Karaciğer Sirozu
Genel Cerrahi

Karaciğer Sirozu

    Vücutta katı yapıda olan en büyük organ karaciğerdir. Karaciğerin birçok önemli görevi vardır. Vücuttaki en hayati organlardan biridir ve kendini yenileyebilme özelliğine sahiptir. Oksijen taşınmasına, kanın pıhtılaşmasına yardım eden ve bağışıklık sistemi için önemli olan kan proteinlerinin üretildiği merkezdir. Aynı zamanda vücuda giren besinlerin ihtiyaç dışı olanları depolar ve onlardan bazılarını kan dolaşımına geri gönderir. Besinlerin sindirilmesi için önemli bir yere sahip olan safra üretimi karaciğerde olmaktadır. Kanda bulunan ilaç ya da alkol gibi zararlı maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Doymuş olan yağların parçalanmasını sağlar ve kolesterol üretmesine yardım eder. Daha bunlar gibi vücuda sağladığı birçok yarar bulunmaktadır. Dolayısı ile karaciğer gibi insan vücudu için son derece hayati bir yere sahip olan organın problem yaşaması beraberinde ciddi sorunlar doğuracaktır. Karaciğerin hastalanmasıyla oluşabilecek en büyük ve en ciddi problemlerden biri karaciğer sirozu olarak bilinir. Karaciğerin büyük hasarlar almasıyla işlevini ve görevlerini gün geçtikçe kaybetmesine karaciğer sirozu denilir.

    Karaciğer Sirozu Nedir?

    Sağlam bir karaciğerde sorunların oluşmasıyla başlayıp, yavaş bir şekilde gelişim göstererek karaciğerin görevlerini yerine getirememesine denilmektedir. Kronik bir hastalıktır. Hastalığa sebep olan şey bazen belli olurken bazense bilinmeyen sebeplerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Karaciğerde oluşan skar dokuları kan akışının olmasını engelleyebilir. Bu hastalığın başlangıcı olarak bilinir. Siroz hastalığı, karaciğerin işlediği doğal olan toksinler ve hormonlar gibi şeyleri de engeller. Ürettiği protein ve diğer maddelerin de üretimi doğal olarak bozulmuş olur. Kısacası karaciğer hiçbir görevini yapamaz. Karaciğere hasar veren bazı hastalıklar siroza neden olabilir. Bu hastalıkların tanısı koyulmadığı ve tedavi edilmediği sürece karaciğerin tekrar iyileşmesi söz konusu değildir. Bu gibi durumlarda da karaciğer küçülmeye ve sertleşmeye başlar. Karaciğer sirozu hastalığında en önemli şey erken teşhistir. Hastalığın erken teşhis edilmesi ile birlikte tedaviye hemen başlanabilir ve karaciğerin tekrar iyileşmesi söz konusu olabilir.

    Hastalıkta Görülen Belirtiler Nelerdir?

    Bu hastalığın kötü yanı genellikle belirtiler karaciğerdeki hasar arttıkça ve büyük bir yayılma görülmediği sürece kendini belli etmez. İlerleyen dönemlerdeki belirtiler ise iştahsızlık, yorgun ve güçsüz hissetmek, kilo kaybı, mide bulantısı ve beraberinde kusma, karnın sağ üst bölgesinde oluşan ağrı ve şişlik kendini gösteren semptomlardan bazılarıdır. Hastalığın çok ilerlemesi durumunda vücutta oluşan kanamalar ve morarmalar, hafıza kaybı, dikkatsizlik, uyku bozukluğu, sinirlilik durumu, Gaz ve kabızlık sorunları, karında asidin birikmesi ile şişlik oluşması, kadınlarda görülen adet düzensizliği, ayaklarda ve bacaklarda ödem, kaşıntı, vücudun ve gözlerin sarılaşması ve şişkinlik gibi belirtiler karaciğerin hasarının yayılması ile oluşmaktadır. Karaciğer sirozu bunlar gibi ağır olan belirtiler vermektedir. Bu belirtiler ilk görüldüğü an doktora gidilmesi geri döndürülmesi zor olan hasarları engelleyebilir.

    Karaciğer Sirozu Neden Olur?

    Hastalığa neden olabilecek unsurlar bazen bellidir. Bazen de neden olan hastalıklar yapılan araştırmalara rağmen bulunamamaktadır.%15 oranındaki hastalarda siroza neyin sebep olduğu bulunamamaktadır. Bu duruma nedeni belli olmayan siroz hastalığı (kriptojenik siroz) adı verilmektedir. Nedeni bulunmadığı için de tedavi uygulamak zorlaşır. Siroza neden olabilecek birçok hastalık vardır. En çok bilinen ise aşırı alkol tüketimidir. Diğer En yaygın hastalıklar ise diyabet ve obezite, hepatit a,b,c gibi viral enfeksiyonlar karaciğer sirozu hastalığına neden olabilecek unsurlardır. Bunların dışında;

    • Diğer organlarda ve özellikle karaciğerde aşırı derecede demirin olması,
    • Kistik fibrozis,
    • Wilson hastalığından kaynaklanan bakırın fazla depolanması
    • Alfa-1 enziminin üretiminin azalması ya da durması
    • Safra kanalının tıkalı olması ve iltihaplanması
    • Genetik sindirim bozukluğu (Alagille)
    • Ağır bazı ilaçların sürekli kullanımından dolayı karaciğere zarar vermesi
    • Bruselloz ya da Frengi gibi enfeksiyon hastalıklarının olması karaciğer sirozuna yakalanma riskini artırır.
    • Kronik Kalp yetmezliği karaciğer sirozuna neden olan unsurlar arasında gösterilir.

    Hastalığın Tanısı Nasıl Koyulur?

    Karaciğer sirozu belirtileri erken dönemlerde görülmeyeceği için normal bir kontrol dışında sirozun tespiti yapılamaz. Başka bir sebepten dolayı gidilen muayenede doktor ilk olarak hastanın hikâyesini ve varsa şikâyetlerini dinler. Sonra alkol kullanımının olup olmadığı ile ilgili sorular sorar ve sirozdan şüphelenir ise el ile muayene sırasında karaciğerin olması gerektiğinden yumuşak veya daha büyük olup olmadığıyla anlaşılabilir. Elle muayenede karaciğerde olan bir anormallik çoğunlukla belli olmaktadır. Vücutta oluşmuş morluk, sarılık veya şişkinlik var ise bunlar teşhis yapımını kolaylaştırır. Bu fiziksel muayeneden sonra kesin bir tanı koyabilmek için laboratuvar ve görüntüleme testleri, biyopsi ve kan tahlilleri istenmektedir. Laboratuvar testlerinde karaciğerdeki enzimlerin düzeyine bakılır. Hepatit gibi virüslerin olup olmadığına bakmak içinde kan testleri istenir. Bazı durumlarda da karaciğerdeki hasarın hangi derecede olduğunu öğrenmek için biyopsi yapılabilir. Hastalık daha yeni başlamışsa tedaviler uygulanmaya ve devamlı düzenli bir şekilde testler yapılmaya başlanır. Karaciğer sirozu tedavisinin nasıl olacağı hastanın güncel olan sağlık durumuna, yaşına, hastalığın hangi evrede olduğuna, kullanmakta olduğu ilaçlara ve sirozla birlikte olan diğer hastalıklara göre belirlenmektedir. Bu faktörler göz önüne alınarak hasta için en iyi ve ona en uygun tedavi şekli belirlenir. Tedaviyi belirleyen en önemli kriter hastalığın kaçıncı evrede olduğudur. Çünkü hangi evrede olması verilecek ilaçları, yapılacak cerrahi işlemlerini belirler.

    Karaciğer Sirozunu Önlemek İçin Yapılabilecek Şeyler

    Hastalığın oluşmaması için ilk olarak karaciğere iyi bakılması gerekmektedir. Çünkü siroz karaciğerin hasar olması ile oluşur. Karaciğeri güçlendirerek hasta olma riski azaltılabilir. Riski azaltmak için yapılacak şeyler şunlardır;

    • Aşırı alkol tüketiminden uzak durulmalı ve sık sık içilmemelidir.
    • Sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olunmalıdır. Örneğin bol miktarda meyve sebze tüketilmelidir. Protein kaynağı olarak ta kepekli tahıllar ve yağsız ürünler tercih edilmelidir. Aynı zamanda aşırı yağlı fast food tarzındaki yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Fazla yağlı ve kızarmış yiyecekler karaciğerin yağlanmasına neden olur ve bu da karaciğer zarar verir.
    • Fazla kilolu veya obez kişiler doktor kontrolünde diyetler uygulayarak ideal kiloya inilmelidir.
    • Başkaları ile aynı iğnelerin kullanılması, korunmasız bir şekilde seks yapılması Hepatit B ve C hastalığına yakalanma riskini artırır. Hepatit aşıları yaptırabilirsiniz.
    • Vücuttaki vitaminler yetersiz olduğunda ek vitamin takviyesi alınmalıdır. Fakat vitamin dahi olsa bunlar mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır. Doktorun söylemediği ya da önermediği ilaçlar kesinlikle alınmamalıdır.
    • Çok zorunda olmadıkça ağır ve yan etkileri olan ilaçlar kullanılmamalıdır. Çünkü bazı ağır ilaçlar karaciğeri yormaktadır. Bu da karaciğer sirozu hastalığına öncülük etmektedir.

     

    Sirozun Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Hastalığın ilerleme durumuna göre a,b ve c olarak 3 seviye vardır. A ve B seviyelerindeki hastaların sirozu genellikle çok ilerlememiş olur ve tedavi edilebilir. C seviyesinde ise Karaciğer sirozunun çok ilerlediğinden dolayı büyük hasar bıraktığı için tedavinin yapılması çok zordur. Fakat sirozun erken teşhis edilmesi tedavilere de erken başlanıldığı için oluşan hasarı durdurabilir ve hastanın normal bir yaşam sunmasına olanak sağlamaktadır. Günümüzde sirozun net bir tedavi şekli bulunamamıştır. Tedaviler genelde karaciğer sirozu hastalığına neden olan faktörler veya hastalıklar üzerinden gidilerek yapılmaktadır. Yapılacak tedaviler ile hastalığın ilerlemesine, belirtilerin ve oluşan komplikasyonların engellenmesi ve yavaşlatabilmesi sağlanır. Siroza neden olan hastalığın bulunması ile tedaviler de o yönde uygulanabilir. İlk olarak karaciğerde oluşmuş skarın ilerlemesi durdurulmaktadır. Daha sonra eğer hepatit hastalığı siroza neden olduysa antiviral ilaçlar kullanılarak tedavi sürdürülebilir. Sirozun altında yatan hastalıkların bulunarak kontrol altına alınması ile sirozun ilerlemesi de durdurulabilecektir. Diğer tedavi şekilleri ise obezite olan kişilerde ideal kilolarına ulaşmalarını sağlayarak karaciğerdeki yağlanma azaltılabilir, Çok fazla alkol kullanan kişiler de alkolü azaltarak ya da bırakarak hastalığın ilerlemesini engelleyebilir. Karaciğer için yük olan her türlü fazla yiyecekten, gereksiz yere kullanılan ilaçlardan ve alkol içmenin azaltılmasıyla karaciğer sirozuna sahip hastalar için iyileşme adına önemli olan adımlardır.

    Kaşıntı ve ağrı gibi semptomlar içinde ilaçlar verilerek ilaç tedavisi ile semptomlar azaltılabilir. Antibiyotikler ve aşılarda enfeksiyonların tedavisi için kullanılır. Vücuttaki ödemler için de ödemlerin geçmesini sağlamak için bazı diyetler yaptırılır. Fakat vücuttaki sıvının ve ödemin fazla miktarda olduğunda sıvının boşaltılması gerekmektedir. Kan damarları bazen kanamalara yol açabilmektedir. Bu durumlarda kanamanın durdurulması ve engellenmesi için tansiyon ilaçları kullanılır. Karaciğer sirozunda son evrede olan bir hasta için genellikle tek çare karaciğer naklidir. Karaciğer nakli önemli ve zor bir operasyondur. Nakil yapılacak kişinin hasta ile dokuların uyması gerekmektedir. Tedavi yöntemleri için en önemli şey erken teşhistir. Erken teşhis ile karaciğer sirozu hastalığından kurtulunabilir. Eğer yukarıda söylenen belirtiler var ise en kısa sürede doktora görünmek gereklidir. Karaciğer sirozu ağır ve çok önemli bir hastalıktır.

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    Yazar Hakkında

    Tıbbi Yayın Kurulu

    Tıbbi Yayın Kurulu

    tarafından 21.11.2020 tarihinde onaylandı.

    İletişim Formu

    Yazar Hakkında

    Tıbbi Yayın Kurulu

    Tıbbi Yayın Kurulu

    tarafından 21.11.2020 tarihinde onaylandı.