Sağlıkla KORU

Prostat Hakkında Merak Edilenler
Üroloji
6 Mayıs 2020

Prostat Hakkında Merak Edilenler

Akut prostat iltihabı neden olur?

- Prostat iltihabının nedenleri kesin olarak belirlenebilmiş değildir. Bazı prostatit tipleri cinsel yolla iltihap bulaşmasına bağlanmıştır. Bu tip enfeksiyonlar penis ucundan üretra vasıtasıyla prostata geçiş gösterirler.Prostat, enfeksiyon gelişimi için uygun bir zemin olan salgı bezi yapısında bir organdır. İçinde prostat sıvısı üreten çok ince kanallar vardır. Bu kanallar enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların tutunması için uygun ortam hazırlar.Bakteriyel prostatit bulaşıcı (cinsel yolla bulaşan) bir hastalık değildir. Hasta cinsel partnerine bakteriyel prostatit bulaştırmaz.Bazı durumlarda ya da bazı tıbbi müdahaleler sonrası bakteriyel prostatit gelişme riski artar.

Akut prostat iltahabı nedir?

- Kısaca prostat bezinin bakteri nedenli veya bakteri nedenli olmayan iltihabıdır. Genellikle genç, üreme çağındaki cinsel olarak aktif erkeklerde görülür. Ancak ileri yaş grubunda da görülebilmektedir.

Benign Prostat Hiperplazisi nedir?

- Genellikle 40’lı yaşlarından itibaren görülen prostat bezinin yavaşça büyüyerek idrar yolunda zamanla idrar çıkışında zorlanmaya yol açan duruma Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) denmektedir. Ancak bu büyüme her erkekte şikayetlere sebep olmaz. Çevresini çepe çevre sardığı idrar kanalını sıkıştırmaya başladığında şikayetler oluşmaya başlar.

İdrar kaçırma ve idrar kanalı darlığı kanser belirtisi mi?

-Hayır. Bu durmlar özellikli olarak kanser durumlarında ortaya çıkan şikayetler değildir. Ancak bu tip şikayetlerin kanser hastalarında da görülebileceği unutulmamalıdır. Bu şikayetlerin varlığında uzman bir ürologa muayene olunması önerilir.

Kronik prostatit iltihabı nasıl tedavi edilir?

- Prostat bezinin 3 aydan daha uzun sure devam eden bakteriyel enfeksiyonu olarak bilinir. Akut prostatit gibi ağır bir tablo değildir. İdrar yaparken yanma, zorlanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede (özellikle makata yakın kısımlarda) ağrı başlıca şikayetlerdir. Uzun sureli (4-6 hafta) antibiyotik tedavisi gerektirir.

Plazmakinetik TUR nedir?

- Yöntem aynı TUR Prostatektomideki gibidir. Ancak TUR Prostatektomi de karşılaşılabilen kanama ve sertleşme problemlerinden kaçınılmak için geliştirilmiş ve farklı bir enerji yöntemi sayesinde prostat dokularını kesen güvenli bir cerrahi yöntemdir. Kesme ve kanama kontrolünde kullanılan enerji plazmakinetik enerji olması nedeni ile bu isimle anılmaktadır.

Plazmakinetik TUR'un üstünlükleri nelerdir?

- Kanama sorunu olan, kalp pili bulunan hastalar için daha güvenli bir yöntem olduğu gibi TUR Prostatektomi de nadir de olsa gelişebilen sertleşme sorununa yol açmaz.

Prostat ameliyatı geçiren birinin çocuğu olur mu?

- Aslında bu sorunun cevabı neden prostat ameliyatı olduğuna bağlı değişir. Eğer prostat kanseri için ameliyat olmuşsa bu ameliyatta prostatın tümü ve sperm depolayan yapılar çıkarılır. Bu nedenle kanser nedeni ile prostat ameliyatı olanlarda çocuk sahibi olunması beklenmez. Ancak BPH nedeni ile prostat ameliyatı olan hastalarda sperm yollarının korunması nedeni ile ameliyata bağlı çocuk sahibi olmalarına engel bir durum bulunmamaktadır.

Prostat ameliyatında açık ve kapalı ameliyat nedir?

- Prostat ameliyatı günümüzde 2 ana şekilde yapılmaktadır. Teknolojinin sağlık alanında kullanımının artaması ile birlikte artık daha az tercih edilen açık prostatektomi de göbek altından yaklaış 8-10 cmlik bir kesi ile mesaneye ulaşılıp mesane açılır. Ardından prostat dokusu kapsülünden sıyrılarak dışarı alınır.

Günümüzde prostat ameliyatları sıklıkla kapalı yolla dediğimiz endoskopik sistemler ile yapılır. BU sistemler penisten idrar kanalına kamera eşiliğinde girilip prostat dokusunun çeşitli enerjilerle kesilerek tedavi edilmesi esasına dayanır. Başlıca yöntemler monopolar TUR-P, Plazmakinetik TUR-P ve Lazer TUR-P'dir.

Prostat ameliyatından sonra cinsel yaşam nasıl olur?

-Ameliyattan sonra genellikle yaklaşıl 1 ay süresince kanama,enfeksiyon vb. şikayetler oluşmaması amaçlı tedbir amaçlı cinsel ilişki önerilmez. Ancak uygulanan prostat ameliyatı cinsel isteği ve cinsel yaşamı olumsuz etkilemez.

Prostat belirtileri nelerdir?

- BPH’nın neden olabileceği şikayetleri şöyle sıralıyabiliriz;

      • Gündüz sık sık idrara gitme isteği bulunması
      • idrar yapmaya başlarken zorlanma bekleme
      • Kesik kesik ve çatallı idrar yapma
      • idrar tazyiki ve akış hızında eskiye göre azalma, ince ve zor idrar yapma
      • idrarını yaptıktan sonra tam olarak rahatlamama hissi
      • Her gece idrar yapmak bir çok kere için uyanmak ve tuvalete gitme
      • İdrarda kanama
      • Hiç idrar yapamama

                Tüm bu şikayetlerin yanında birde bu hastalarda dolaylı olarak gelişen şikayetlerde görülür. Örneğin gece sık sık idrara gitme ihtiyacı nedeni ile sık sık uyanmalarından ötürü uykularını tam alamaz ve gün içerisinde kendilerini yorgun hissederler. Ayrıca gün içerisinde sık idrara gitme ve idrar yaparken zorlanmaları nedeni ile bu hastalar sosyal ortamlarında da rahat edemezler.

Prostat büyümesi kansere dönüşür mü?

- Kesinlikle iki durum birbirinden farklıdır. Ancak prostat kanserinde de BPH da görülen şikayetler görülebilmektedir. Bu nedenle 50 yaş üzeri her erkeğin en azından yılda bir kere düzenli olarak üroloji uzmanı tarafından muayenesi ve gerekli tetkiklerini yaptırması gerekmektedir. Hatta baba, abi gibi 1.derece yakınlarında prostat kanseri olan hastalarda risk normal erkeklere oranla 2-6 kat artması nedeni ile 45 yaşından itibaren düzenli kontrollere başlaması önerilmektedir.

Prostat bezi büyümesi nasıl oluşur?

- Prostat bezinin büyümesi aslında doğal bir süreçtir. Erkek çocuklar puberte çağında iken prostat bezi ilk büyümesini gösterir ve yaklaşık 2 kat büyür. 25-30 yaş civarı prostat bezi tekrar büyümeye başlar ve genellikle 40’lı yaşlarından itibaren Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) denilen duruma yol açabilir. Ancak bu büyüme her erkekte şikayetlere sebep olmaz. Çevresini çepe çevre sardığı idrar kanalını sıkıştırmaya başladığında şikayetler oluşmaya başlar. Prostat bezinin neden büyüdüğü hakkında günümüzde kesin bir neden bulunamamıştır. Ancak bazı araştırmacılara göre erkeklik hormonu olarak bilinen testosteronun prostat bezinin büyümesine neden olduğunu söylerken  bir diğer grup araştırmacı da testosteron hormonunun ilerleyen yaşla birlikte prostat dokusu içerisinde azaldığı ve kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen hormonunun bu sebeple daha etkin hale gelmesi nedeni ile prostat bezinin büyüdüğü iddia etmektedir. Tüm bu teorilerin dışında genetik faktörler de suçlanmaktadır.

Prostat büyümesi nasıl teşhis edilir?

- Üroloji uzmanına başvurduğunuzda öncelikle şikayetleriniz dinlenir. Ardından parmakla prostat muayenesi yapılır. Tetkik olarak tam idrar tahlili, kan tahlili ile böbrek fonksiyonlarınız ve PSA değerinize bakılır. PSA değeriniz parmakla prostat muayenesinde olduğu gibi prostat kanseri taraması için gerekli bir testtir. Bunların dışında prostat boyutlarınızı ölçecek ve idrar yaptıktan sonra içeride idrar kalıp kalmadığını gösteren ultrasonografi; işeme akım hızınızı dolayısıyla idrar yolunda bir takınıklığın olup olmadığını gösterecek olan idrar akım hızı ölçümü (üroflowmetri); gerekir ise basınç akım çalışması (idrar torbası önünde bir takınıklık mı yoksa idrar torbasının kendisinde bir sorun mu olduğu ayırımını en net yapan tetkik), sistoskopi (kamera ile idrar yolunun görüntülenmesi) ve prostat iğne biyopsisi (prostat kanserinden şüphelenilen durumlarda) yapılır.

Prostat büyümesi nasıl tedavi edilir?

- BPH şikayetleri olan hastalarda ilk seçilecek tedavi yöntemi medikal tedavi yani ilaç tedavisidir. Medikal tedavinin yeterli gelmediği durumlarda cerrahi tedavi yöntemlerinden birisi uygulanır. Medikal tedavinin amacı prostat bezi içerisinde yer alan bol miktarda ki düz kas hücrelerini gevşeterek büyümüş prostat bezinin idrar kanalına (üretra) yaptığı basıyı azaltarak idrar kanalını genişletmektir. Bir diğer grup ilaç ise prostat bezinin belli oranda küçülmesini sağlar.

Prostat için hangi cerrahi yöntemin kullanılacağına nasıl karar verilir?

- Aslında cerrahi olarak ilk etapta açık mı yoksa kapalı yöntemle mi yapılacağı kararı verilir. Genellikle boyutu çok büyük olan prostatlarda açık cerrahi tercih edilebilinirken diğer durumların çoğunda kapalı yöntemler tercih edilmektedir.

Prostat iltihabı (prostatit) nasıl bir hastalıktır?

- Kısaca prostat bezinin bakteri nedenli veya bakteri nedenli olmayan iltihabıdır. Genellikle genç, üreme çağındaki cinsel olarak aktif erkeklerde görülür. Ancak ileri yaş grubunda da görülebilmektedir. Oluşturduğu şikayetler ile günlük yaşamı olumsuz etkileyebilmekle beraber makat ve genital bölgede sürekli hassasiyet ile idrar yaparken yama hissi en sık karşılaşılan şikayetlerdir.

Prostat iltihabı neden olur?

- Prostat iltihabının nedenleri kesin olarak belirlenebilmiş değildir. Bazı prostatit tipleri cinsel yolla iltihap bulaşmasına bağlanmıştır. Bu bulaşmalar sonucunda ortaya çıkan akut ya da kronik bakteriyel prostatit daha sonra prostatta kalıcı (kronik) enfeksiyon meydana getirebilmektedir. Bu tip enfeksiyonlar penis ucundan üretra vasıtasıyla prostata geçiş gösterirler.Prostat, enfeksiyon gelişimi için uygun bir zemin olan salgı bezi yapısında bir organdır. İçinde prostat sıvısı üreten çok ince kanallar vardır. Bu kanallar enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların tutunması için uygun ortam hazırlar.Bakteriyel prostatit bulaşıcı (cinsel yolla bulaşan) bir hastalık değildir. Hasta cinsel partnerine bakteriyel prostatit bulaştırmaz. Bazı durumlarda ya da bazı tıbbi müdahaleler sonrası bakteriyel prostatit gelişme riski artar. Hastaya sonda takılması ya da ürolojik bir operasyon geçirmiş olması prostatit riskini arttırmaktadır.Kronik prostatit ve kronik pelvik ağrı sendromları atipik mikroorganizmalar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunlardan sık görülenler; klamidya mikoplazma gibi cinsel yolla bulaşan mikroorganizmalar olabilmektedir. Prostatın etrafındaki organlarda ağrı görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Prostat etrafındaki sinirler ve kaslar boyunca ağrı yansıyan ağrı şeklinde etraf dokulara yayılır.

Prostat iltihabının belirtileri nelerdir, nasıl tedavi edilir?

- Prostatitler 4 farklı tabloda görülebilir.

1-Akut bakteriyel prostatit: Yüksek ateş, üşüme, titreme, idrar yaparken ağrı ve yanma, sık ve ani idrar hissi, idrar yaparken kanama ve kanlı meni görülmesi ile seyreden, prostat bezinin bakteriyel enfeksiyonu olarak bilinir. Oldukça ciddi bir tablodur. İdrar hiç yapamama (glob vezikale) ve prostat bezindeki iltihabi durumun kana yayılması (sepsis) gibi durumlara yol açabilir. Yoğun antibiyotik tedavisi ve hatta hastanede yatarak tedavi gerektirebilir.

2-Kronik bakteriyel prostatit: Prostat bezinin 3 aydan daha uzun sure devam eden bakteriyel enfeksiyonu olarak bilinir. Akut prostatit gibi ağır bir tablo değildir. İdrar yaparken yanma, zorlanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede (özellikle makata yakın kısımlarda) ağrı başlıca şikayetlerdir. Uzun sureli (4-6 hafta) antibiyotik tedavisi gerektirir.

3-Kronik bakteriyel olmayan prostatit: Prostat bezinin bekteri nedenli olmayan kronik iltihabıdır. Prostatit vakalarının yaklaşık %90 civarını oluşturu. Şikayetler kronik bakteryiel prostatitte görülenler gibidir ve 3 aydan fazla bir süredir devam etmektedir. Prostat bezinden, meniden veya idrardan alınan örneklerde bakteri tespit edilemez. Bu nedenle tanısı ve tedavisi oldukça zordur.

4-Asemptomatik prostatit: bu grupta herhangi bir şikayet bulunmaz. Yapılan prostat biyopsilerinde veya prostat ameliyatlarında ortaya çıkar ve klinik olarak önemi yoktur. 

Prostat kanseri nedir ve nasıl oluşur?

- Prostat kanseri ileri yaş erkeklerin hastalığıdır ve prostat bezindeki malign yani kötü huylu büyümedir. Aslında vücuttaki diğer kanserler gibidir. Prostat dokusunda başlar ve tedavi edilmez ise vücudun diğer organlarına yayılabilir ve hayatı tehdit eder. Erkekler de en sık görülen kanser türüdür ve kansere bağlı gelişen ölümlerde 2. sırada yer alır. Prostat kanserinin sebebi günümüzde net olarak ortaya konulamamıştır. Ancak belli başlı nedenler risk faktörü olarak suçlanmaktadır. Bunlar ;

  • Yaş
  • Genetik (Baba, abi gibi birinci derece akrabalarda bulunması riski arttırır.)
  • Irk (siyah ırkta beyaz ırka göre risk fazla)
  • Yağdan zengin ve liften fakir diyet
  • Çevresel etkenler (Kadmiyum gibi ağır metallere maruziyet)

Prostat kanserinin belirtileri nelerdir?

- Prostat kanerinin diğer pek çok kanserde de olduğu gibi erken bir belirtisi yoktur. Genellikle prostat bezinin dış kısımlarına yakın başladığı için BPH da görülen şikayetlere benzer durumlar (idrar kanalının tıkanması nedeni ile oluşan) ancak hastalığın ilerlemiş aşamalarında ortaya çıkabilir. Bunun dışında daha geç dönemlerde idrarda ve menide kan görülmesi, kalça ve bel kemiklerinde ağrı, makat bölgesinde ağrı ile kendini gösterebilir.

Prostat kanseri riski taşıyıp taşımadığım nasıl anlaşılır? Erken teşhis mümkün mü?

- Hemen hemen tüm kanserlerde olduğu gibi prostat kanseri de organda yani prostat bezinde sınırlı iken tedavi edilir ise tamamen iyileşme söz konusudur. Bu nedenle 50 yaş üzerinde, birinci derce akrabalarında (baba, abi) prostat kanseri hikayesi olan hastalar için 45 yaşından sonra yılda bir kere mutlaka bir üroloji kontrolü hastalığın erken tanısı ve tamamen tedavi edilebilmesi için oldukça önemlidir. Tanı için iki önemli ve basit muayne yöntemi mevcuttur. Birincisi parmakla yapılan rektal prostat muayenesidir. Prostat kanseri sıklıkla prostatın dışa yakın kısımında geliştiğinden parmakla prostat muayenesi prostat kanserinin erken dönemde tespit edilebilmesi için önem arz etmektedir. Parmakla prostat muayenesinde prostat dokusunun kıvamının sert ve prostatta nodül varlığı prostat kanseri şüphesini arttırmaktadır.

Prostat kanseri tanısında PSA değerlerinin önemi?

- PSA ölçümü kesin tanı koyduran bir yöntem değildir. Çünkü düşük PSA miktarları kesinlikle kanser olmadığı anlamına gelemeyeceği gibi yüksek PSA miktarları da kesin kanser var anlamına gelmez. PSA sadece prostat kanserine özgü prostat kanserinde yükselen bir madde değildir. BPH da, üriner sistem enfeksiyonlarında, parmakla prostat muayenesinden sonra, prostat iltihabı gibi durumlarda da yükselebilir. Bu nedenle PSA ölçümü tek başına yeterli değildir yalnızca bir fikir elde edilir.

Prostat kanseri tanısında prostat biyopsisinin yeri nedir?

- Transrektal prostat ultrasonu ve iğne biyopsisi (TRUS-Biyopsi) de tanı için kullanılmaktadır. Bu yöntem parmakla rektal yoldan prostat muayenesi sırasında şüpheli bir durum var ise veya yüksek PSA ölçümleri mevcut ise yapılması tanı için gerekli olan bir tetkiktir. Rektal yoldan (makattan) bir ultrason yardımı ile prostat dokusundan bir iğne ile patolojik inceleme amaçlı parça alınır.

Prostat kanserinde tedavi süreci nasıl işliyor?

- Günümüzde herhangi bir yere yayılmamış, prostat bezine sınırlı olan prostat kanseri vakalarında dünyaca Kabul edilen ilk tedavi yöntemi cerrahi tedavidir (radikal prostatektomi). Bu ameliyatta prostat bezi ve mesanenin alt arka tarafında sağlı ve sollu yerleşen veziküla seminalis isimli sperm keseleri tamamen çıkarılarak idrar torbası ile idrar kanalı tekrar birbirine birleştirilir. Açık, ve kapalı olarak iki şekilde yapılabilir. Günümüz teknolojisinin gelişmesi ile paralel olarak gelişen laparoskopi ve özellikle robotik cerrahi sayesinde artık hastanemizde olduğu gibi iyi merkezlerde bu ameliyatlar kapalı olarak laparoskopik veya robotik olarak gerçekleştirilmekte. Laparoskopik ve robotik cerrahi sayesinde özellikle açık yöntemle yapılan radikal prostatektomi ameliyatlarından sonra görülebilen kanama, sertleşme sorunu ve idrar kaçırma gibi problemler en aza indirilmiştir.

Eğer kanser prostat dışında başka bir organa yayılmış ise bu durum da ameliyat yapılamaz. Ancak hormonal tedavi olarak bilinen ve temelinde prostat kanser hücrelerinin testosteron hormonu ile büyüdüğü (erkeklik hormonu), bu hormonun seviyelerinin düşürülmesi ile büyümenin durdurulacağı düşüncesine dayalı bir takım ilaçlar veya küçük bir ameliyat ile testosteron hormonunun ana kaynağı olan yumurtalıkların içinin boşaltılması işlemi yapılır. Buna rağmen gerileme olmaması durumunda kemoteropatik ilaç tedavileri yapılabilir.

Bu nedenle hastalığın ameliyat ile tamamen ortadan kaldırılabilmesi için erken dönemde tanı konulması önemlidir. Erken tanı için düzenli kontrol önerilmektedir.

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi kullanılıyor mu?

-Evet sıklıkla kullanılmaktadır. Açık cerrahiye göre daha az kanama, daha çabuk iyileşme ve daha az hastanede kalış süresi gibi avantajları olması nedeni ile son yıllarda prostat kanserinin cerrahi tedavisinde sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Merkezimizde prostat kanseri cerrahisinde Robotik cerrahi sıklıkla ve başarı ile kullanılmaktadır.

Prostat kanserinde radyoterapi kullanımı?

- Özellikle ileri yaşta olan hastalar, ek birçok hastalığı olan veya prostata komşu dukulara yayılmış kanser vakalarında  Radyoterapi (şua tedavisi) tercih edilebilinecek bir yöntemdir. Ancak radyoterapi sonrası oluşabilecek ciddi yan etkiler nedeni ile gelişmiş ileri merkezlerde uygulanmalıdır.

Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırmak normal mi?

-Ameliyat sonrası bir süre yaklaşık 3 ay, düşük oranlarda da olsa idrar kaçırma olabilmektedir. Ancak İdrar tutabilme yetisi uygun yapılan teknikle %90-98 oranında korunmakatdır. Bu oran açık yöntemle yapılan radikal prostatektomi ameliyatlarına oranla oldukça yüksektir.

Prostat kanseri ameliyatı sonrası sertleşmem bozulur mu?

- Tecrübeli bir cerrah ve uygun bir teknik ile iki taraflı sertleşme (ereksiyon) siniri korunan hastalarda %80-90 sertleşme (ereksiyon) sıkıntısının oluşmadığı bilinmektedir. Ancak oldukça ince olan ve ancak laparoskopi ve robotik cerrahi sırasında kullanılan teleskopik kamera sistemlerinin büyütmesi ile görülebilen sertleşme sağlayan damar ve sinir grubunun ameliyat sırasında gerilmesi, ezilmesi nedeni ile sertleşme (ereksiyon) her ameliyatta hemen oluşmayabilir. Bu süre 12 ay kadar hatta nadiren 24 aya kadar uzayabilir. Bu durumda penil rehabilitasyon uygulanır. Penil rehabilitasyonda amaç penis dokularının sertleşme ile kazandığı oksijenlenmeyi ve beslenmeyi yapay olarak sağlamaktır. Bu amaçla bir takım ilaçlar verilip haftalık 3-5 kere ilaçlar sayesinde sertleşme sağlanır. Sertleşme kendiliğinden olmaya başladığında ilaçlar kesilir.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.