Hepatit C Nedir?
Dahiliye

Hepatit C Nedir?

    Hepatit C büyük oranda karaciğeri etkileyen bir enfeksiyon olarak kabul görür. Hastalığa, hepatit C virüsü neden olur. Hepatit C, ekseriyetle bir belirti göstermez fakat kronik enfeksiyon, karaciğerde yaralanmalar ve hastalıkla geçen uzun yılların ardından siroz yapabilir. İlaveten, bazı hallerde, sirozlularda, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri veya ölümcül kanamalara neden olabilecek, yemek borusu ve midedeki damarların aşırı şişmelerine yol açabilir.

    Hepatit C, kan ve vücut sıvıları yoluyla farklı biçimlerde bulaşan Hepatit C (HCV) virüsünün  karaciğerde oluşturduğu bir tür enfeksiyondur. Global düzeyde yüksek derecede bulaşıcılık sayısına sahip olan hastalık, mühim ve dikkat edilmesi elzem olan kalıcı etkiler yaratabilir. Karaciğer yetmezliği ve kansere neden olabilen virüs tedavisine kısa sürede başlanırsa şayet olası etkilerin önüne geçmek mümkün. Akut ya da kronik hastalıklar meydana getirebilen virüsün etkileri, bulaştığı andan sonra altı aylık bir zaman içinde semptomların gözlemlene bilmektedir. Genelde kan yoluyla yayılan, kolay atlatılabileceği gibi aşırı ağır sonuçlara da neden olabildiği için tedavi sürecinin çok dikkatli ve detaylı bir biçimde yapılması şarttır.

    Hepatit C Tarihsel Süreci

    1970'li yılların ortasında Ulusal Sağlık Enstitüsü, Kan Nakil Departmanı Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü şefi J. Alter ve araştırma birimi, pek çok kan naklinden sonra hepatit vakalarının hepatit A ya da B virüsleriyle ilişkili olmadığını göstermiştir. Bu buluşa karşılık gelen 10 yıl süre içinde virüsü tasvir etmek amacıyla gösterilmiş uluslararası çabalar başarısızlıkla sonuçlandı. 1987'de Chiron firması çalışanı Houghton, Lim Choo ve Kuo, Hastalık kontrol ve Önleme Merkezleri’nden Dr. Bradleyle beraber çalışıp, bilinmeyen organizmayı tespit etmek ve tanısal test geliştirebilmek amacıyla daha önce kullanılmamış bir moleküler klonlama biçimi kullandılar. 1988 yılında, Alter A veya B olmayan hepatit çeşitleri konulu bir panelde, varlığını doğrulayıp virüs onayladı. 1989 yılı Nisan ayında, Science dergisinde Hepatit C keşfi iki makale olarak yayımlandı. Buluş, teşhis ve ilerlemiş antiviral tedavi yöntemleriyle alakalı önemli ilerlemelere neden oldu. 2000 yılımda, Dr. Alter ve Houghton, Hepatit C'ye neden olan virüsün keşfiyle alakalı öncü çalışmalardan ve ABD'de 1970'lerde yüzde otuzdan, 2000 yılında yüzde sıfıra indiren kan nakliyle bulaşan hepatit riskini azaltan görüntüleme yöntemlerini geliştirmeleri sebebiyle Klinik Tıp Araştırması alanında Lasker Ödülüyle onurlandırılmışlardır. Chiron, virüsün teşhisiyle alakalı çok çeşitli patentler almıştı.

    Hepatit C Virüsü Ne şekilde Yayılır

    Hepatit C, kan ve vücut sıvılarıyla yayılan hastalık tiplerindendir. Kan yoluyla bulaşma tehlikesinin en fazla olduğu haller, kişisel bakım ürünleri değiş tokuşu ya da hastanelerde gerekli hijyenik ortamın yeterince sağlanamaması gibi sorunlardır. Virüs ekseriyetle;

    • Hepatit C taşıyıcısı bir hastada kullanılmış bir iğnenin tekrar sağlıklı bir hastada kullanılması,
    • Damar içi uyuşturucuların ve araç gerecinin ortak kullanılması,
    • Kan ya da organ nakil operasyonlarında tanı koyulmadan yapılan işlemler,
    • Taşıyıcı annelerin yeni doğanlara virüs bulaştırması,
    • Diş fırçaları ya da jilet benzeri kan değme riski yüksek kişisel bakım ürünlerin farklı kişilerce kullanımı,
    • Steril olmayan araç gerecin kullanımıyla piercing ya da dövme uygulanması,
    • Temiz olmayan tıbbi ve kozmetik araç gerecin kullanılması
    • Sağlık ekiplerinin açılmış yara ya da vücut sıvılarıyla temasları...

    Benzeri az ihtimalli ancak olasılığı yüksek vakaların da içinde bulunduğu unsurlar sonucunda kişilere Hepatit C bulaşmaktadır.

    Hepatit C Ne Gibi Sorunlar Yaratabilir?

    İlk bulaştığı anlarda vücutta hemen anlaşılabilen belirtilere sebep olmayan Hepatit C, genelde ileriki süreçlerde vücuttaki etkilerini göstermeye başlıyor. Her zaman başlangıçta tespit edilemeyen Hepatit C hastalığı, sonraki aşamalarda ise vücutta çeşitli sorunlar şeklinde ortaya çıkıyor. Yorgunluklar, halsizlikler, hazımsızlık ve vücudun çeşitli bölümlerinde ağrı oluşması gibi belirtiler gösterebilen Hepatit C, genellikle diğer hepatitler gibi mutlaka sarılığa sebep olmazlar. Virüse sahip olan hastaların büyük bir kısmında kronikleşen hastalık, çok nadir tamamıyla iyileşme ile de sonuçlanır. Siroz ya da karaciğer kanseri gibi ciddi sorunlara kadar ilerleyebilen Hepatit C etkileri, yavaş bir şekilde artarak etkisini uzun süre sonra göstermeye başlar.

    Hepatit C Tanı Teknikleri

    Hastalık sürecinde hastaların oldukça bitkin ve halsiz hissetmesine neden olan Hepatit C, tanı konma işleminin kolay bir şekilde gerçekleştirilmediği bir hastalıktır. Ekseriyetle seneler sonra etkisinin ortaya çıktığı HCV virüsü tanısının koyulması için vücutta oluşabilecek birtakım durumlar sonrası doktor kontrolüne gidilmesi tavsiye edilir. İştahsızlıklar, bulantılar, halsizlikler, sağ üst kadran hassasiyeti, karın ağrıları ve kusmak gibi şikayetleri olan hastalar bu kontrollere aksatmadan gitmesi büyük bir önem taşıyor. Hepatit C tanısının koyulabilmesi için Anti-HCV pozitifliği, tamamlayıcı testler ve RIBA ve HCV-PCR doğrulama işlemlerinin gerçekleştirilmesi lazım. Çeşitli durumlarda uygulanabilen tanı ve test seçenekleri sayesinde gerekli tedavi hakkında net bir yöntem seçilir.

    Vücutta Yarattığı Sorunlar ve Belirtileri

    Hepatit C virüsünün vücuttaki kuluçka süresi genelde 2 haftayla 6 ay arasında farklılık gösterir. Uzun bir müddet boyunca herhangi bir belirtinin görülmediği hastalıkta, ileriki aşamalarda fiziksel fonksiyonlarda yorgunluk, bitkinlik gibi etkiler yaratıyor. Mide ağrıları, kusma, iştahsızlıklar gibi belirtilere sebep olabilir ve diğer hepatit hastalıklarına oranla ender olarak sarılık şeklinde de ortaya çıkabilir. Hastaların belli bir kısmında, gerekli önlemler alınmadığı zaman, siroz ya da karaciğer kanserine kadar ilerleyebilen etkilere sebebiyet verebilir. Vücutta ortaya çıkardığı ağrılar ve acıların şiddetli olabildiği Hepatit C etkilerinden kısa sürede kurtulmak ve iyileşme aşamasına başlanması büyük önem taşıyor.

    Hepatit C Teşhis ve Tedavi Süreci

    Genellikle iki adet kan testinin yapılmasıyla teşhisi konulan Hepatit C hastalığının, tanı süreci sonrasında kısa zaman içerisinde kontrol altına alınabilmekte. Antikor ile PCV testinin uygulanması sonucu iki hafta içinde hastalık süreciyle ilgili izlenmesi en doğru yollara karar veriliyor. Virüsün vücuttaki etki ve değişikliklerin yoğunluk oranı kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu sebeple tedaviye karar verilmeden evvel farklı test ve tetkiklerden de yardım alınması mümkündür. ALT, AST ve albümin benzeri kan testlerine ek olarak fibroscan ve ultrasonografik incelemelerle karaciğer biyopsisi sonrası hastalık ilerleyişi hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Dünyanın pek çok farklı yerinde geliştirilmekte olan Hepatit C tedavi yöntemleri farklı uygulama içerik ve sürelerine sahip. Doktorlarımızın sizin için önerdikleri tedavi yöntemi sayesinde hastalığın etkileri üzerinde ciddi azalmalar ve tamamen iyileşme gözlemlenebilmektedir.

    Hepatit C Tedavi Teknikleri

    Teşhis konulmadı aşamasının ardınsan hastalığın neden olduğu etkilere uygun olan kapsamlı bir tedavi yöntemi belirlenir. Günümüzde hala türlü tedavilerinin araştırmalarla ilerletildiği Hepatit C’nin zararlarında, tedavi sürecinde önemli bir azalma yaşanıyor. Tedavi teknikleri arasında olan yöntemler; doğrudan etkili antivirallerin kullanılması, virüs eliminasyonları ve kür sağlamak koşuluyla sorunla baş edilmesi yöntemleridir. Enjeksiyon yöntemi ile kullanılan interferon bazlı tedaviler yerine DEA tedavisi uygulanıyor ve bu sayede hastalıkla mücadele 8/12 haftaya kadar indirebiliyor. DEA temeline sahip tedavilerin karaciğer fonksiyonlarını düzenlediği, siroz ve benzeri komplikasyon tiplerini büyük oranda azalttığı, kanser gelişimini büyük oranda önleyebildiği gözlemlendi. Hepatit C seyrini iyileştiren çeşitli tedavi yöntemlerinin kullanılmasıyla ölüm oranında önemli bir azalma meydana geldi. Tedavi ihtiyaç ve yanıtı, kandaki RNA virüsünün çoğalması ile belirlenmekte ve izlenmektedir.

    Hepatit C Hastalığından Korunma Yöntemleri

    Hepatit C'den korunmak amacıyla geliştirilmiş olan belirli bir aşı uygulaması henüz yoktur. Bu yüzden en etkili yöntem şüpheli temastan korunmaktır. Virüs taşıyanlar, hastalığı kendileri bulaştırmıyor olsalar dahi başkalarıyla temasta dikkat etmeleri ve süreç içinde düzenli doktor kontrollerini gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Hepatit C hastalığından korunma teknikleri primer ve sekonder olmak üzere iki başlık altında incelenmelidir.

    1) Primer yöntemler;

    Kanın ve kan ürünlerinin HCV açısından taranarak kullanılması,

    Sağlık çalışanları ve kurumları için genel hijyene yönelik önlemlerin detaylı bir biçimde alınması,

    Tek kullanımı olan, hijyenik tıbbi malzemelerin seçilmesi ve güvenli enjeksiyon işlemlerinin yapılması

    Şahsi bakım malzemelerinin başka kişilerce kullanımından kaçınmak.

    2) Sekonder yöntemler;

    Hastalarla temas halinde olanlar ve risk taşıyanların kanlarında HCV taramalarının yapılması,

    Seronegatif hastası olanların HBV ve bağışıklık değerlerine uygun biçimde Hepatit A için aşı yaptırmaları gereği,

    Seronegatif hastası olanların, hastalığın ileri aşamalarından ve hızlı ilerleyiş ihtimalinden kaçınmaları için alkol VB. zararlı maddelerden uzak durmaları gereği.

    Gebelik ve Doğum Sürecinde Hepatit C

    HCV taşıyıcı annelerim, hamilelik sürecinde hastalığı bebeğe geçirme tehlikesinin olmadığı bilinir. Fakat virüsün doğum sırasında bebeğe geçme ihtimali olup, bununla ilgili önlemlerin alınabilmesi amacıyla gerekli tedavinin yapılması önerilmektedir. Hepatit C taşıyıcısı annelerin, doğumun ardından emzirme dönemleri boyunca bebek için herhangi bir bulaşıcılık ihtimali olmadığı tespit olmuştur. Ancak meme uçlarında çatlaklar ve kanamaların gözlemlendiği vakalarda ya da annenin viral yükünün fazla olduğu hallerde emzirmeye ara verilmesi uygun olabilir. Hastalık bulaşma ihtimali ve tedavi süreciyle alakalı gerekli yöntemlerin izlenebilmesi amacıyla gebelik öncesi ya da döneminin başlarında gerekli olan tıbbi yardımlara başvurulması tavsiyemizdir.

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    Yazar Hakkında

    Tıbbi Yayın Kurulu

    Tıbbi Yayın Kurulu

    tarafından 17.11.2020 tarihinde onaylandı.

    İletişim Formu

    Yazar Hakkında

    Tıbbi Yayın Kurulu

    Tıbbi Yayın Kurulu

    tarafından 17.11.2020 tarihinde onaylandı.