Safra Kesesi Kanseri Tedavisi
Genel Cerrahi

Safra Kesesi Kanseri Tedavisi

Safra kesesi adale yapıdan oluşan armut biçiminde torbadır ve karaciğerin aşağısında yer alır. Karaciğerde üretilen safra ufak kanalcıklar içinde birikir ve esas safra yoluna dökülür. Safra yolu alta doğru onikiparmak bağırsağına ulaşmadan yanına doğru kol açar ve açılan kol safra kesesine ulaşır. Bu şekilde az ama sürekli olarak karaciğerin ürettiği safra torba şeklindeki bu kesede depolanır. Safra kesesinin vücuttaki işlevi karaciğerin ürettiği safrayı bir süreliğine saklamaktır.

Safra Kesesinin Vücutta Hangi Görevi Üstlenmiştir?

Safra kesesi, vücutta karaciğer tarafından üretilen safra adlı sıvıyı depolamak üzere görevlendirilmiştir. Vücudun uzun süre aç kaldığı zamanlarda safra aslı sıvı bu kesede toplanır ve depo edilir. Sindirim anındaysa safra kesesi kasılarak içindeki safra sıvısını bağırsağa döker.

Safra Kesesi Kanseri

Safra kesesi kanseri sık görülmeyen, çabuk ilerleyen ve kötü durumda hayatta kalma yüzdesine malik sindirim sistemi kanseri olarak tanımlanır.

Safra Kesesi Kanserinde Hangi Belirtiler Görülür?

  • Sarılık
  • Ani ve hızlı kilo kaybı
  • Karın ağrısı
  • Bulantı, istifra
  • Yiyeceklere tahammül edememe
  • İdrar renginde koyulaşma, dışkı renginde beyazlama
  • Sindirim sistemiyle alakalı sorunlar
  • Karın bölgesinde ele gelebilecek boyuttaki kitle
  • Yüksek ateş

Hasta Kişiler Safra Kesesi Kanseri Belirtilerini Ne Zaman Hissetmeye Başlar?

Safra kesesi kanserine dair bütün belirtiler çoğunlukla hastalığın teşhisinden önce kendini fark ettirmeye başlamaktadır. Genellikle hastalık başlamadan önceki 3-6 aylık sürede birtakım belirtiler hissedilmeye başlanır. Safra kanseriyle alakalı olgulardan en mühimiyse sarılık ile safra kesesinin olduğu yerde büyükçe kitle fark edilmesidir. Fark edilen kitle ara ara ağrılı da olabilmektedir.

Çoğunlukla hasta kişilerde safra kanseriyle ilgili bulgulardan bir sene geçtikten sonra safra kanseri meydana gelebilmektedir. Bu yüzden hastalığın erken tespit edilebilmesi için bu bulgular hissedilirse zaman kaybetmeden kesinlikle bir hekime başvurulması gerekmektedir.

Safra Kesesi Kanseri Teşhisi ve Tanısı

Batın bölgesinin sağ üst kadran ağrısı şikâyeti olan hastanın tıbbi hikâyesi incelenir, fiziki muayenesi yapılır ve başka şikâyetleri olup olmadığı sorulur. Hasta şikâyetleri arasında diğer belirtiler mevcutsa ve fiziki muayenede karın bölgesinde ele gelebilecek boyutta kitle tespit edilmişse uygulanacak ilk işlem karın ultrasonografisi çekilerek kesenin incelenmesidir. Safra kesesindeki mukozada bütünlük bozukluğu, hastanın ekojenisitesinde yükselme ya da mukozanın alt tarafındaki dokularda hipoekojenik genişleme kanser kuşkusunu destekler niteliktedir.

Kan tahlillerinde tam kan sayımı, alkalen fosfataz ile safra kesesi tarafından salgılanan biluribin değerleri ve karaciğer işlev tetkikleri safra kesesinin fonksiyonuna dair bilgilenilmesini sağlar. Karaciğerin dokusunun içinde ya da dışında olan safra yollarında bir kanser yerleşimi oluştuğu görülmüşse kan değerlerinde bozulma tespit edilir. Klinik belirtilere ilaveten tümör niteliklerinden CEA yani karsionembriyojenik antijen hasta kişilerin yarısında CA-19-9’un (kanser antijeni) ise %80’inde yüksek seyretmektedir.

Ultrason sonuçlarındaki belirtiler kanser kuşkusunu arttırdığında bilgisayarlı tomografi tetkiki uygulanır. Bu şekilde urun karaciğer, karın ve batın içerisinde bulunun başka lenf nodu yerleşimi incelenir. Safra kesesi kanserinin belirtileri ve tedavisi yapılırken MR da kullanılmaktadır. MR (manyetik rezonans) görüntülemesi yardımıyla bilgisayarlı tomografiye göre daha detaylı biçimde kanser dağılımı ve bulunan tümörün ebadı belirlenebilir. Pankreas ve periportalla ilgili lenfa nodülleri endosonografi yardımıyla belirlenir. Bu uygulamada ince iğne biyopsisi yardımıyla ameliyat edilemeyecek olgular tespit edilir.

Endoskopik retrogard ve perkütan transhepatik kolanjiografi urun tamamen alınamayacağı kararı alınmasında ya da palyatif uygulama tercihinde yol göstermeye yardımcı olabilmektedir. Bütün kanser belirtilerinde olduğu şekilde urun vücuttaki dağıldığı organların belirlenmesi için pozitron emisyon tomografi incelemesi ve net teşhis amacıyla biyopsi işlemi uygulanır.

Safra Kesesi Kanserinde Tedavi Ne Şekilde Yapılmaktadır?

Safra kesesi kanserinin belirtileri ve tedavisi konusunda süreç aşağıda ki şekilde işlemektedir.
Safra kesesi kanserinde başlıca tedavi yöntemi ameliyattır. Ne tür bir cerrahi işlem uygulanacağına hastalığın evresi ve belirtileri hesaba katılarak cerrah karar vermektedir. Bazı durumlarda  belirti göstermeyen safra kesesinde profilaktik kolesistektomi uygulanabilir. Araştırmacıların bir kısmıysa safra kesesinde oluşan taşların kansere neden olma ihtimalinin az olduğunu ileri sürerek profilaktik kolesistektomiye karşı çıkmaktadırlar.

Net cerrahi tedavi istenen durumlar:

  • Ultrason tetkiklerinde safra kesesinin duvarı üzerinde kuşkulu görüntü olması,
  • Çap büyüklüğü 1 cm üzerinde ve polip sayısının az olması durumunda (kanser oluşumu riskini yüksek olduğundan)
  • Sayı olarak kese içerisinde üçten çok ya da 18mm çapından daha büyük polipler varsa (kanser oluşumu riski yüksek olduğundan)

Safra kesesi kanserinde cerrahi yolla tedavi yollarının fazla olması hastalıktaki evre, tümörün yer alması ve ilk olarak başvurulması gereken yöntemin ameliyat olup olmamasına bağlı tespit edilir. Birtakım vaziyetlerde safra kesesiyle beraber karaciğerin lobları üzerinden de doku alınması ya da karaciğerde safra yollarından doku alınması ve diğer önemli uygulamalar gerekebilir.

Safra kesesi kanserinin evreleri:

  • 1. Evre: Kanserin tek bir bölgede olduğu evredir. Safra kesesi uru yalnızca kas içi yerleşimlidir.
  • 2. Evre: Ur yalnızca safra kesesindeki mukoza tabakasında yer almıştır.
  • 3. Evre: Kanser uru safra kesesinin bütün duvarlarını kaplamıştır. Sistik kanalı lenf bezleri ile kaplanmış ya da kaplanmamış olabilir.
  • 4. Evre: Hastalığın bu evresinde safra kesesi uru karaciğerle beraber diğer yan organlara da yayılmıştır. Safra kanalları ile öteki lenf bezlerinde yerleşme vardır.

Safra kesesi kanserinin belirtileri ve tedavisi konusunda hastalığın teşhis edildiği evre çok önemlidir. Hastalıkta evre ilerledikçe yani kötüye gittikçe cerrahi müdahale karaciğer ile lenf bezlerini de kapsayacak biçimde büyük çaplı organ veya doku alınması biçiminde olur. Bu müdahalelerde hedef hastanın hayatta kalma şansını arttırmaktır.

Cerrahi müdahalelerin sonuç vermeyeceği son evrelerdeki hasta kişilerde kapalı boşaltım yapılarak sarılığın düşürülmesine, ağrı düşürücü uygulamalar yapılır. Koruyucu tedavi uygulamaları: Çoğunlukla safra kesesi kanserlerinde kemoterapi sonuç vermez. Karın zarı ve lenfler üzerine yayılma niteliğinde olduklarından radyoterapi de uygulanamaz.  Son zamanlarda urun alınmasının ardından karnın içinin yüksek sıcaklıkta kemoterapiyle 1 ila 1,5 saat temizlenmesi anında direnen yüksek sıcaklıklı kemoterapi ve diğer smart ilaçlar uygulanmaktadır.

Geçici tedavi:

Bu hastalık sinsice ilerlediğinden sona yaklaşan evrede teşhis edilmesi hastanın cerrahi müdahale ile iyileşme ihtimalini kaçırmasına sebep olmaktadır. Böyle kişilerde hastalık teşhis edildikten sonra 1 yıl hayatta kalma ihtimali %5’in altındadır. Geçici tedaviler, hastanın en çok şikayet ettiği belirtileri aza indirip hastanın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflemektedir. Safra kesesi kanserinin belirtileri ve tedavisi kadar bu hastalığın oluşma nedeni de önemlidir.

Safra Kesesi Kanserinin Oluşma Sebepleri

Safra kesesi kanseri oluşumunda sebebin ne olduğu kesin olarak tespit edilememiştir. Çoğunlukla safra kesesi kanserlerinin başlangıç noktası safra kesesinin içini kaplayan salgı hücreleridir. Bu salgı hücreleri süregelen iltihap temelinde birbirleriyle benzer özelliklerini yitirir ve zamanla başta olduğu bölgede sonra da safra kesesinin çoğunluğunda müdahale edilmediği takdirde büyüyen kanser halini alır. Bu sürecin 5 ila 10 yıl arasında bir zamana yayıldığı düşünülmektedir.

Safra kesesi kanserinin insanlarda sirayet etme niteliği safra taşlarıyla oldukça benzerdir. Safra taşlarının binde 5’i ila yüzde 3’ü arasında kanser tespit edilmesinde safra kesesindeki süregelen iltihabın kanser nedeni olduğu söylenmektedir.

Süregelen iltihabın en sona gelmiş hali olarak adlandırılan porselen safra kesesi belirtilerinde kanser tespit edilme ihtimali %25’tir. Bu sebeple bütün porselen safra keselerinde, taşların neden olduğu iltihaplanma ve buna bağlı ödem oluşumuna iyi gelmektedir.

Tüm deneysel araştırmalarda safra kesesi kanseri hastalarının safralarında ikincil safra asidinin olması gerekenden fazla olduğu tespit edilmiştir.

Safra Kesesi Taşının Kanser Oluşumu Üzerindeki Etkisi Nedir?

Safra kesesi kanseri teşhisi konulan hastaların %90’ına yakınında safra taşları olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit safra kesesi taşlarının kanser sebebi olduğunu kanıtlar niteliktedir. Tabi ki bu tespit her hastada kanser sebebinin safra taşları olduğu anlamına gelmemektedir. Safra taşları, ilk olarak kişilerde safra kesesi iltihaplarına ve pankreas enfeksiyonuna sebep olmaktadır. Safra kesesi kanseri riskiyse sonradan belli olur. Ancak safra taşı bulunan hastaların kesinlikle sık sık kontrole gitmeleri ve bunu aksatmamaları gerekmektedir.

Safra Kesesi Kanserine Yakalanmadaki Risk Etmenleri Nelerdir?

Safra kesesi kanserinin belirtileri ve tedavisi kadar bu hastalığa sebep olan faktörlerinin bilinmesi de son derece önemlidir. Risk etmeni şeklinde adlandırılan faktörler, herhangi hastalığın oluşma oranını yükselten faktörlerdir. Fakat burada altı çizilmesi gereken mühim yer şudur; bir ya da daha çok risk etmenini bünyesinde bulunduran kişide bu kanser ya da hastalığın kesinlikle oluşacağı söylenemez.

Safra Kesesi Kanserinin ana sebebi tespit edilememiştir. Fakat sık gözlemlenen risk etmenlerinde şunlar sayılabilir;

  • Safra keselerinde fazla zaman taş olması fazla zamanlı tahribat sebebiyle safra kesesinin iç zarı içinde kansere sebep olan doku kaybına sebep olabilmektedir.
  • İlerlemiş yaş ve kadın olmak (Safra kesesi kanseri hastalarının %75’i kadındır.)
  • Aşırı kilolu olmak.

 

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.