Çocuk Kardiyoloji

Çocuk Kardiyoloji

Koru Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi

Ankara'nın önde gelen hastaneleri arasında önemli bir konuma sahip olan Koru Hastanesi çocuk kardiyolojisi bölümümüzde, doğumsal ya da sonradan edinilmiş kalp hastalığı bulunan sıfır, on sekiz yaş arasındaki çocuk hastalara, anne karnındaki bebeklere tedavi ve tanı hizmeti verilmektedir. Hücrelerin farklılaşması ve gelişmesi sonucu, özel şeklini almaya başlayan kalbin gelişmesi, bebeğin döllenmesini takip eden iki ay içerisinde tamamlanmaktadır. Bu süre zarfından önce tübüler yapıda olan kalp, ilk altmış gün içinde dört boşluklu ve dört odacıklı halini almaya ve kişilerin yaşantısı boyunca çalışmaya devam etmektedir. Bazı durumlarda anne karnındaki bebeklerin kalp gelişiminde bozukluklar yani anomalilere rastlanmaktadır. Canlı olarak doğan tüm bebeklerin binde dokuzunda doğumsal kalp hastalığı görülmektedir. Karşılaşılan bu anomalilerin birçoğu klinik açıdan önemli görülmemekte ve kendiliğinden iyileşme göstermektedir. Bazı anomaliler ise sadece çocuk kardiyolojisi uzmanlarımız tarafından ameliyat edilerek tedavi edilebilmektedir. Erken teşhis ve erken tanının büyük bir önem arz ettiği kalp hastalıklarının ortaya çıkma nedeni tam olarak bilinmese de, çevresel ve genetik faktörlerin hastalık oluşumunda etkisi olduğu bilinmektedir. 

Çocuk kardiyolojisi bölümümüze başvuran çocuk hastalarda genellikle üfürüm, morarma, çarpıntı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, yüksek tansiyon ve bayılma şikayetleri görülmektedir. Bu ve bunun gibi şikayetler ile bizlere başvuran hastalara  ekokardiyografi (M-mod, iki boyutlu, renkli Doppler),  ambulatuvar EKG monitorizasyonu (Holter ), elektrokardiyografi ve egzersiz stres testi  gibi hastalara herhangi bir zarar vermeyecek testeler yapılmaktadır. Çocuk kardiyolojisi polikliniğimize başvuran hastalara testler genel olarak muayeneye sonrası yapılmakta ve herhangi bir aksilik çıkmadığı sürece test sonuçları aynı gün verilmektedir.

Anne karnındaki bebeklerin kalp hareketleri, ekokardiyografi yani fetal eko ile değerlendirilmektedir. Jel ile kaplanan propun, anne karnında gezdirilmesi ile uygulanan fetal eko, en pratik ve en güvenli yöntemler arasında yer almaktadır. Fetal eko ile yapılan kontroller ilk olarak anne karnındaki bebek, yirmi ile yirmi iki hafta arasında iken yapılmaktadır. İleri dönemlerde de uygulanabilecek fetal eko kontrolleri, anne ve bebek sağlığı için herhangi bir zarar oluşturmamaktadır. Kadın doğum doktorları yapmış oldukları genel kontrollerde bebeklerin kalp sağlığı ile ilgili olumsuz bir kanıya vardığında, anne ve baba adaylarında kalp sağlığı ya da kalp sağlığını etkileyecek bir problem ile karşılaştığında ve ebeveynlerin kendi istekleri doğrultusunda fetal eko uygulaması yapmaktadır. Sıfır on sekiz yaş arası çocuklarınızda karşılaştığınız herhangi bir kalp sağlığı sorununda, en etkili tedavi uygulamalarından yararlanmak için hastanemizin çocuk kardiyolojisi bölümü uzmanlarından randevu alabilirsiniz. Hastanemizin resmi İnternet sitesinden ya da çağrı merkezi danışanlarımız aracılığı ile oldukça kısa bir sürede randevu talebi oluşturabilirsiniz.

Doğumsal Kalp Rahatsızlıkları Nelerdir ?

Anne karnındaki tüm bebeklerin organları, gebelik sürecinin ilk sekiz haftasında gelişmekte ve doğumsal kalp hastalıkları bu süre zarfında ortaya çıkmaktadır. Doğumsal kalp hastalıklarının genel nedeni bilinmese de, çocuk kardiyolojisi uzmanlarımız ailenin geçmişinde kalp hastalığı olmasının, anne adayının diyabet hastası olmasının, hamilelik döneminde ilaç kullanılmasının, anne adayının radyasyona maruz kalmış olmasının, alkol ve uyuşturucu kullanımının, kızamıkçık enfeksiyonlarının ve akraba evliliği yapılmış olmasının doğumsal kalp hastalığı riskini arttırdığını vurgulamaktadır.

Doğumsal kalp hastalıklarının bir bölümü, anne karnındaki bebek için yapılan kontroller sırasında görülse de, büyük bir kısmı doğum sonrasını takip eden ilk yıl içinde görülmektedir. doğum öncesi kalp hastalıkları kadın doğum uzmanlarının yaptıkları fetal eko ile fark edilirken, doğumdan sonraki kalp hastalıkları ise bebek doğduktan sonra yapılacak olan rutin kontroller sırasında çocuk doktorları tarafından fark edilmekte ve çocuk kardiyolojisi uzmanlarına yönlendirilmektedir. Ailenin bu sorunu fark edememesinin en önemli nedeni bazı durumlarda hastalığın yüksek belirti göstermiyor olmasıdır. Fakat doğumsal kalp hastalıkları bazı durumlarda yüksek tansiyon, gelişim bozukluğu, sık sık nefes alıp verme, morarma, solunum yolu enfeksiyonlarının sık sık tekrarlaması, kalpte üfürüme rastlanması, göğüs ağrısı, bayılma, baş dönmesi, çabuk yorulma, kilo alamama, çarpıntı ve soluk alıp vermede sıkıntı gibi belirtiler göstermektedir. Çocuk kardiyolojisi uzmanlarımız tarafından teşhis edilen karıncıklar ve kulakçıklar arasında yer alan ufak deliklerden kaynaklı kalp sorunları zaman içinde iyileşme gösterse de, hasta çocuklar mutlaka hastanemizde hizmet veren çocuk kardiyolojisi uzmanlarımız tarafından düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Doğumsal Kalp Hastalıklarının Oluşum Nedenleri Nelerdir ?

Doğumsal kalp hastalıklarının oluşum nedeni tam olarak bilinemese, hastalık oluşumunda birçok faktörün risk oluşturduğu düşünülmektedir. Genetik faktörler, metabolik hastalıklar ve teratojenik etkenler doğumsal kalp hastalıklarının en önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır.

*Teratojenik Etkenler : Anne adaylarının hamilelik dönemi boyunca sigara, uyuşturucu, alkol, kimyasallara maruz kalmak, X ışınına maruz kalmak ve bazı ilaçların fazla kullanması doğumsal kalp hastalıklarının oluşma riskini arttırmaktadır.

*Metabolik Hastalıklar : Anne adayının şeker hastalığı gibi metabolik bir hastalığa sahip olması, doğumsal kalp hastalığı riskini arttırmakta ve yeni doğan bebeklerin yüzde biri ya da ikisinde doğumsal kalp hastalığı görülmesine neden olmaktadır.  Çocuk kardiyolojisi bölümü uzmanlarımız, özellikle şeker hastalığı bulunan anne adaylarının, bebeklerinin yüzde iki ve yüzde altısında kalp hastalığı riski olduğunu söylemektedir.

*Genetik Faktörler : Yeni doğan bebeklerde karşılaşılan kalp hastalıklarının neredeyse yüzde dokuzu, genetik faktörlere ve kromozom bozukluklarına dayanmaktadır. Mesela, Down sendromu olan hastaların yüzde kırkında, doğumsal kalp hastalıkları görülmektedir. Kromozomlarda meydana gelen kopmaların ve kırılmaların ortaya çıkardığı hasarlar, doğumsal kalp hastalıklarının oluşmasına neden olarak gösterilmektedir. Doğumsal kalp hastalığı bulunan anne adayları, gebe kalmadan önce genetik danışmanlık desteği almalı, risk değerlendirmesi yaptırmalı ve mutlaka bir uzman kontrolünde olmalıdır.

Çocuk kardiyolojisi bölümü uzmanlarımızın en sık karşılaştığı doğumsal kalp hastalıklarının başında aort stenozu, atriyal septal defekt, fallot tetralojisi, venriküler septal defekt ve patent ductus arteriozus yer almaktadır.

Üfürüm Nedir ?

Bebeklerin doğduğu andan itibaren yapılan doktor kontrolleri sırasında rastlanan, bebeklerin büyük bir kısmında görülen ve anne babaların büyük bir endişe duymasına yol açan üfürüm oluşumları, çocuk doktorlarının steteskop yardımı ile kalp seslerini dinlemesi sırasında duyduğu üflemeyi andıran seslere verilen isimdir. Üfürüm oluşumları kendi arasında masum üfürüm oluşumları ve patolojik üfürüm oluşumları olarak iki gruba ayrılmaktadır, çocuk doktorları herhangi bir olumsuzluk ile karşılaştığında hastaları çocuk kardiyolojisi bölümüne yönlendirmektedir. Muayene esnasında duyulan masum üfürümler, kalp hastalığı bulunmayan çocukların büyük bir kısmında görülen, hafif şiddetli üflemelerdir. Bu masum üfürümler, kalbin hareketleri sırasında kan pompalarken oluşan doğal titreşimler sebebi ile ortaya çıkmaktadır. Masum üfürümlerin muayene sırasında duyulmasının en önemli nedeni, çocukların göğüs duvarının yetişkinlere göre daha ince olmasıdır. Uzun süre duyulabilecek olan bu üfürüm oluşumları, çocukların büyümesi, gelişmesi ve göğüs duvarlarının kalınlaşması ile ortadan kaybolmaktadır. Patolojik üfürüm oluşumları ise kalpte bulunan damar açıklıkları, delikler ve kalp damarlarının daralması gibi çeşitli yapısal bozukluklar sebebi ile ortaya çıkmaktadır. Çocuklarda rastlanan üfürüm oluşumları çocuk doktorları tarafından kolaylıkla fark edilmekte ve üfürüm tipleri yapılan inceleme ile tespit edilebilmektedir. Çocuk hekimleri, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmamak adına tereddütlü durumlarda hastalarından ekokardiyografi incelemesi istemekte ve gerekli hallerde çocuk kardiyolojisi bölümüne yönlendirmektedir.

Üfürümler Nasıl Tedavi Edilir ?

Üfürümler için uygulanan bir tedavi yöntemi bulunmamakla birlikte, üfürüme sebep olan bir hastalık var ise bu hastalığın tedavisi bulunmaktadır. Üfürüm oluşumu meydana tüm çocuklar, mutlaka bir çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından kontrol edilmeli, değerlendirilmeli  ve gerekli incelemeler yapılarak, üfürümün temel nedeni bulunmalıdır. Yapılan bu incelemeler sayesinde, duyulan üfürümlerin masum ya da patalojik üfürüm olup olmadığı rahatlıkla ayırt edilebilmektedir.

Yapılan incelemeler sonucun rastlanan üfürümler masum üfürümler ise herhangi bir tedavi uygulanmamaktadır. Çünkü hastaların kalbi zaten sağlıklıdır ve oluşan üfürümler çocukların göğüs duvarının kalınlaşması ile kaybolacaktır. Kalp darlığı, kalpte delik bulunması, kan akışının artması, hipertroid ya da kansızlık nedeni ile meydana gelen üfürümler ise bu hastalıklar tedavi edildiğinde ortadan kaybolacaktır.

İnfektif Endokardit Nedir?

İnfektif endokardit kalbin iç zar tutulumunun, kalp damarlarının ya da kalp kapaklarının iltihaplanması olarak bilinmekte ve kalp hastalığı bulunmayan çocuklarda oldukça nadirde olsa görülebilmektedir. Normal insanlar bulunan be kişilerin ağızlarında yer alan bakterilerin, mantarların ve diğer mikroorganizmaların, kalp hastalığı bulunan bireylerde kana karışması ve çoğalması ile gerçekleşmektedir. Kalp hastalığı olan çocukların bu nedenle ağız hijyenine önem vermesi söylenmektedir. Çocuk kardiyolojisi uzmanlarımızın nadir olarak karşılaştığı infektif endokardit hastalığının belirtileri nefes darlığı, ateş ve üfürüm oluşumları şeklinde göstermektedir.

Çocuk Kalp Hastalıklarında Tanısal Yöntemler Nelerdir ?

Çocuk kardiyolojisi uzmanlarımız, kalp hastalığı bulunan kişilere en uygun tedavi yöntemini belirleyebilmek adına en doğru tanıyı koymayı hedeflemektedir. Çocuk kalp hastalıklarının doğru teşhis edilmesi adına ilk olarak ailelerin sağlık geçmişi dinlenmeli, fiziki muayene yapılmalı ve gerekli görüldüğü takdirde bazı testler uygulanmaktadır.

- Efor Testi : Efor testi özellikle doğumsal kalp hastalığının varlığını, kalbin kapasite ölçümünü, harekete bağlı olarak ortaya çıkan semptomların varlığını ve kalbin stres altındaki hareketlerini gözlemlemek amacı ile yapılan bir testtir. Kardiyoloji ve çocuk kardiyolojisi uzmanlarının yönlendirmesi ile yapılan efor testleri sırasında hastaların göğüs bölgelerindeki derilerin üzerine yapıştırılan elektrotlar ve eş zamanlı EKG uygulaması sayesinde, tansiyon ya da nabız gibi birçok veri elde edilmektedir.

- Renkli Doppler Ekokardiyografi : Kalp ultrasonu olarak da bilinen ekokardiyografi, ultrasonik ses dalgaları sayesinde kalbin renkli üç ya da iki boyutlu bir şekilde görüntülenmesini sağlayan işlemdir. Kalpte bulunan kanın akım hızı, kalpte bulunan boşlukların basınç ölçümü, yapısal kalp bozuklukları ve kalpte bulunan kasların durumunu öğrenmek amacı ile kullanılan bu yöntem, kişilerin göğsüne yerleştirilen transduser adlı cihaz ile kolaylıkla görüntülenmektedir. Kalp ultrasonografisi, anne karnındaki bebeklerin kalp sağlığı hakkında gerekli bilgileri edinmek amacı ile de uygulanmaktadır.

- Kalp Elektrokardiyografisi :vücudun farklı bölgelerindeki derilerin üzerine yapıştırılan elektrotlar, kalbin elektriksel hareketlerinin grafiksel olarak görülmesini ve kalbin sağlıklı olup olmadığının anlaşılmasını sağlamaktadır. Yapılan uygulama ağrısız, hızlı ve acısız bir işlemdir. Kalbin iletim ya da ritim bozukluklarının anlaşılması ve hatta kalp duvarlarının kalınlaşması gibi birçok durumun kolayca tespit edilebildiği bu uygulama, birçok durumun hızlıca fark edilmesini sağlaması nedeni ile özellikle çocuk kardiyolojisi uzmanları tarafından sıklıkla tercih edilmektedir.

-Holter EKG : Hastaların yirmi dört saat boyunca üzerinde kalan ve göğüs duvarları üzerine yapıştırılan elektrotların bağlı bulunduğu holter cihazları, hastaların günlük etkinlikleri sırasında, düzenli olarak ölçüm yapmaktadır. Ritim bozukluğu, nefes darlığı ve ani bir şekilde meydana gelen halsizlik gibi şikayetleri bulunan hastaların, kalp hareketlerini gözlemlemek amacı ile kullanılan bu cihazlar, gerekli görüldüğü durumlarda çocuk hastalara da uygulanmakta ve sonuçlar çocuk kardiyolojisi uzmanlarına gönderilmektedir.

 
Çocuk Kardiyoloji bölümümüzde, doğumsal veya edinilmiş kalp hastalıkları olan 0-18 yaş arası çocuk hastalara ve anne karnındaki bebeklere (fetus) tanı ve tedavi hizmetleri verilmektedir. 
 
Hastalar sıklıkla morarma, üfürüm, göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi, bayılma (senkop), yüksek tansiyon gibi yakınmalarla polikliniğimize baş vurmakta; elektrokardiyografi, ekokardiyografi (M-mod, iki boyutlu, renkli Doppler), egzersiz stres testi, ambulatuvar EKG monitorizasyonu (Holter ) gibi hastaya zarar vermeyen (noninvazif) testler  aynı bölümde ve çoğu zaman o gün yapılmakta ve sonuç verilmektedir.  
 
Anne karnındaki bebeğin (fetus) kalbi ekokardiyografi (fetal eko) ile değerlendirilmektedir. Bu yöntem en pratik ve güvenilir yöntemdir. Jel ile kaplanmış prob anne karnında gezdirilerek uygulanır. İlk fetal ekonun gebeliğin 20-22. haftaları arasında yapılması önerilir ancak sonraki haftalarda da uygulanabilir. Anne ya da fetusa herhangi bir zararı yoktur. Fetal ekokardiyografi; kadın doğum uzmanlarının yaptığı rutin ultrasonografide bebeğin kalbi ile ilgili şüphelerin varlığında, bebeğin kalp sağlığını etkileyebilecek anne ve/veya aileye ait problemler bulunduğunda veya ailenin kendi isteği üzerine uygulanır.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.