Prostat Kanseri Ameliyatı Öncesi ve Sonrası Psikolojik Destek
Üroloji

Prostat Kanseri Ameliyatı Öncesi ve Sonrası Psikolojik Destek

    Prostat Kanseri Nedir?

    Prostat kanseri, erkeklerin prostat adı verilen bezinde ortaya çıkan kanserdir. Prostat, idrar yolu üzerinde bulunan ve idrar torbasının altında yer alan bir bezdir. Prostat kanseri, hücrelerin kontrolsüz büyümesi sonucu oluşur ve tedavi edilmediğinde çevre dokulara ve organlara yayılabilir.
    Prostat kanseri, dünya genelinde erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Her yıl yaklaşık 1 milyon erkek prostat kanserine yakalanmaktadır. Yaşlanma, ailede prostat kanseri öyküsü, obezite ve sigara kullanımı gibi risk faktörleri, prostat kanseri geliştirme olasılığını artırır.
    Prostat kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi şansı yüksektir. Erken dönemde prostat kanseri, semptomlara neden olmayabilir veya hafif semptomlara neden olabilir. Bu nedenle, düzenli olarak doktor kontrolüne gitmek ve belirli yaşlardan sonra prostat kanseri taraması yaptırmak, erken teşhis ve tedavi için önemlidir.

    Prostat Kanseri Yaşayan Erkeklerde Oluşabilecek Psikolojik Zorluklar

    Prostat kanseri teşhisi almak ve tedavi sürecinde olmak, erkeklerde psikolojik stres ve kaygıya neden olabilir. Prostat kanseri teşhisi alan erkekler, hastalığın olası sonuçları ve tedavi seçenekleri hakkında endişeli olabilirler. Tedavi sürecinde, cerrahi işlemler, radyasyon, lazer veya kemoterapi gibi invaziv tedavilerin yanı sıra immünoterapi gibi ilaçlar da kullanılabilir. Bu tedavilerin yan etkileri, cinsel işlev bozukluğu, idrar kaçırma veya kabızlık gibi semptomlar yaşamak zorunda kalan erkeklerde kaygı ve depresyon gibi psikolojik sorunlara neden olabilir. Ayrıca tedaviden sonra da kanserin nüsünden korkulabilir bu da kronik strese ve anksiyeteye yol açabilir
    Prostat kanseri teşhisi almak, erkeklerde ölüm korkusu ve kendine güven kaybı gibi duygulara neden olabilir. Cinsel işlev bozukluğu veya idrar kaçırma gibi semptomlar, özgüven eksikliği, utanç ve utanma hissi yaratabilir. Bu nedenle, prostat kanseri ile mücadele eden erkeklerin, psikolojik destek alarak bu zorlu süreçle başa çıkmaları önemlidir. Psikoterapi ile psikolojik destek sağlanabilir. Koru Ankara Hastanesinde psikiyatristlerimizle ve klinik psikoloğumuz ile istenildiğinde prostat kanseri öncesi ve sonrası psikolojik destek veriyoruz.
    Prostat kanseri teşhisi alan erkeklerin psikolojik sorunlarının üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için, sağlık çalışanları, hastaların bilgi sahibi olmalarını, kaygı ve stresle başa çıkmalarını, doğru bir beslenme planı oluşturmalarını ve düzenli egzersiz yapmalarını önererek destek sağlayabilirler. Ayrıca, prostat kanseri ile mücadele eden erkeklerin, sosyal çevreleri, arkadaşları ve aileleriyle yakın ilişkileri sürdürmeleri de önemlidir. Bu desteğin, psikolojik sorunlarla başa çıkmalarına ve tedaviye uyum sağlamalarına yardımcı olabileceği gösterilmiştir.

    Koru Hastanesi Olarak Hastalarımıza Nasıl Psikolojik Destek Veriyoruz?

    Hastanemizde, kanser hastalarına psikolojik destek veren psikiyatristlerimiz ve klinik psikoloğumuz mevcuttur.  
    Prostat kanseri ile ilişkili psikolojik zorlanmalarda, hastalara bireysel olarak uygun bir psikolojik tedavi sunulması gerekebilir. Bu tedavi yöntemleri, hastalara prostat kanserinin getirdiği stres, kaygı, depresyon, yorgunluk ve benzeri sorunlara karşı mücadele etmelerine yardımcı olabilir.
    Hastanemizde uygulanan psikolojik tedavi yöntemleri şunları içerir:

    Bireysel Terapi

    Prostat kanseri ile ilişkili psikolojik sorunları olan hastalara bireysel terapi sunulabilir. Terapist, hastanın yaşadığı sorunları anlamak ve ona uygun bir tedavi planı geliştirmek için özel olarak eğitilmiştir. Bireysel terapi daha önceden psikolojik destek almamış kişiler için pek bilinmeyen bir alan olabilir. Hastanemizde prostat kanseri öncesi ve sonrası psikoloğumuz tarafından istenildiğinde bireysel terapi verilmektedir.
    Prostat kanseri hastalarına verilecek bireysel psikolojik tedavi, hastanın durumuna ve ihtiyaçlarına göre psikiyatrist ve psikolog tarafından özelleştirilmelidir. 

    Hastanın Durumunun Değerlendirilmesi

    Prostat kanseri hastasına verilecek psikolojik tedavi öncelikle hastanın durumunun değerlendirilmesiyle başlar. Hastanın psikolojik, sosyal ve duygusal ihtiyaçları, yaşadığı zorlukları ve kaygıları belirlenir. Bunların belirlenmesi, tedavinin hedef alacağı noktaları belirler.

    Terapötik İlişkinin Kurulması

    Hastanın terapistle güvenli ve güçlü bir ilişki kurması, terapinin başarısı açısından önemlidir. Terapist, hastanın duygusal ihtiyaçlarını anlar, empati gösterir ve destekleyici bir ortam oluşturur. Bu ortam, danışanın psikoloğa daha rahat açılmasını sağlar ve bu da tedavinin daha verimli ve hızlı olmasında baş faktörlerden biridir.

    Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

    Hastanemizde psikoloğumuz prostat kanserine yakalanmış hastalara Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) uygular. BDT, prostat kanseri hastalarına verilebilecek en yaygın psikolojik tedavi yöntemlerinden biridir. BDT, hastanın düşünce ve inançlarını, duygularını ve davranışlarını değiştirmeyi amaçlar. Hastanın kaygı ve stres seviyesini azaltmak, depresyonla mücadele etmek, cinsel işlev bozukluklarını tedavi etmek ve nüks korkularını azaltmak için BDT kullanılabilir.
    Prostat kanseri olan hastaların BDT'den yararlanmaları için şu adımlar izlenebilir:

    • Tedaviye İlişkin Yanlış İnançların Sorgulanması: Prostat kanseri tedavisi hakkında yanlış veya aşırı endişe yaratan inançlar, terapist tarafından sorgulanır ve yeniden yapılandırılır. Örneğin, radyoterapi sırasında yan etki yaşama korkusu gibi ya da ameliyattan sonra yaşanılan kısa süreli cinsel problemlerin ömür boyu devam edeceğine duyulan yanlış inanç. 
    • Kaygı ve Stresle Başa Çıkma Becerilerinin Öğrenilmesi: BDT, kaygı ve stresle başa çıkma becerilerinin öğretilmesi konusunda etkilidir. Terapist, hastanın kaygı seviyesini azaltacak bilişsel ve davranışsal stratejiler öğretir. Ayrıca hastaya meditasyon ve derin nefes alma ve benzeri teknikler öğretilir ve hastanın stresini azaltılması hedeflenir.
    • Cinsel İşlev Bozukluklarının Tedavisi: Prostat kanseri tedavisi sırasında cinsel işlev bozuklukları yaşayan hastaların cinsel işlevlerini yeniden kazanmaları için BDT kullanılabilir. Terapist, hastanın cinsel işlev bozukluğuna neden olan faktörleri belirler ve stratejiler öğretir.
    • Nüks Korkusunun Azaltılması: Prostat kanseri tedavisi sonrası nüks korkusu yaşayan hastaların BDT ile nüks korkularının azaltılması hedeflenebilir. Terapist, hastanın düşüncelerini ve endişelerini sorgular ve yeniden yapılandırır. 

    BDT, prostat kanseri olan hastalarda psikolojik destek ve tedavi için etkili bir yöntem olabilir. Ancak, her hasta için farklı bir tedavi yaklaşımı gerekebilir ve bu nedenle bir psikolog veya psikiyatrist tarafından hastalar bireysel olarak değerlendirilir ve herkese özel programlar yapılır.

    • Aile terapisi: Prostat kanseri tedavisi sadece hastayı değil, aynı zamanda ailesini de etkiler. Bu nedenle, prostat kanseri tedavisi gören hastaların aileleri de tedavinin bir parçası olmalıdır. Aile terapisi, aile üyelerinin hastalıkla başa çıkmalarına yardımcı olmak ve destek sağlamak için kullanılabilir. Aile terapisi, ailenin tüm üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilir. Terapi, ailenin birbirleriyle iletişim kurmalarına ve duygularını ifade etmelerine yardımcı olur. Bu süreçte, aile üyeleri birbirlerinin hislerini ve endişelerini anlayarak destekleyici bir ortam yaratabilirler. Terapi aynı zamanda, aile içi ilişkileri güçlendirmek ve prostat kanseri tedavisinin getirdiği zorluklarla başa çıkmak için stratejiler geliştirmek için de kullanılabilir. Aile terapisinin amacı, hastanın tedavisine destek sağlamak, aile üyeleri arasındaki iletişimi arttırmak, stresi azaltmak, aile içi sorunları çözmek ve tüm ailenin duygusal refahını arttırmaktır. Bu amaçla, terapist, aile üyeleri arasındaki dinamikleri ve etkileşimleri gözlemleyerek, her birinin ihtiyaçlarını ve kaygılarını anlar ve aile üyelerinin sağlıklı bir şekilde birbirleriyle etkileşim kurmasını sağlar. Aile terapisi, prostat kanseri hastalarının ve ailelerinin sağlıklı bir şekilde başa çıkmalarını ve tedavi sürecinde birbirlerine destek olmalarını sağlayabilir.
    • Grup terapisi: Prostat kanseri grubu terapisi, kanser tedavisi gören erkeklerin bir araya gelerek tedavi sürecinde karşılaştıkları zorlukları paylaşarak destek almalarını sağlayan bir tedavi yöntemidir. Grup terapisi, birkaç prostat kanseri hastasının aynı anda bir terapist eşliğinde toplanmasıyla gerçekleştirilir. Grup üyeleri, tedavi sürecindeki deneyimlerini, endişelerini, korkularını, başarılarını ve zorluklarını paylaşarak birbirlerine destek olurlar. Terapist, grubun bir üyesi olarak kabul edilir ve grup üyelerinin güvenini kazanmak için onlarla açık ve samimi bir iletişim kurar. Grup üyeleri arasında bir dayanışma oluşur ve birbirlerinin hislerini anlayarak birbirlerine destek olurlar. Grup terapisinin amacı, prostat kanseri hastalarının ve ailelerinin, tedavi sürecinde yaşadıkları zorluklarla başa çıkmalarını sağlamaktır. Grup terapisi, hastaların tedavi sürecindeki tecrübelerini paylaşarak, birbirlerine fikirler ve öneriler sunarak destek almalarını sağlar. Ayrıca, grup terapisi, hastaların kendilerini izole hissetmelerini önler ve diğerleriyle bağlantı kurarak sosyal destek sağlamalarına yardımcı olur. Grup terapisi, prostat kanseri hastalarının tedavi sürecindeki psikolojik zorluklarla başa çıkmalarını sağlayan etkili bir tedavi yöntemidir. Terapi, hastaların kendilerini daha iyi hissetmelerine, daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olmalarına ve hastalığın getirdiği duygusal stresi azaltmalarına yardımcı olabilir.
    • İlaç tedavisi: Prostat kanseri ile ilişkili psikolojik sorunlar, ilaç tedavisi ile de yönetilebilir. Antidepresanlar, anksiyolitikler ve benzeri ilaçlar, hastanın yaşadığı kaygı ve depresyon gibi semptomları hafifletmek için kullanılabilir.

    Bu tedavi yöntemleri, prostat kanseri hastalarının psikolojik zorlanmalarıyla başa çıkmalarına yardımcı olabilir. Ancak, her hastanın farklı bir durumu olduğundan, tedavi planları bireysel olarak belirlenmelidir.

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    Yazar Hakkında

    Hasan BİRİ

    Prof. Dr. Hasan BİRİ

    tarafından 13.05.2023 tarihinde yazıldı.

    İletişim Formu

    Yazar Hakkında

    Hasan BİRİ

    Prof. Dr. Hasan BİRİ

    tarafından 13.05.2023 tarihinde yazıldı.