sr-89, Re-186, Sm-153 ve Ra-223 Tedavileri

-Primer Karaciğer Kanseri ve Karaciğere

-Metastatik Kanserlerde                                  Y-90 Mikroküre, Ho-186 Mikroküre Tedavileri

 

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.