Beyin Damar Hastalıkları
Nöroloji

Beyin Damar Hastalıkları

    Beyindeki damarların bazı patolojik durumlardan dolayı tıkanmasına, daralmasına veya yırtılma durumlarına beyin damar hastalıkları denir. Aynı zamanda bu hastalıklar için stroke, inme ve serebrovasküler hastalık gibi isimlerde söylenebilir. Beyin vücudumuzda çok önemli bir yere ve göreve sahip olduğu için beyinde oluşacak hastalıkların önemli derecede büyük sorunlara yer açabilir. Beyinde oluşacak sorunlar ile insanlarda felç (pleji) veya kısmi felç (parezi),bilinç bozukluğu, görme bozukluğu, denge bozukluğu, konuşma bozuklukları (afazi) gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Beyin damar hastalıkları dünyada ölüm sebebi olarak ilk üçe girmektedir. Ve Morbidite denilen hastalık sonrası hasar bırakma konusunda da ilk sırada yer almaktadır. Beyin her şeyin kontrol edildiği bir yer olduğu için beyinle ilgili hastalıklarda sonradan hastalarda kalıcı veya geçici hasarlar bırakmaktadır.

    Beyin Damar Hastalıkları İle İlgili Önemli Bilgiler

    Tıptaki gelişmeler ile eğer beyin damar hastalıkları erken teşhis edilirse ölüm oranı azaltılabilmektedir. Erken teşhis bu tür hastalıklarda hayati öneme sahiptir. Bu hastalıklar genelde 65 yaş üstü yaşlılarda en çok görülür. Buna ek olarak küçük bir oranla da 15-45 yaş arasında da görülebilir. Beyin damar hastalıkları önemli ve tehlikeli bir sağlık sorunudur. Çünkü hastalıkta yüksek ölüm riski vardır. Aynı zamanda bu hastalıklar ile sakat kalma ihtimalleri de yüksektir. Beyin damar hastalıklarının oluşmasında engelleyebileceğimiz ve engelleyemeyeceğimiz bazı risk faktörleri vardır. Bu engellenebilecek risk faktörleri; Hipertansiyon, diyabet, obezite, sigara, hiperlipidemi (kandaki yağ yüksekliği),alkolizm, inaktivite ve hiperürisemi (ürik asit yüksekliği) gibi sorunlar bizim elimizde olup bu sorunların oluşmasını engelleyerek beyin damar hastalıkları olunmasından kaçınılabilir. Bizim tarafından engelleyemeyeceğimiz risk faktörleri ise kalp hastalıkları, doğuştan gelen damar hastalıkları, genetik yatkınlık ve enfeksiyon bizim elimizde olmayan şeylerdir. Özellikle beyin damar hastalıklarına en çok neden olan sorun hipertansiyondur. Bu yüzden hipertansiyon engellenebilirse, beyin damar hastalıkları da bir nevi engellenmiş olur. Beyin damar hastalıkları olarak en çok bilinen ve sık karşılaşılan anevrizmalardır.

    Anevrizmalar

    İnsanlar anevrizmaları damarın balonlaşması olarak bilirler. Anevrizmalar genelde temiz kan taşıyan damarların genişlemesine denir. Bunlar aort gibi geniş damarlarda olabildiği gibi bazen de orta ya da küçük boydaki damarlarda da görülebilir. Damar genişleyerek damar duvarını zayıflatır. Ve zayıflayan damar gelen bir basınca dayanamayarak patlayabilir. Patlama bazen kendi kendine olabilmekte bazen de öksürme, ıkınma ya da cinsel ilişki gibi fazla efor gerektiren durumlarda da olabilir. Anevrizmalar en sık karşılaşılan beyin damar hastalıkları olarak bilinir.

    Anevrizmalar kimlerde oluşabilir?

    • Darp veya büyük kaza sonucu travmatik kafa yaralanmalarında
    • Doğumsal olarak damar duvarındaki yetersizlikler
    • Damar duvarındaki hipertansif veya arterioskleritik değişiklikler
    • Enfeksiyon

    Bu tür sorunlar veya kazalar sonucu anevrizmalar oluşabilir.

    Anevrizmanın Risk Faktörleri

    Genelde anevrizması olanlar insanların bir şikâyeti olmaz. Çünkü Anevrizmalar çoğunlukla belirti vermezler. Belirti verdiğinde de genelde belirti yüzün sadece bir kısmında oluşan baş ağrısı şeklinde oluşabilir. Eğer anevrizma çok büyük olursa tesadüfen başka bir nedenden dolayı çekilmiş tomografi veya Manyetik Rezonans (MR) da görülebilir. Anevrizmanın yırtılması ya da patlaması sonucu kanama ortaya çıkar. Patlama sonucu oluşan kanama ölümcül olabilir. Hatta kanama beyin zarına veya beyin dokusuna yayılabilir. Bu da önemli sorunlar oluşmasına neden olur. Yırtılma sonucu oluşan kanama ise genelde aniden gelişen şiddetli bir baş ağrısı ile kendini gösterir. Baş ağrısından sonra ise hastalarda kusma ve ense ağrısı şeklinde belirtiler görülebilir.

    Anevrizma Teşhisi Nasıl Konulur?

    Anevrizma genelde belirti vermez. Bu yüzden damarın patlama ya da yırtılma durumu olmadığında anevrizma olduğu belli olmaz. Akay damarın yırtılması gibi durumlarda hastalar genelde şiddetli baş ağrısı ile acile veya beyin cerrahına görünürler. Doktor ilk olarak beyin tomografisi ile kanamanın olup olmadığına bakar. Tomografiden sonra ise Bilgisayarlı tomografi ile yapılan anjiografi, MR anjiografi veya dijital kateter anjiografi yapılarak kesin teşhis konulur.

    Arteriyovenöz malformasyon (AVM)(Damar Yumağı)

    Beyin damar hastalıkları olarak görülen diğer bir hastalık ise arteriyovenüz malformasyon yani halk arasındaki adıyla damar yumağıdır. Bu hastalık beyin atar ve toplardamarlarının aralarında kılıcal damarlar olmadan yumak şeklinde birleşmeleri ile oluşan bir hastalıktır. Damar yumağı doğumsal olarak oluşabilirler. Yaş geçtikçe değişime uğrarlar. Arteriyovenöz Malformasyon kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülür. Doğumsal olduklarından dolayı da hayat boyu kanama tehlikesi olmaktadır. Damar yumağının genelde ortaya çıkış şekli şöyledir;

    • En sık kanama ile
    • Bayılma ya da epilepsi gibi nöbetler ile
    • Kitlenin büyüklüğünden dolayı baskı yapması ile
    • Kafa içinde basınç oluşturması ile
    • Ve nadir olarak baş ağrısı

    Şeklinde belirtiler vererek ortaya çıkar. Kanama en sık 15-20 yaş arasında ortaya çıkar. Ve bu kanama sonucunda %10 oranında ölüm olur. Aynı zamanda kanama beyinde olduğu için kanama sonucunda hastalarda nörolojik bozukluk ortaya çıkarabilir. AVMsi olan hastalar aynı zamanda anevrizmaya da sahip olabilirler. AVM bilgisayarlı tomografi, Manyetik Rezonans ve Anjiografi gibi görüntüleme yöntemleri ile tanısı koyulabilir.

    Beyin Kanamaları

    Beyin damar hastalıkları olarak diğer hastalık ise beyin kanamalarıdır. Beyin Kanamaları kafa içi travmaya bağlı olan ve travmaya bağlı olmayan şeklinde ikiye ayrılırlar.

    Travmaya Bağlı Olmayan Beyin Kanamaları

    Travma olmadan beyin içindeki damarların bazı nedenlere bağlı olarak hasar oluşmasıyla ortaya çıkan ani kanamalardır. Bu beyin kanamaları inmelerin hemen hemen %30una neden olur ve ölümcül olma riski çok fazladır. Beyin kanamasının diğer bir belirtisi ise şiddetli baş ağrısı, kusma ve bilincin kaybı gibi belirtiler ile kendini gösterir. Kanama ne kadar fazla ise ölüm riski de o kadar fazladır.

    Beyin Kanaması Risk Faktörleri

    Beyin kanaması riski 55 yaşından sonra belirgin olarak artar. Erkeklerde beyin kanaması görülmesi daha fazladır. İnme geçirmiş olanlarda beyin kanaması riski altındadırlar. Aynı zamanda alkol alımı, sigara kullanımı damar yapısını bozduğu için yüksek risk yaratırlar. Hipertansiyon bütün beyin damar hastalıkları için olduğu gibi beyin kanaması içinde büyük risk teşkil eder. Şeker hastalığı da kontrol altında tutulmazsa damar yapısını bozacağı için risklidir. Kan sulandırıcı bazı ilaçlar, uyuşturucu grubuna giren ve yasal olmayan ilaçlar damar yapısına zarar verdiği için risk oluştururlar. Bazen aşırı fiziksel yüklenme ve aşırı soğuğa maruz kalmakta beyin kanamasına yol açabilir. Aynı zamanda vasküler anomalilere bağlı arteriovenöz malformasyon rüptürü ya da anevrizma kanaması, amiloid anjiopati, serebral arterit, fibrinoid nekroz, koagülasyon veya pıhtılaşma bozukluğu hastalıkları beyin kanaması için risk teşkil ederler. Bu hastalığa neden olan şey beyindeki bir damarın yırtılarak veya patlayarak kanamasıdır. Kanama bazen sadece birkaç dakika sürebilirken bazen sızıntı şeklinde birkaç gün sürebilir. Belirtiler kanamanın şiddetine ve süresine bağlı olarak değişmekle birlikte aniden gelen şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, bilinç kapanması, bayılma, nöbet geçirme gibi semptomlar gözükebilir. Kanama sırasında beyin içinde ödem oluşmuş ise bu tehlikeli bir durumdur.

    Beyin Kanaması Tanısı Nasıl Koyulur?

    Beyin kanaması tanısı hızlı bir yöntem olan Bilgisayarlı Tomografi ile beyin içindeki kanı kolay bir şekilde gösterir. Aynı zamanda pıhtı hacmi önemlidir. BT de pıhtının hacmi de görülebilir. Ve serebral anjiografi ile kanamanın anevrizma ile ya da AVM ile ilişkili olup olmadığı görülebilir. Kesin tanı yöntemi BTdir.

     

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

    Yazar Hakkında

    Tıbbi Yayın Kurulu

    Tıbbi Yayın Kurulu

    tarafından 03.11.2020 tarihinde onaylandı.

    İletişim Formu