Sinir Sistemi Hastalıklarında Beslenme
Beslenme ve Diyet

Sinir Sistemi Hastalıklarında Beslenme

İnsan yaşamını büyük ölçüde etkileyen ve dikkat edilmesi gereken bireyin yaşamını büyük ölçüde olumsuz yönde etkileyebilecek hastalıklardan biri de sinir sistemi hastalıklarıdır. Sinir sisteminin içinde yer aldığı beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı, kafa sinirleri ve çevre sinirleri oluşan bir sistemdir. Bu bölgeleri etkileyen tüm hastalıklar sinir sistemi hastalıkları olarak adlandırılmaktadır. Sinir sistemi hastalıklarında beslenme hastalığın tedavisi için dikkat edilmesi gereken önemli bir unsurdur.

Sinir Sistemi Nedir?

Sinir ağı olarak da adlandırılan sinir sistemi, hayati önem taşıyan bir organ sistemidir. Canlı varlıkların hem içsel hem de dışsal çevresini algılamasını sağlayan ve bilgi sahibi olması ve edindiği bilgileri analiz edip değerlendiren ve işleyen bir sistemdir. Vücut içinde yer alan hücre ağı aracılığı ile oluşan sinyallerin vücudum farklı bölgelerine iletilmesi ile görevlidir. Organ ve kas aktivitelerini şekillendirip düzenleyen aktif bir sistemdir . Merkezi sinir sistemi ( MSS ) ve çevresel sinir sistemi ( ÇSS ) olmak üzere iki farklı sinir sistemi bulunmaktadır.  Merkezi sinir sistemi Beyin ve omurilikten çevresel sinir istemi ise bütün vücudu saran ve merkezi sinir sisteminin yani beyin ve omuriliğin vücudun tamamı ile bağlantısını sağlayan bir sistemdir. Çevresel sinir sistemi,  istemli hareketlerin temelinde bulunan motor nöronlardan, otonom sinir sisteminden, otonom sinir sisteminden,  parasempatik sinir sisteminden, düzenli istemsiz hareketlerden ve enterik sinir sisteminde oluşan bir sinir  sistemidir. Sinir sistemine yönelik olarak yaşanacak ufacık bir kaza ya da sinir sistemi yapısında meydana gelebilecek küçük zedelenme bile bütün vücudu işlevsiz bırakabilecek önemli ve kalıcı olabilecek durumların ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

Sinir Sistemi Hastalıkları Nelerdir?

Sinir sistemine yönelik olarak meydana gelen  hastalıkları, merkezi ya da çevresel sistemini etkileyen organlarda meydana gelen bir hasar - zedelenme sebebi ile ilgili  organların zarar görmesi sonucu ile oluşan  ciddi boyutlu ve kalıcı etkiye sebep olabilecek hastalıklardır.  Merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sistemi ile ilgili pek çok  hastalık bulunmaktadır.

Felç: Beyin içerisindeki kan dolaşımının olması gerekenden daha az biçimde devam etmesi ya da kan dolaşımının sağlanamaması sebebi ile sinir sisteminin ve kasların gerektiği şekilde düzenli çalışmaması ve hareket edilmesini sağlayan sinirlerin hasar görüp işlevini yerine getirememesi nedeni ile oluşan hastalıktır.

Epilepsi: Beyinde yer alan  sinir hücrelerinin hasar alması dolayısı ile görevini tamamı ile yerine getirememesi sonucunda bilinç kaybı yaşanarak krize biçiminde nöbetler yaşanan hastalıktır.

Akıl hastalığı: Düşüncelerde ya da  davranışlarda, normal kabul edilen insan düşüncelerine ya da  davranışlara uymayan , ve bu temel işlevlerde bozukluk sonucu ortaya çıkan sinir sistemi hastalığıdır.

Parkinson: Beyinde yer alan  sinir hücrelerinin görevini olması gerektiği biçimde  yerine getirememesi nedeni ile meydana gelen  ve vücutta  ellerde görülmeye başlanan istem dışı  gelişen titreme hareketlerinin yaşandığı sinir sistemi hastalığıdır.

Menenjit: Beyin ve  omuriliği kaplayan zardaki iltihaplanma sonucu meydana gelen sinir sistemi hastalığıdır.

Dil felci: Sinir sisteminde oluşmuş olan hasarlar ya da zedelenmeler sebebi ile  dilin işlevini yerine getirememesi ile sonuçlanan sinir sistemi hastalığıdır.

Anosmi: Koku alma  sinirlerinde meydana gelen hasarlar ya da zedelenmeler sonucunda  koku alamama ve koku duyusunun çalışamadığı sinir sistemi hastalığıdır. Nezle ya da grip gibi hastalıkla durumlarında yaşanabilmektedir.

Afoni: Konuşma işlevinin görevini yapmasına  yarayan kasları yöneten sinirlerin zedelenmesi  ya da hasar alma nedeni ile  meydana gelmektedir.  Ses kaybı , boğaz ya da  gırtlak hastalıkları şeklinde de  adlandırılabilmektedir ve konuşma yetisi ortadan kalkmaktadır.

Sinirsel hazımsızlık:  Sinir sisteminin kendi içerisinde görevli bölümlerde uyumlu çalışamamasından ve sinir sisteminin işlevlerin yerine getirilmesi noktasında düzenini kaybetmesi sonucunda  ortaya çıkan sinir sistemi hastalığıdır. Çay ya da kahve tüketimi, çok fazla alkol tüketimi, dengesiz beslenmek rutini , hızlı yemek yemek yemek ya da yeme hızını ayarlayamamak, büyük lokmalar halinde yemek yemek ve yeterince çiğnemeden yemeği yutmak gibi sebepler sonucunda sinirsel hazımsızlık meydana gelebilmektedir.

Çocuk felci hastalığı: Bakteriler sebebi ile meydana gelen çocuk felci hastalığı, omurilikte yer alan kasların kasılmasına sebep  olan ve sinir hücrelerinin hasar görmesi ya da zedelenmesine yol açan  sinir sistemi hastalığıdır. Hastalığı sebep olan  bakteriler dışkılar yolu ile yayılım gösterirler. çocuk felci hastalığının tedavisinde ağız yolu ile  alınan ilaçlar kullanılır.

Sinir sistemi Hastalıklarında Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Sinir sisteminde meydana gelen hastalıklar çevresel sinir sistemi ya da merkezinde zedelenme  ya da hasar alma sonucu oluşmaktadır. Sinir sistemi hastalıklarında  beslenme hastalığın tedavisinde önemlidir. Beynin gelişimi için en önemli faktörlerden biri dengeli ve düzenli beslenmedir. Oluşumu ve gelişimim anne karnında başlayan sinir sisteminin 1\3'ü anne karnında geri kalanı ise doğumdan sonraki ilk yıllarda gelişmektedir. Annenin hamilelik sürecinde amino asit, protein, yağ ve vitamin tüketimi bebeğin beyin gelişimini etkilemektedir. Yani sinir sisteminin gelişimi için beslenme çok etkilidir. Özellikle sinir hücrelerinin gelişimi için B vitamini, elektrolitler ve lipitli  maddelere ihtiyaç duyulmaktadır. Beynin çalışması için gereken ve ihtiyaç duyulan enerji de beslenme ile elde edilmektedir. Bu durum sonucunda huzursuz ruh hali, unutkanlık, zeka gelişiminde yavaşlama ya da gerileme, düşünce sisteminde yavaşlama gibi durumlara yol açabilmektedir. İyot ve demir eksikliği, hamilelik sürecinde ve bu sürecin öncesinde folik asit yetersizliği, doğuştan gelen metabolizma sorunları beyin ve sinir sistemi gelişiminde bozukluklara sebep olmaktadır. Merkezi sinir sisteminin düzenli olarak çalışması ve görevlerini yerine getirmesi için glikozun kesintisiz sağlanarak kan şekerinin düzenli tutulmasını sağlamaktadır.  Kesintisiz glikoz sağlanması beynin bilişsel performansını arttırmaktadır.

Sinir hastalıklarından biri olan epilepsi hastalığında ketojenik diyet uygulanmaktadır. Bu diyet, yağ oranı yüksek, düşük karbonhidrat içeriği, gerekli olan ölçüde protein içeriği olan ve epilepsi gibi kontrol edilemeyen krizlerin ve nöbetlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Hastaların nöbet sayısında ve kriz şiddetinde azalma hedeflenmektedir. Meyve ve sebze tüketimine izin verilir. Tereyağı, sıvı yağ ve yağ oranı yüksek olan mayonez tüketimi arttırılır.

Sinir zedelenmeleri, yaralanmaları ya da tümör sonucunda ortaya çıkan nöritis ve polinöritis hastalığı incelendiğinde çoğunluk ile B vitamini eksikliğinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Nöritis ve polinöritis tedavisinde B vitamini açısından zengin bir beslenme rutini uygulanmaktadır.

 En çok ateroskleroz ve hipertansiyon sebebi ile ortaya çıkan ve merkezi sinir sistemi hastalıkları içerisinde en önemlilerinden biri olan Serebrovasküler hastalıklara yönelik beslenmede tuz tüketimi kontrol altına alınır. Aşırı kilolu olma durumu mevcut ise ideal kiloya ulaşma hedeflenir. Doymuş yağ kullanımı azaltılmaya çalışılır. Potasyum mineralinin kullanımı belli bir seviyede tutulur. Antioksidan kabul edilen yiyecekler arttırılır.

Migren hastalığına yönelik olarak yapılan çalışmalarda tüketilen bazı besin gruplarının ve yiyeceklerin hastalığı tetiklediği tespit edilmiştir.

Alzheimer hastalığı ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda B vitamini grubundan özellikle B6 vitamini eksikliği, folik asit eksikliği ya da Mn sembollü manganez elementinin eksikliği ya da azlığının büyük bir etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Bu hastalığı yönelik beslenmeye ilişkin olarak bu element ve vitaminlerin tüketilmesinin yanı sıra C vitamini, bol meyve ve sebze tüketimi, dengeli tuz tüketimi tedaviye de katkı sağlamaktadır. Ayrıca alzheimer hastalığına yönelik beslenmeye Omega 3 ve balık yağı desteği de uygulanmaktadır.

 

 

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.