Karpal Tünel Sendromu
Beyin ve Sinir Cerrahisi

Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel eldeki avucun içinde yer alan bir kanal olmaktadır. Bu kanalın etrafı bağlar ve kemikler tarafından çevrilmiştir. Karpal tünel sendromu da avuç içinde bulunan sinir sistemi üzerinde meydana gelen baskı sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Bu sinire median siniri adı verilmektedir. Karpal tünel sendromu, baskı sonucunda kollarda, ellerde uyuşma durumu, halsizlik ve karıncalanma ortaya çıkması anlamına gelmektedir. Karpal tünel sendromu genellikle kişinin sürekli olarak aynı el hareketini yapması, başka kronik sağlık sebepleri yada yapısal faktörler ile ortaya çıkabilmektedir. Bilek ve elde yaşanan karpal tünel sendromu için belirli bazı tıbbi tedaviler uygulanmaktadır ve böylelikle karıncalanma yok edilmekte, ağrılar azaltılmakta ve  uyuşma hissi ortadan kaldırılmaktadır.

Karpal Tünel Sendromu Nedenleri

Karpal tünel sendromu tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmak çıkmamaktadır. Birden fazla risk faktörünün birleşmesiyle ve birbirini tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır. Karpal tünel sendromu çok çeşitli risk faktörlerine bağlı olmaktadır. Karpal tünel sendromunun başlıca belirlenmiş olan sebepleri:

 Anatomik ve yapısal faktörler

  • Kırık veya çıkıklar
  •  Şeker hastaları
  • Obezite
  • Çalışma ortamının koşulları
  • Damar hastalıkları
  • Alkol
  • Sinir yapısındaki tümörler
  • Enfeksiyon hastalıkları
  • Sürekli aynı hareketin tekrar edilmesi

 

Anatomik faktörler tek başına karpal tünel sendromuna neden olmasalar bile risk faktörü olarak el ve bileklerde tahrişe ve sinirlerde baskıya yol açmaktadır. Elde meydana gelen kırık veya çıkık durumunda avuç içindeki sinire baskı olacağından dolayı karpal tünel sendromu olabilmektedir. Yapısal faktör olarak kişilerin bilekleri daha dar olabilir. Bu kişilerde yapısal olarak karpal tünel sendromuna yatkınlık görülebilir.

Bununla birlikte, avuç içinde sinir tümörleri ve bazı enfeksiyon hastalıkları karpal tünel sendromuna yol açabilmektedir. Aynı zamanda, el ve bileklerle sürekli olarak aynı hareketin uzun süre tekrar edilmesi karpal tünel sendromu için önemli risk faktörlerindendir. Çalışma ortamındaki koşullarda karpal tünel sendromunu tetiklemektedir. Tenisçiler, şoförler ,marangozlar gibi meslekleri gereği, el bileğini sürekli olarak kullanmak zorunda kalanlarda karpal tünel sendromu görülebilmektedir. Bununla birlikte ev hanımları ev işlerini yaparken elleriyle sürekli bulaşık yıkayanlarda sendrom görülmektedir. Kadınlarda gebelik döneminde de ortaya çıkabilmektedir. Fakat gebelik döneminde ortaya çıkan karpal tünel sendromu geçici olmaktadır. Doğumdan sonra kendiliğinden ortadan kaybolmaktadır. Aynı zamanda karpal tünel sendromuna başka hastalıklarda yol açabilmektedir. Bu hastalıklar; damar anormallikleri, böbrek yetmezliği, tioid bozuklukları, lenfödem olabilmektedir.

Karpal Tünel Sendromu Belirtileri

Özellikle gece uyku sırasında el ve bileklerde şişme ortaya çıkmakta, uyuşma ve karıncalanma görülmektedir. Bununla birlikte, parmaklarda sertleşme ve gerginlik hissedilmektedir. Hasta uyandıktan bir süre sonra, kısa süreli bir rahatlama gerçekleşir ve daha sonra tekrar uyuşmalar, karıncalanmalar ortaya çıkar. Böylece, hastada uyku bozukluklarına yol açmaktadır. İlerleyen evrelerde, elde meydana gelen karıncalanma ve uyuşmalar boyuna kadar uzanabilir yada omuza kadar çıkabilir. Karpal tünel sendromunun çok ilerleyen dönemlerinde, karpal tünel sendromu yaşayan kişilerin kaslarında erime ve güç kaybı ortaya çıkabilmektedir. Bunun yanı sıra, karpal tünel sendrom belirtisi bazen direksiyon başında nesneyi tutarken yada kitap okurken, telefon gibi birtakım nesneleri tutarken de ortaya çıkabilmektedir. Ellerdeki ağrı, uykudan uyandıracak şekilde şiddetli de olabilmektedir. Ağrı, uyuşma ve karıncalanmalar, bazen bir süre kaybolmakta yada bazen de sabit ve kalıcı bir duruma gelebilmektedir.

Ellerde ve bileklerde güçsüzlük ile birlikte elde tutulan nesnenin elden düşürülmesi de hastalığın ileri seviyelerinde görülen belirtilerdendir. Karpal tünel sendromu çok ilerleyen düzeylerde olduğunda ve kişiyi uykusunu bozacak şekilde ise mutlaka uzman bir doktordan destek alınması ve tedavi olunması gerekmektedir. Eğer karpal tünel sendromu tedavi edilmezse ilerleyen dönemlerde kalıcı kas ve sinir kaybı gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmesi gereklidir. Karpal tünel sendromunun erken teşhisi uygun tedavi için önemli olmaktadır.

 Karpal Tünel Sendromu Tedavisi

Karpal tünel sendromu tedavisinde hastalığın belirtilerine ve şiddetine göre tedavi yöntemleri belirlenmektedir. Konservatif tedavi uygulanan yöntemlerden birisidir. Bu tedavi yönteminde kanala enjeksiyon uygulanmaktadır. Enjeksiyon verilme işleminde ultrasonda teknolojisi kullanılmaktadır. Bununla birlikte, karpal tünel sendromu başlangıç aşamasındayken erken tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Bu yöntemler, bileği sabit şekilde durmasını sağlayan ve hareket etmesini engelleyen bilekliklerin kullanılması olmaktadır. Bileklik kullanımının oldukça faydası olmaktadır. Hastalık çok ilerlemeden baskının ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, karpal tünel sendromunun başlangıcında, hastalar elleriyle yapmak zorunda oldukları işlemlere ara vererek ve ellerin dinlendirerek şişlikleri azaltma yoluna gitmeleri önerilmektedir. Gerekirse ilaç tedavisi de uygulanabilir.

Bunların dışında eğer hastalık ilerleyen evrelerdeyse cerrahi yöntemler de uygulanmaktadır. Karpal tünel sendromu yaşayan hastaya verilen ilaçlar yetersiz kaldıysa ve şikayetler azalmadıysa o zaman cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi tedavi açık ameliyat yada kapalı ameliyat şeklinde gerçekleşmektedir. Gelişen teknolojiyle birlikte, cerrahi tedavi oldukça kolay bir şekilde uygulanmaktadır. Lokal anestezi yapılır. Karpal tünel sendromu tedavisine ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi sonuçlar alınmaktadır. Eğer hastalık erken teşhis edilirse cerrahi ameliyat uygulamadan da karpal tünel sendromu başarıyla tedavi edilir. Bununla birlikte, yapılan cerrahi ameliyat sonrasında halsizlik görülmesi normal olmaktadır. Cerrahi ameliyattan belirli bir süre sonraya kadar ağrılar olabilmektedir. Cerrahi müdahaleden sonra iyileşme sürecinde doktorun verdiği tavsiyelere uyulması önemli olmaktadır. Ameliyattan bir süre sonraya kadar çok sert hareketlerden uzak durmak gerekir. Ani ve ters bilek hareketleri yapılmamalıdır. Bilek yavaş bir şekilde ve çok hareket ettirmeden kullanılmaya başlanmalıdır. Bu şekilde normal halini alıncaya kadar gerekli özen gösterilmelidir. Ameliyattan sonraki iyileşme sürecini daha hızlı atlatabilmek için doktor el ve bileklerin nasıl hareket edileceği konusunda hastaları bilgilendirmektedir.

Ayrıca, karpal  tünel sendromu yaşayan kişilerin kendilerinin alacağı bazı önlemlerde tedaviyi destekleyici nitelikte olmaktadır. Hastalar, karpal tünel sendromu yaşadıkları zaman, hayat tarzlarında ve günlük aktivitelerinde bazı değişiklikler yaparak alternatif yöntemler geliştirebilirler. Özellikle yoga duruşları tavsiye edilmektedir. Yoga duruşları ile karpal tünel sendromunun yol açmış olduğu ağrılar azaltılmaktadır. Aynı zamanda, el terapi teknikleri veya fiziksel terapi teknikleri de kullanılabilmektedir. Eğer karpal tünel sendromu sürekli olarak tekrar ediyorsa mutlaka doktora danışılması gerekmektedir.

Karpal Tünel Sendromunun Önlenmesi İçin Dikkat Edilecek Hususlar

Karpal tünel sendromu yaşayan kişilerin yaşadığı sorunları erken teşhis edildiği zaman, erken tedavi yöntemleriyle hastalık ilerlemeden durdurulmaktadır. Bu yüzden, hastalığın henüz başlangıç aşamalarında kişilerin kendilerinin alacakları basit önlemler oldukça etkili sonuçlar vermektedir. Ellerde ve bileklerde meydana gelen ağrı ve gerginlikleri azaltmak için bazı hususlara dikkat edilmesi önemli olmaktadır. Hastaların, karpal tünel sendromunun başlangıç aşamasında alacakları belli başlı önlemler:

  • Eller ve bilekleri kullanırken çok hareket ettirmemeli
  • Bir şey tutarken daha gevşek şekilde tutulmalı 
  • El ve bileklere çok fazla güç yüklenmemeli
  • Çalışma ortamında, bilgisayar kullanırken, hafif hareketlerle klavye kullanılmalı
  • Çalışmaya sık sık ara verilerek el ve bilekler dinlendirilmelidir
  • Bileği bütün olarak bükmemeli
  • Fare ve klavye kullanımının dirsek hizasının çok az altında olmasına dikkat edilmeli
  • Fareyi kullanırken el ve bilek zorlanmamalı
  • Çalışma masasında düzgün bir şekilde oturulmalı
  • Yanlış duruş düzeltilmeli
  • El ve bilekler sıcak ortamda tutulmalı
  • El kalemiyle yazı yazılacaksa büyük kalem kullanılmalı ve eller çok zorlanmamalı
  • Çalışılan ortam soğuksa parmaksız eldiven kullanılmalı
  • Sürekli aynı hareketi yapmaktan kaçınılmalı
  • El ve bilekler dinlendirilmeli

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.