Lökosit Nedir? Yüksekliği ve Düşüklüğü
Hematoloji

Lökosit Nedir? Yüksekliği ve Düşüklüğü

    Lökositler, bilinen diğer adıyla beyaz kan hücreleri, vücudun bağışıklık sisteminin önemli bir bileşenidir. Kanın bir parçası olarak bulunurlar ve vücudu enfeksiyonlardan, yabancı maddelerden ve hastalıklardan korumak için çeşitli görevleri vardır.

    Lökositler, genel olarak iki ana kategoriye ayrılırlar:

    • • Granülositler: Bu kategori altında nötrofiller, eozinofiller ve bazofiller bulunur. Nötrofiller, bakteri ve diğer patojenleri hedef alarak enfeksiyonların kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Eozinofiller, parazit enfeksiyonlarına ve alerjilere karşı savaşan hücrelerdir. Bazofiller ise alerjik reaksiyonlarda ve inflamasyon süreçlerinde rol oynarlar.
    • • Agranülositler: Bu kategori altında lenfositler ve monositler bulunur. Lenfositler, bağışıklık sisteminin uzun vadeli hafızasını oluşturan ve antikorlar üreten hücrelerdir. Monositler ise vücutta yabancı maddeleri temizleyen ve enfeksiyonlarla savaşan büyük hücrelerdir.

    Lökositler, enfeksiyonlarla savaşmanın yanı sıra vücuttaki iltihaplanma süreçlerini kontrol ederler ve doku onarımına katkıda bulunurlar. Normalde kanda belirli bir seviyede bulunurlar, ancak enfeksiyonlar veya diğer sağlık sorunları durumunda bu seviyeler artabilir. Lökosit seviyelerini ölçmek, birçok tıbbi teşhis ve sağlık durumu izlemesi için kullanılan yaygın bir laboratuvar testidir.

    Lökosit Türleri Nelerdir?

    Lökositler, farklı görevlere sahip olan ve yapılarına göre farklı türlerde sınıflandırılabilen beyaz kan hücreleri olarak bilinir. İşte lökosit türlerinin ana kategorileri:

    • Nötrofiller: Nötrofiller, en yaygın lökosit türlerinden biridir ve enfeksiyonlarla savaşmada önemli bir rol oynarlar. Bakteri, mantar veya diğer mikroorganizmaları hedef alarak fagositoz yaparlar (yabancı maddeleri içine alarak sindirme) ve enfeksiyonların kontrol altına alınmasına yardımcı olurlar.
    • Lenfositler: Lenfositler, bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır ve bağışıklık tepkilerini düzenlerler. İki ana türü vardır: T lenfositleri ve B lenfositleri. T lenfositleri, vücutta enfeksiyonları kontrol etmek ve hücresel bağışıklık tepkilerini düzenlemek için önemlidir. B lenfositleri ise antikorlar üreterek mikropların etkisiz hale getirilmesine katkıda bulunur.
    • Eozinofiller: Eozinofiller, parazit enfeksiyonlarına ve alerjik reaksiyonlara karşı savaşan lökositlerdir. Alerjenlere ve parazitlere karşı bağışıklık tepkilerini düzenlerler.
    • Bazofiller: Bazofiller, alerjik reaksiyonlarda ve inflamasyon süreçlerinde rol oynarlar. Bazı inflamasyonlarda histamin gibi kimyasalların salınmasına neden olarak iltihaplanmayı artırırlar.
    • Monositler: Monositler, büyük ve fagositoz yetenekleri yüksek olan lökositlerdir. Dokularda yabancı maddeleri temizlerler, bakterileri ve hücre artıklarını yutarlar. Monositler genellikle dokularda makrofajlara (dokuların temizlenmesi ve onarılmaya yardımcı olan hücreler) dönüşürler.

    Lökosit Bozuklukları Nelerdir?

    Lökosit bozuklukları, vücuttaki beyaz kan hücrelerinin (lökositler) sayısı veya işlevindeki anormalliklerdir. Bu bozukluklar, bağışıklık sistemi işlevselliğini etkileyebilir ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. İşte bazı lökosit bozukluklarının örnekleri:

    • Lökopeni: Kanda yetersiz sayıda lökosit bulunması durumunu ifade eder. Bu durum, vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakabilir. Lökopeninin nedenleri arasında kemoterapi, radyoterapi, kemik iliği hastalıkları ve bazı ilaçlar bulunabilir.
    • Lökositoz: Normalden daha yüksek lökosit sayısına sahip olma durumunu ifade eder. Bu, bir enfeksiyonun, iltihaplanmanın veya diğer bağışıklık tepkilerinin bir işareti olabilir. Ayrıca, bazı kan hastalıkları, lösemiler ve stres durumlarında da lökositoz gelişebilir.
    • Nötropeni: Nötrofil adı verilen özel bir lökosit alt türünün düşük seviyelerde bulunduğu bir durumdur. Bu, bakteriyel enfeksiyonlara karşı savunmayı zayıflatabilir. Kemik iliği sorunları, kemoterapi ve bazı genetik hastalıklar nedeniyle nötropeni gelişebilir.
    • Lenfositopeni: Lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinin sayısının az olduğu bir durumdur. Bu, bağışıklık sistemi işlevini etkileyebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. HIV gibi bağışıklık sistemi sorunları ve bazı ilaçlar lenfositopeniye neden olabilir.
    • Eozinofili ve Bazofili: Eozinofil adı verilen lökositlerin yüksek seviyelerde bulunduğu bir durumu ifade eder. Alerjiler ve parazit enfeksiyonları gibi bazı durumlar eozinofiliye yol açabilir. Bazofili ise bazofillerin aşırı miktarda bulunduğu bir durumu ifade eder ve bazı alerjik reaksiyonlarda veya inflamasyonlarda artabilir.

    Lökosit Değeri Kaç Olmalı?

    Lökosit (beyaz kan hücresi) değeri, bir kişinin sağlık durumuna ve yaşına bağlı olarak değişebilir. Genel olarak, bir yetişkinin normal lökosit seviyeleri yaklaşık olarak 4.000 ile 11.000 beyaz kan hücresi (lökosit) per mikrolitre (µL) kan arasında olmalıdır. Bu değer laboratuvar testleri sırasında ölçülür ve genellikle bir kan sayımı (CBC - Complete Blood Count) testi ile belirlenir.

    Gebelikte Lökosit Değeri Kaç Olmalı?

    Gebelik sırasında lökosit (beyaz kan hücresi) değerleri, hamilelik öncesi döneme kıyasla hafif bir artış gösterebilir. Bu artış, vücudun gebelik sırasında artan enfeksiyon riskine yanıt olarak ortaya çıkabilir. Ancak gebelik sırasında normal lökosit seviyeleri, genellikle hamilelik öncesi yetişkinler için geçerli olan 4.000 ila 11.000 lökosit per mikrolitre (µL) aralığında olmalıdır.

    Gebelik sırasında lökosit seviyeleri genellikle hamilelik öncesi seviyelerle benzerdir. Ancak bazı durumlarda bu seviyeler hafifçe artabilir. Bu, vücudun gebelikle ilgili hormonal ve immünolojik değişikliklere tepki verdiğini yansıtabilir.

    Lökosit Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?

    Lökosit yüksekliği, bir kişinin kanında normalden daha fazla beyaz kan hücresi (lökosit) bulunması durumudur. Lökosit yüksekliği, bir enfeksiyonun veya diğer sağlık sorunlarının bir işareti olabilir. Lökosit yüksekliği belirtileri şunlar olabilir:

    • Ateş: Enfeksiyonlara veya iltihaplanmalara bağlı olarak vücut sıcaklığında yükselme (ateş) görülebilir.
    • Halsizlik: Lökosit yüksekliği, vücudun savunma mekanizmalarını harekete geçirerek kişinin kendini halsiz hissetmesine neden olabilir.
    • Baş ağrısı: Enfeksiyonlar veya iltihaplar baş ağrısına yol açabilir.
    • Boğaz ağrısı: Üst solunum yolu enfeksiyonları, boğaz ağrısına neden olabilir.
    • İştah kaybı: Enfeksiyonlar veya iltihaplanma, iştah kaybına yol açabilir.
    • Mide bulantısı ve kusma: Lökosit yüksekliği ile ilişkilendirilebilecek diğer belirtiler arasında mide bulantısı ve kusma bulunabilir.
    • Kas ve eklem ağrıları: Enfeksiyonlara veya bazı iltihaplanmalara bağlı olarak kas ve eklem ağrıları gelişebilir.
    • Solunum sorunları: Akciğer enfeksiyonları, özellikle bakteriyel enfeksiyonlar, solunum sorunlarına yol açabilir.
    • İdrar değişiklikleri: İdrar yolu enfeksiyonları, sık idrara çıkma, idrarda kan veya yanma hissi gibi belirtilere yol açabilir.
    • Diğer spesifik belirtiler: Lökosit yüksekliğinin altında yatan nedenlere bağlı olarak, spesifik belirtiler de ortaya çıkabilir. Örneğin, bir kişi lösemi gibi bir kan kanseri nedeniyle lökosit yüksekliği yaşıyorsa, kanamaya, deri döküntülerine ve lenf düğümlerinde şişliğe yol açabilir.

    Lökosit Yüksekliğinde Ne olur?

    Lökosit yüksekliği, bir kişinin kanında normalden daha fazla beyaz kan hücresi (lökosit) bulunması durumunu ifade eder. Lökosit yüksekliği, genellikle vücudun bir enfeksiyonla savaştığı veya iltihaplandığı bir yanıt olarak ortaya çıkar. Lökosit yüksekliğinin nedeni ne olursa olsun, bazı olası sonuçlar ve etkiler şunlar olabilir:

    • Enfeksiyonların Kontrol Edilmesi: Lökositler, vücutta enfeksiyonlarla savaşan önemli savunma hücreleridir. Lökosit yüksekliği, vücutta patojenlerin (örneğin, bakteriler veya virüsler) varlığını algıladığında artar ve bu enfeksiyonların kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
    • İltihaplanma: İltihap (enflamasyon) durumlarında, lökositler iltihaplı bölgeye yönlendirilir. Bu, vücudun yaralanmalara veya dokulardaki hasarlara yanıt olarak meydana gelebilir.
    • Belirtiler: Lökosit yüksekliği, ateş, halsizlik, baş ağrısı, boğaz ağrısı, iştah kaybı ve diğer enfeksiyon belirtilerine yol açabilir.
    • Temel Nedenin Teşhisi: Lökosit yüksekliği, altta yatan nedeni belirlemek için daha fazla değerlendirme gerektirebilir. Doktor, hastanın semptomlarına, fiziksel muayenesine ve laboratuvar test sonuçlarına dayanarak bu nedeni tanımlamaya çalışacaktır.
    • Tedavi: Lökosit yüksekliğinin temel nedenine bağlı olarak, uygun tedavi planı geliştirilebilir. Örneğin, enfeksiyonlar antibiyotiklerle tedavi edilebilirken, iltihaplanma durumlarına karşı anti-enflamatuar ilaçlar veya diğer tedavi yöntemleri kullanılabilir.
    • Komplikasyonlar: Lökosit yüksekliğinin nedeni ciddi bir hastalık ise veya uygun tedavi uygulanmazsa, bu durum bazı komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle tedavi edilmeyen enfeksiyonlar vücutta daha fazla hasara yol açabilir.

    Lökosit Neden Yükselir?

    Lökosit yükselmesi, bir kişinin kanında normalden daha fazla beyaz kan hücresi (lökosit) bulunması durumunu ifade eder. Lökosit yükselmesinin birçok farklı nedeni olabilir ve bu nedenler arasında şunlar yer alır:

    • Enfeksiyonlar
    • İltihaplanma
    • Fiziksel Stres
    • Romatoid Artrit ve Diğer İmmün Hastalıklar
    • Kanser
    • kortikosteroidler
    • Sigara İçmek
    • Tıbbi Durumlar

    İdrarda Lökosit Yüksekliği Nedir?

    İdrarda lökosit yüksekliği, idrar örneğinde normalden daha fazla beyaz kan hücresi (lökosit) bulunması durumunu ifade eder. İdrarda lökosit yüksekliği, genellikle bir idrar testi sırasında tespit edilir. Bu durum, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek hastalıkları veya idrar yolu iltihaplanmaları gibi çeşitli sağlık sorunlarının bir işareti olabilir.

    İdrarda lökosit yüksekliği nedenleri şunlar olabilir:

    • İdrar Yolu Enfeksiyonları
    • Böbrek Taşları
    • İdrar Yolu İltihaplanmaları
    • Böbrek Hastalıkları
    • İdrar Yolu Tümörleri

    Lökosit Düşüklüğü Nedir?

    Lökosit düşüklüğü, bir kişinin kanında normalden daha az beyaz kan hücresi (lökosit) bulunması durumunu ifade eder. Lökositler, vücudu enfeksiyonlara, yabancı maddelere ve hastalıklara karşı koruyan beyaz kan hücreleri olarak önemlidir. Bu nedenle lökosit düşüklüğü, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını engelleyebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.

    Lökosit düşüklüğünün nedenleri şunlar olabilir:

    • Kemik İliği Sorunları: Kemik iliği, lökositlerin üretildiği yerdir. Kemik iliği hastalıkları veya zarar görmesi sonucu lökosit üretimi bozulabilir. Örneğin, aplastik anemi gibi bir durum, kemik iliği fonksiyonlarını etkileyebilir.
    • Radyasyon veya Kemoterapi: Radyasyon tedavisi veya kemoterapi, kanser tedavisinin bir parçası olarak kullanıldığında kemik iliği hücrelerini etkileyebilir ve lökositlerin üretimini azaltabilir.
    • Otoimmün Hastalıklar: Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sistemi hücrelerinin kendi vücut dokularına saldırdığı durumlardır. Bu, lökositlerin azalmasına neden olabilir.
    • Enfeksiyonlar: Ciddi enfeksiyonlar bazen lökosit seviyelerini düşürebilir, çünkü enfeksiyonlar lökositleri enfeksiyon bölgesine çekebilir.
    • Kemik İliği Metastazları: Bazı kanser türleri, kemik iliği hücrelerinin yerini alarak lökosit üretimini engelleyebilir.
    • Beslenme Yetersizlikleri: Bazı besin maddeleri, özellikle B12 vitamini ve folik asit, kemik iliği sağlığı için gereklidir. Bu besin maddelerinin eksikliği, lökosit düşüklüğüne yol açabilir.

    Lökosit Düşüklüğü Belirtileri Nelerdir?

    Lökosit düşüklüğü (lökopeni), vücuttaki beyaz kan hücrelerinin (lökositler) sayısının normalden daha düşük olduğu bir durumdur. Lökositler, bağışıklık sistemi işlevselliği için önemlidir, bu nedenle lökosit düşüklüğü bağışıklık sistemi işlevini etkileyebilir. Lökosit düşüklüğünün belirtileri ve semptomları şunlar olabilir:

    • • Enfeksiyonlar: Lökositler, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan hücrelerdir. Lökosit düşüklüğü, sık veya şiddetli enfeksiyonlara karşı savunmasızlığa yol açabilir. Sık tekrarlayan enfeksiyonlar veya enfeksiyonların iyileşme süresinin uzaması, lökosit düşüklüğünün bir işareti olabilir.
    • • Ateş: İnflamasyon ve enfeksiyonlara karşı vücudun yanıtı olarak ateş yükselmesi görülebilir.
    • • Halsizlik: Lökosit düşüklüğü, vücudu enfeksiyonlara karşı savaşma kapasitesini azaltabilir, bu da halsizlik ve yorgunluk hissine yol açabilir.
    • • Genel Zayıflık: Vücut, enfeksiyonlara veya diğer sağlık sorunlarına karşı savaşırken genel olarak zayıf hissetme.
    • • İştah Kaybı: Lökosit düşüklüğüne sahip kişiler iştahlarını kaybedebilirler.
    • • Boğaz Ağrısı: Üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak boğaz ağrısı görülebilir.
    • • Solunum Sorunları: Lökosit düşüklüğü, akciğer enfeksiyonlarına karşı savunmasızlığa yol açabilir ve bu da solunum sorunlarına neden olabilir.
    • • Deri Enfeksiyonları: Deri üzerinde tekrarlayan veya uzun süreli enfeksiyonlar (örneğin, selülit) ortaya çıkabilir.
    • • Deri Döküntüleri: Lökosit düşüklüğüne bağlı olarak deride döküntüler gelişebilir.

    Şiddetli lökosit düşüklüğü (ağır lökopeni), kemik iliği işlevinin ciddi şekilde etkilendiği durumlarda yaşanabilir ve bu durumda ciddi enfeksiyonlar veya kanama sorunları riski artabilir.

    Lökosit Düşüklüğü Neden Olur?

    Lökosit düşüklüğünün birçok farklı nedeni olabilir ve bu nedenler arasında şunlar yer alır:

    • Kemik İliği Sorunları
    • Radyasyon ve Kemoterapi
    • İlaçlar
    • Otoimmün Hastalıklar
    • Beslenme Yetersizlikleri
    • Viral Enfeksiyonlar
    • Bakteriyel Enfeksiyonlar
    • Genetik Faktörler

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    Aynur UğurBİLGİN
    Hematoloji

    Prof. Dr.

    Aynur Uğur BİLGİN

    Koru Ankara Hastanesi