Kan Kanseri (Lösemi) Tedavisi ?
Hematoloji

Kan Kanseri (Lösemi) Tedavisi ?

    Halk dilinde Lösemi olarak da bilinen kan kanseri, insan vücudundaki kan hücrelerinin oluşmasını sağlayan süngerimsi bir doku olan ve kemiklerin içerisinde bulunan kemik iliğinin içerisindeki kan üretimine yarayan kök hücrelerin gereğinden fazla oluşmaya başlaması veya durması anlamına gelen bir kanser türüdür. Lösemi başladığında ilk olarak kemik iliğini daha sonrasında ise tüm organları ele geçirerek zarara uğratır.

    İnsan vücudu için önemli olan kan üretimi ve lenfatik sistem lösemi tarafından zarara uğradıktan sonra kan kanseri tedavisi yapılmazsa sürekli ilerleyen bir yol izlenmektedir. Löseminin ilerlemesinin iki türü bulunmaktadır. Bunlardan biri olgunlaşmış akyuvarların kontrol dışı artmasıyla oluşan kronik ve yavaş seyreden türüdür. Diğeri ise olgunlaşmamış akyuvarların kontrol dışı artmasıyla oluşan akut ve hızlı seyreden türüdür. İkinci tür hızlı seyretmesinden dolayı oluşmaya başladıktan sonra 1 veya 2 ay içerisinde hasta da belirti vermeye başlamaktadır. Bu yüzden de ikinci türde hastalık daha çabuk fark edilip tedaviye başlanabilmektedir. Kan kanserinin nedeni henüz tam olarak bilinememektedir. Fakat klinik çalışmalara göre; radyasyon, tarım ilaçları ve bazı kimyasallar lösemiye neden olabilmektedir.

    Lösemi’nin Çeşitleri Nelerdir?

    Lösemi temelde iki farklı tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar; akut lösemi ve kronik lösemi olmaktadır.

    Akut lösemi, birden ortaya çıkan ve çok hızlı ilerleyen lösemi türüdür ve kendi içerisinde akut lenfoblastik lösemi ve akut miyeloblastik lösemi olarak ayrılmaktadır. Kronik lösemi ise daha yavaş ilerleyen bir türdür ve kronik lenfosittik ve kronik miyeloid lösemi olarak ikiye ayrılmaktadır.

    Akut Lösemi Nedir?

    Kan kanseri hastalarının %15 ila %20’si akut lösemi türünde olmaktadır. Çok hızlı ilerleyen bir tür olan akut lösemi, çocuk hastalarda görülme olasılığı çok daha fazla olmaktadır. Her yaşta görülebilir olsa da çocuklar haricinde ileriki yaşlarda görülme sıklığı da fazla olmaktadır. Kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucunda oluşan akut lösemi birden ortaya çıkması ve hızlı ilerlemesi sonucunda belirtiler de erken safhalarda ortaya çıkabilmektedir. İlk olarak kemik iliğinde ortaya çıkan hastalık ileriki süreçlerde bütün vücuda yayılabilmektedir. Üstelik bu hastalıkta kan hücrelerinden olan lökosit üretilemediği için en ufak enfeksiyonlar hastayı kötü bir duruma getirebilmektedir. Yine kan hücrelerinden biri olan kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombosit üretimi olmadığı için de ciltte kanamalar veya iç organlarda kanamalar meydana gelebilmektedir. Akut lösemi hastaları ilk ve en büyük belirti olarak kendilerinde kansızlık fark etmektedirler. Akut lösemi kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

    1. Akut Miyeloblastik Lösemi: Myelositik kökeni bulunan blastların kontrol dışı çoğalması ve görevini yerine getirememesi sonucunda oluşur. En fazla 20’li yaşlardaki hastalarda görülen bu tür, yetişkinlerde de çok sık rastlanmaktadır.
    2. Akut Lenfoblastik Lösemi: İlkel ve lenfoid kökenli blastların kontrol dışı çoğalması ve görevini yerine getirememesi sonucunda oluşmaktadır. Çocuk hastaların büyük çoğunluğu bu türe sahip olmaktadır. Yetişkinlerde ise %20 oranda bulunmaktadır.

    Her ikisi de çok hızlı ilerleyen tür de olmakla beraber erken tanı ile kan kanseri tedavisi başlanması çok önem arz etmektedir.

    Kronik Lösemi Nedir?

    Lösemi türünün yavaş ilerleyen ve belirtilerinin daha geç fark edildiği türü olan kronik lösemi, oldun akyuvarların görevini yerine getirememesi sonucunda oluşmaktadır. Kronik löseminin iki türü bulunmaktadır. Bunlar;

    • Kronik Lenfositik Lösemi: Lenfoid kökenli olan ve enfeksiyonlara karşı vücudu koruyan beyaz kan hücrelerinin kontrol dışı çoğalması ve görevlerini yerine getirememesi sonucu oluşmaktadır. Kronik lenfosit lösemideki hücreler; lenf nodları, kemik iliği ve kana yerleşerek lenf düğümlerinde şişmeye yol açmaktadır. En çok 60 yaş ve üzeri hastalarda görülmekle beraber löseminin %30’unu oluşturmaktadır. Bu hastalığın tanısı için genetik bir test yapılmaktadır. Geçmiş dönemlerde tedavisi oldukça zor olamsına rağmen günümüzde kan kanseri tedavisi oldukça basit olmaktadır.
    • Kronik Myeloid Lösemi: Myeloid kökeni olan hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile meydana gelen kronik myeloid lösemi, en çok 25 ile 60 yaş arasında görülmektedir.

     Lösemi Neden Oluşmaktadır?

    Günümüzde löseminin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber birçok araştırma yapılmaktadır. Yapılan araştırmalara göre genetik faktörler, çevresel faktörler, immünolojik faktörler ve viral faktörlerin hastalığın oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Detaya girmek gerekirse:

    • Kemoterapi ilaçları alımı

    • Bazı genetik hastalıklar
    • Radyasyona maruz kalma
    • Formaldehit ve benzer tarzı ilaçlara fazla maruz kalma
    • Hava kirliliği
    • Teknolojik aletlere fazla maruz kalma
    • Çürümüş gıda tüketimi
    • Katkılı gıda maddeleri
    • Kimyasal maddelere fazla maruz kalma

    Bu etkenler kesin olmamakla beraber yapılan araştırmalara göre belirlenmiş olup her hastada neden olabilir diye bir kanıt bulunmamaktadır.

    Lösemi Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

    Lösemi’deki belirtiler diğer birçok hastalık belirtileri ile benzerlik gösterebilmektedir. İlk başta ilikte meydana gelse de bütün vücuda yayılması ile birlikte enfeksiyon hastalıkları, romatizmal hastalıklar, lenfoma, kanamalı hastalıklar, myeloma gibi hastalıklara da benzer belirtiler gösterebilmektedir. Lösemide kansızlığa bağlı olarak; halsizlik, solukluk, çabuk yorulma ve nefes darlığı gibi belirtilere sık rastlanmaktadır. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıfladığı için burunda, cilt altında ve diş etlerinde kanamalar, morarmalar meydana gelebilmektedir. Löseminin bir türü olan akut lösemide ise iştahsızlık, halsizlik, hızlı kilo kaybı, solukluk, ateş, kemik ağrısı, cilt altında ve diş etlerinde beklenmeyen kanamalar olabilmektedir.

    Çocuk Hastalarda Lösemi Belirtileri Nelerdir?

    2 yaş ile 10 yaş arasında sıklıkla görülen lösemi, çocuk hastaların %30’unu oluşturmaktadır. Çocuk hastalarda en sık rastlanan belirtiler; iştahsızlık, hızlı kilo kaybı, karında şişlik, renkte solukluk, eklem ağrıları, vücutta nedensiz oluşan morluklar ve uzun süren ateş olmaktadır.

    Lösemi Hastalığına Nasıl Tanı Koyulur?

    Kanser türlerinde erken tanı son derece önemli olmaktadır. Aynı şekilde lösemide de erken tanı ve erken kan kanseri tedavisi ile iyileşme yüzdesi artış göstermektedir. Kan hücrelerinin kontrol dışı üremesi sonucunda ortaya çıkan lösemide kanama tarzı ciddi semptomlar olduğu için kan ve kemik iliği örneği alınarak incelenmektedir. Ayrıca daha erken safhalarda kan sayımı ve mikroskop incelenmesi ile de tanı koyulabilmektedir. Fakat löseminin kesin tanısı kemik iliği biyopsisi olmaktadır. Lösemi tanısı için öncelikle onkoloji doktoru hasta öyküsünü dikkatle dinlemelidir. Daha sonra da gerekli tanı yöntemleri sırası ile yapılmalıdır. Bunlar;

    Fiziki Muayene

    Lösemi şüphesi ile gelen hastaya fiziki muayenede; lenf bezlerine, karaciğere ve dalak gibi organlara elle büyüme olup olmadığına bakılır. Ayrıca kansızlığa bağlı olarak hastada renk solukluğuna bakılır.

    Kan İncelemesi

    Hastanın kan sayımına, biyokimyasal değerlerine, karaciğer fonksiyon testlerine, pıhtılaşma değerlerine bakılır.

    Kemik İliği Biyopsisi

    Kalça kemiğinden alınan kemik iliği, sıvı bir örnek olmaktadır. Bu örnek cam üzerinde dikkatle incelenir ve tanı koymada oldukça etkilidir.

    Genetik İnceleme

    Kan örnekleri ve kemik iliği genetik faktörler açısından incelenir.

    Lösemi Nasıl Tedavi Edilir?

    Kan kanseri tedavisi için öncelikle kan sayımı testi ile kan kanserinin türü saptanmaktadır. Kandaki blast değerine göre tanı koyulur. Ardından kemik iliği biyopsisi ile hastalığın derecesi saptanır ve bu şekilde hastalığın hangi alt türde olduğu da belirlenir. Bu türlerin belirlenmesi tedavi için oldukça önemli olmaktadır. Lösemide tedavi yöntemleri;

    1. Kanser tedavileri denildiği zaman ilk başvurulan yöntem kemoterapi olmaktadır. Kemoterapi sayesinde hastalığa neden olan zararlı hücreler ortadan kaldırılır. Kan kanserinin türüne göre kemoterapinin de türü değişkenlik göstermektedir.
    2. Vücuttaki zararlı hücrelerin yüksek enerjisi bulunan ışıklar ile kaldırılmasını ve bürümesini engelleyen tedavi yöntemi radyoterapi olmaktadır. Radyoterapi hastalığa göre tek bir bölgeye ya da tüm vücuda uygulanabilmektedir.
    3. Bağışıklık sistemini uyarıcı ilaçlar kullanılarak bağışıklık sisteminin zararlı hücreleri tanıması sağlanmaktadır. Bu ilaçlar sayesinde kötü niyetli hücreler daha çabuk tanınarak vücuttan atılmaları hızlandırılmaktadır.
    4. Kan kanseri hastalarının en genel tedavi yöntemi kemik iliği nakli olmaktadır. Bu nakil için hasta ile doku uyumu bulunan aile bireylerinden veya bağışçılardan alınan ilik nakil edilir. Bu yöntem etkili olduğu kadar oldukça zor bir yöntemdir. İlk olarak hasta ağır kemoterapi ve radyoterapi ile kendi kemik iliğinin yok olması sağlanmaktadır. Bu işlemden sonra ise nakil işlemi gerçekleşir. Ne kadar etkili olsa da kemik iliği nakli olacak kişide bulantı, baş ağrısı, ağrı, kan basıncında düşme, ateş, titreme, nefes darlığı gibi yan etkiler olabilmektedir. Ayrıca nakil için hastanın yaşı ve genel sağlık durumu da dikkate alınmaktadır.

    Kan kanseri tedavisi, onkoloji uzmanı ve hematoloji uzmanı birlikte çalışmaktadır. Yukarıdaki tedavilere ek olarak tedaviye destek amaçlı ilaçlar da kullanılmaktadır. Kemoterapi tedavisi; hastanın dış enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı vücudu açık hale getirmektedir. Bu yüzden de tedaviye ek olarak antibiyotik ilaçları ve kan ürünü nakli gibi tedaviler de yapılmaktadır. Ayrıca hastaya bulantı giderici ilaçlar da hekim tarafından yazılabilmektedir.

    Lösemi birçok türü bulunan karmaşık bir hastalıktır. Bu yüzden tedavi için erken tanı çok önemli olmaktadır. Hastalık ne kadar erken teşhis edilirse tedavi de o kadar etkili olmaktadır.

     

     

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    Yazar Hakkında

    Tıbbi Yayın Kurulu

    Tıbbi Yayın Kurulu

    tarafından 16.04.2021 tarihinde onaylandı.

    İletişim Formu

    Aynur UğurBİLGİN
    Hematoloji

    Prof. Dr.

    Aynur Uğur BİLGİN

    Koru Ankara Hastanesi