Çocuk Kalp Cerrahisi
Kalp ve Damar Cerrahisi

Çocuk Kalp Cerrahisi

Çocuk kalp cerrahisi hakkında konuşurken bilinmesi gereken öncelikle bu konuda yalnız olmadığınızı, sizinki gibi, kalp hastalıklarıyla doğan bebeği olan, dünya üzerinde pek çok ebeveynin varlığıdır. Bu ebeveynlerde bebeklerinin iyileşmesi maksadıyla hastanelerden yardım almaktadırlar. Türkiye’de doğum hızı yaklaşık %1,80. Doğumla ortaya çıkan kalp hastalığı sıklıkları batı toplumunda yaklaşık yüzde bir olduğu göz önüne alındığında her sene ortalama on iki bin yeni, doğumla ortaya çıkan kalp hastasıyla karşılaşılmaktadır. Bunlardan minimum altı bini kalp ameliyatına ihtiyaç duyar. Doğumla ortaya çıkan kalp sorunlarının pek çoğunun sebebi günümüzde tam olarak bilinmese bile bazı unsurların bu hastalıklara sebep olabileceği kabul bulmuştur. Ebeveynlerinden ya da akrabalardan birinde doğumla ortaya çıkan bir kalp sorunu bulunması, akraba evlilikleri ve hamileliğin erken döneminde bilinçsizce ilaç kullanmak ve baş gösteren enfeksiyonlar, hamilelik boyunca radyasyon ya da röntgen ışınlarına maruz kalmak, annenin diyabet hastası olması ile alkol kullanılması bu sebeplerden bazılarıdır. Bunlardan başka Down ve Turner Sendromu gibi kalıtsal anomalilerde doğuştan kalp hastalıklarına daha çok rastlanmaktadır. Çocuk kalp cerrahisi bu problemleri ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlar yapar.

Kalp Ameliyatının Ardından Çocuklar Normal Bir Yaşam Sürdürebilir mi?

Doğumla ortaya çıkan kalp hastalıklarında doğan çocukların %90’dan çoğu yapılacak ameliyat ve tedavilerle normal ya da olağana yakın bir yaşam standardına sahip olabilmekteler. Çocuklarda en çok görülen ve genel doğumsal kalp hastalıklarının yaklaşık %20’sini meydana getiren doğumsal kalp hastalıkları Ventriküler Septal Defekttir.

Ventriküler Septal Defektin Tanısı ve Tedavisi Nasıldır?

Ventriküler septal defektin’den fiziki muayene esnasında üfürümün tespiti ile şüphelenilir. Bu tür çocuklarda Çocuk kalp cerrahisi işlemleri öncesi sıklıkla akciğer enfeksiyonu ve kilo almasında zorlanma şikâyeti ebeveynler tarafından söylenir. Ekokardiyografiyle kesin teşhis konulur. Gerek görülürse anjiyografi de yapılmaktadır. VSD minik boyda değilse tedavisi cerrahi operasyonla yapılır. Genelde hastaların şikayetlerine göre bir yaş altında ameliyat edilirler ve VSD kapatılır. Cerrahi tehlike yüzde 3’ün altındadır. Riskin daha fazla olduğu durumlar; birden fazla VSD olan ve geç kalınmış başvuruya bağlı önemli akciğer problemi bulunan hastalardır.
Halk arasında “Mavi bebek” veya “Mor bebek” olarak ifade edilen doğumsal kalp hastalığı ise
Temiz kanla kirlenmiş kanın karışmaları neticesinde ortaya çıkan ve halk içinde mavi ya da mor bebek şeklinde tabir edilen pek çok doğumla başlayan kalp sorunu vardır. Mor doğum ya da mavi bebek şeklinde adlandırılan siyanotik kalp rahatsızlıklarından en fazla görüleni Fallot Tetralojisidir. Her 10.000 doğumda 3 olguda görülmektedir. Kalıtsal ve kromozom anomalisi bulunanlarda daha fazladır. Doğumun ardından morarma ve üfürüm duyulmasıyla şüphe edilir. Ekokardiyografiyle tam tanısı konulmaktadır.
Fallot Tetralojisi olgularının tedavisinde, tedavisi cerrahi olarak yapılır. Bir yaşına girmeden evvel tam düzenleme operasyonu yapılmaktadır. Çocuk kalp cerrahisi için ameliyat zamanını çocukta ki morluk dereceleri ve kasılma atakları belirlemektedir. Erken dönem ameliyatı gerektiren bebekler, büyük ve deneyimi bulunan hastanemiz benzeri merkezlerde vaka da uygunsa bir şant ameliyatına gerek kalmadan tam düzeltme ameliyatı olmaları olanaklıdır. Fallot Tetrolojisi ameliyatının riski %5’in altında olmaktadır.

Fallot Tetralojisi Olan Olgularda İlerleyen Dönemlerde Yeniden Ameliyat Gerekir mi?

Fallot Tetralojisine sahip olgularda tam tedavi ameliyatı sonrasında ilerleyen dönemde düşük ihtimalle bile olsa pulmoner kapak yetmezliğiyle alakalı olarak yeniden ameliyat luzumlu olabilir. Fakat son senelerde pulmoner yetmezliği daha az seviyede tutan yöntemleri kullanıp ileriki dönemlerde ameliyat ihtimali azaltılmıştır. Down Sendromu olan çocukların kalp hastalıkları bakımından niçin özel olarak araştırılmaları gerekir sorusuna cevap olarak ise,
Down Sendromu, 800–1000 doğumda bir meydana gelir ve 21. kromozom anomalisiyle ilgilidir. İstatistikler dikkate alındığında, Down sendromuyla doğanların yaklaşık %40’ında doğumla ortaya çıkan kalp hastalığı bulunmaktadır. Bu kalp hastalıklarının %40’ınıda Komplet Atrioventriküler Septal Defekt oluşturmaktadır. Bunların dışında Atrial Septal Defekt, Ventriküler Septal Defekt, Fallot Tetralojisi sıkça rastlanır. Down sendromuyla doğanlar Çocuk kalp cerrahisi öncesinde muhakkak ekokardiyografiyle doğumla birlikte ortaya çıkan kalp hastalığı bakımından araştırılmalıdırlar. Down sendromlularda Pulmoner Hipertansiyon denilen kalp hastalıklarına bağlı akciğer damarlarında ki basınç fazlalığı tahribat yaptığı için erken teşhis ve tedavi mühimdir. Doğuştan ortaya çıkan hastalıklarında ameliyat gerektiren bebekler için zamanlama da çok mühimdir. Bir hastalık grubu, yeni doğumlarda acilen ameliyat olmaları gerekirken, öteki gruplarda bu vakit oldukça değişken olmaktadır. Şayet bir çocuğa doğumsal kalp rahatsızlığı teşhisi konulmuşsa Çocuk kalp cerrahisi kapsamında bu çocuk pediatrik kardiyoloğunca takibe alınmalıdır. Ameliyat lüzumluysa pediatrik kardiyologla pediatrik kalp cerrahı zamanlamayı birlikte belirlemek durumundadır. Maalesef ki Türkiye’de hala kolay Ventriküler Septal Defekt ya da iki damar arası kapanmayan Patent Duktus Arteriosus benzeri basit ameliyat olacak hastalar geç başvurmaları nedeniyle ameliyat ihtimalini sonlandırıp erken yaşlarda kaybedilebilmektedirler.

Acil Ameliyat Olması Gereken Hasta Tipleri

Yeni doğum sürecinde erken operasyon olması gereken türlü hasta bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı akciğerde ki yetersiz kan akışıyla ilgili olarak mavi renk diye tanımlanan yeni doğan çocuklardır. Bunlar içerisinde pek çok hastalık bulunmaktadır. Bu bebeklerde akciğere akan kan, damar ve kapağa bağlı biçimde yetersiz kalır. Annenin karnında açık bulunan fakat doğumun ardından normal süreçle kapanan Patent Duktus Arteriosus doğumun ardından kapanmasıyla bu çocuklarımız kaybedilebilmekteler. Bu çocuklara bu damarı geçici süreyle açık tutabilen bir ilaç verilmesiyle zaman kazanılan yeni doğum şant Çocuk kalp cerrahisi operasyonunun yapılmakta olduğu merkezimize ulaştırılmalı ve bir BT şantı ameliyatı yapılmalıdır. İlaveten büyük arter transpozisyonu denilen hallerde aort damarı normalde sol karıncık bölgesinden çıkması gerekirken sağ taraftan; normal koşullarda sağdan çıkması gereken akciğer arteriyse sol karıncıktan çıkmaktadır. Bu arterlerin ters çalıştığı durumda sol karıncık pompa vazifesi azalmadan uygun olarak ilk iki, üç hafta içinde açık kalp ameliyatıyla tam onarım yapılmalıdır. Büyük arter transpozisyonu dediğimiz bu hastalıkta bugün Arterial döndürme operasyonu yapılır.

Birden Çok Ameliyat Gerektiren Hastalıklar da Var Mıdır?

Birden çok çocuk kalp cerrahisi ameliyatı gerektiren kalp hastalıkları vardır. Normal kalp iki pompa sistemi içermektedir. Bunların ilki kalbin sol tarafında bulunup akciğerden geçen kanı aort vasıtasıyla vücutta bulunan tüm organların beslenmesi maksadıyla aktarır. Diğeriyse kalbin sağ yanı olup vücudumuzun genelinden gelmekte olan kirli kanı akciğere gönderip oksijenlenmesine yarar. Karmaşık bazı kalp hastalıklarında bu ikisinden biri iyi gelişemez ve sistemlerdeki kanlar birbirine karışır. Bunlarda ameliyatla iki farklı pompa sistemi oluşturmak mümkün olmaz. Tek ventrikül grubu şeklinde adlandırdığımız bu hastalarda seri bir ameliyat gerekmektedir. Bu olguda zamanlama oldukça önemlidir. Çünkü, bu tip hastalarda kalp içinde oksijenlenmiş temiz kanla oksijeni düşük kirli kan karışır. Bu tip bebeklerde akciğere akan kanla vücudun diğer bölümüne giden kanın doğumun ardından dengede olması gerekmektedir. Bu gaye ile Çocuk kalp cerrahisi kapsamında şayet akciğere akan kan aşırıysa ilk birkaç ay içinde akciğere akan kanı azaltmak amacıyla pulmoner arteri darlık yapan “Pulmoner arterial banding” operasyonunun uygulanması şarttır. Akciğere akan kan aksine aşırı azsa mavi bebek durumu meydana gelir. Bu bebeklerde de akciğere kan akışını artırmak amacıyla bir şant operasyonu doğumdan sonra ki erken dönemde gerekmektedir. Yine İki- Üçüncü aydan sonrada vücudun üst kısmındaki toplardamarı doğrudan akciğer damarına birleştiren çift yanlı “Glenn ameliyatı” olmak zorundadırlar. Bu hastalar iki yaşına girdiklerinde de vücut alt bölümünden gelmekte olan kirlenmiş kanı pulmoner artere götüren son faaliyet olan “Fontan Operasyonu” yapılmaktadır. Tüm bu ameliyatlarda uygun zamanı yakalamak çok önemlidir. Çocuk kalp cerrahisi için ebeveynler geç kalırlarsa bu ameliyat yapılmayabilir. Doğumla gelen kalp hastalıklarının cerrahi tedavisinde multidisipliner yaklaşım oldukça önemlidir.
Gerçekten de nadiren de olsa birden fazla tedavi uygulanabilecek türden hastalık tipleri ve hastalarla karşılaşmak mümkündür. Böyle durumlarda takip edilecek en doğru yol çocuk kardiyolog ve cerrahlarca ortak karar alınan “Konsey” neticesine göre davranmaktır. Sağlık Bakanlığı da son senelerde bu tür yaklaşımlar için ortak konsey kararı alınmasını istiyor. En doğru yöntem çocuk kardiyoloğu ve cerrahların toplanarak tartıştıkları, ortak ve herkesin onayladığı bir karar verilmesi yöntemidir.

Çocukların Beyinsel Gelişimi ve Öğrenme Kabiliyetleri Olumsuz Etkilenir mi?

Son dönemde cerrahi operasyon anestezi, teknoloji ve yoğun bakım tekniklerindeki gelişmeyle ölüm oranlarındaki düşüş erken ya da geç nörolojik olumsuz etkilenme ihtimali minimum düzeye indirilmiştir. Çocuk kalp cerrahisi ilerleme kaydetmesi içinde, uzun ve teknik manada daha güç operasyonlar esnasında, vücut sıcaklığını 17–20 dereceye düşürüp, tüm beden dolaşımını bir saate kadar durdurarak kalp içerisinde ve dışında tedavi yapılması yöntemi uzun seneler kullanılmıştır. Fakat bu teknikle başarılı kalp operasyonları yapılmasına karşın; uzun sürede bu çocukların okul yaşlarında öteki yaşıtlarından öğrenebilme ve nörolojik bakımdan daha geride oldukları tespit edilmiştir. Bugün artık bu teknoloji, yerini beyin dolaşımını aksatmadan yapılan tekniklere bırakmıştır.  Fakat doğuştan kalp hastalığı bulunan ve özellikle “Siyanoz” olarak adlandırılan, kirli kanla temiz kanın karıştığı hallerde ameliyat öncesi de beyinsel etkilenme olabilmektedir

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.