Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon

Ozon Tedavisi
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon

Ozon Tedavisi

Ozon nedir?

Medikal ozon (O3), oksijen atomundan oluşan bir moleküldür. Saf oksijenden madikal ozon jeneratörü ile elde edilerek tedavide kullanılır. Ozon içeriğindeki 3. oksijen atomunu geri verme eğilimindedir. Bu serbest oksijen molekülü oksidandır; yani çevresini okside eder. Bu okside edeci molekül düşük dozlarda vücuda verilince vücutta bu ajana karşı ANTİOKSİDAN mekanizma tetiklenir, yani vücut aşılanmış olur.

Ozon tedavi de insan vücudunun iki güçlü potansiyeli olan “antioksidan” ve “antiinflamatuar” potansiyellerini kullanan ve tüm vücutta bir alarm reaksiyonuna neden olarak vücudu hastalıklar karşısında güçlendiren bir tedavi yöntemidir. Son 20 yılda yapılan araştırmalar, ozon tedavisinin pek çok yönden insan vücudunun kendi tedavi edici potansiyellerine katkısı olduğunu göstermiştir. Tekrarlayan ozon tedavisi seansları sayesinde oluşan bu “antioksidan” ve “antiinflamatuar” cevap sonucunda, vücudun bağışıklık hücreleri sitoking adı verilen özel savaşçı moleküller üretir. Bu da medikal ozonun özellikle bağışıklık sisteminin zayıf ve bozuk olduğu hastalara uygulanmasında çok başarılı sonuçlar alınmasını sağlar.

Ozon ve Cilt Sağlığı (Anti Aging)

Ozon terapisi estetikte ve cilt yenilenmesinde de aktif olarak kullanılmaktadır. Ozon terapisi cilt bozukluklarını maskelemez, doğal fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlayarak kendini yenilemesini uyarır. Epidermis düzeyinde yaşlanma daha derin kırışıklıkların oluşması şeklinde ortaya çıkar. Yaşlanma ile beraber epidermis hücreleri kendilerini yenileyemez. Elastin lifleri yorulur ve parçalanır. Keratin katmanı kalınlaşır, elastikiyet kaybı ve epidermis deformasyonu artar. Sonuç olarak kırışıklıklar görülmeye başlar.

Ozon tedavisi ile cildin bariyer, bağışıklık, su tutma ve yenilenme fonksiyonları düzeltilir. Bu patalojik mekanizma nötralize edilerek cilt yaşlanmasına neden olan etken ortadan kaldırılabilir ve cilt yapısı sağlıklı bir hale dönebilir. Cilt yaşlanması yavaşlatılabilir.

Ozon ve Kalp Damar Hastalıkları

Ozon gazının damar genişletici özelliği vardır. Kanın akışkanlık özelliğini artırır. Dokulara daha çok oksijen gitmesini sağlar. Dokulardaki kılcal damar ağının genişlenmesini sağlayarak, hücrelerin beslenmesini artırır. Bağışıklık sistemini güçlendirerek, iskemik yaraların iltihaplanmasını engeller. İltihaplanan yaraların iyileşmesini hızlandırır. Ağrı kesici özelliği ile de dolaşımı artırdığından damar tıkanıklığına bağlı ağrıları hafifletir, hatta tamamen geçirir. Bilinen herhangi bir yan etkisinin olmaması nedeniyle, damar hastalıklarında kullanılan tedaviye ek olarak kullanılması, oldukça faydalı sonuçlar vermektedir.

Ozon ve Akciğer Hastalıkları

Astım, Anfizem gibi KOAH, ARDS, (akut respiratuvar Distress Sendorumu) türündeki solunum yolu ile hastalıklarında ozon oksidatif strese uyum sağlamaktadır. Astımın tedavisinde iyileştirilmesi gereken temel sorunlar bronşların daralmasının giderilerek hava alışverişinin sağlanması, alerjik sorunların ortadan kaldırılması, immun sistemin güçlendirilmesi ve enfeksiyonlardan korumaktır. Nefes alıp verme sorunu yaşayan astım hastası kanında oksijen oranının düşmesi ve karbondioksit oranının artması sorunlarını yaşamaktadır. Ozon bu hastalarda enfeksiyon etkenlerinin giderilmesi yanında immun sisteminin güçlendirilmesi, kanın yüksek enerjili oksijenlenmesi, dokuların oksijene kolay ulaşımının sağlanması yoluyla tedavi edici olmaktadır.

Ozon Tedavisinin Kullanım Alanları;

 1- FTR/ortopedik hastalıklar ( sporyaralanmaları, fibromiyalji, genel kondisyon artırımı, artroz/diskopati vs)

2- Enfeksiyon hastalıkları(viral, bakteriyel paraziter hastalıklar)

3- Otoimmun hastalıklar (romatoid artrit, chrone hst , çölyak vs)

4- Kalp damar ve dolaşım hastalıkları (koroner arter, periferik arter, serebral arter aterosklerozu)

5- Dejeneratif hastalıklar (senil demans, makula dejenerasyonu, artrozlar)

6- Akciğer hastalıkları (KOAH, astım)

7- Dermatolojik hastalıklar (Sedef, dermatit, akne vs)

8-Onkoloji (kemoterapi ve radyoterapi destekleyici olarak)

9- Gastrointestinal ve Ürogenital hastalıklar (ülseratif kolit, proktit, prostatit vs)

10-Yara tedavisi

Fibromiyalji Ve Kronik Yorğunluk Sendromunda Ozon

Fibromiyalji kasları ve kasların eklemle birleştiği yumuşak dokuları tutan bir tür romatizmadır.

Daha çok orta yaş kadınlarda görülür. Tüm romatizmal teşhislerin %25'ini fibromiyalji oluşturmaktadır. En yaygın belirtisi omuz, boyun, sırt ağrısıdır. Yanma, hassasiyet, karıncalanma, üşüme ya da kemirici ağrı gibi değişik şekillerde tarif edilen ağrılarda görülür.

Fibromiyaljili hastaların kaslarında çok küçük odaklar halinde kanlanması bozulmuş ve oksijen düzeyi azalmış (hipoksik) bölgelerin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu bölgelerde zaman içerisinde iltihapsız yangı (non-enfeksi­ yöz inflamasyon) gelişir. Hastalar ağrı kesicilerden daha ziyade bu bölgelerdeki dolaşım bozukluğunun düzeltilmesinden fayda görürler. Ozon tedavisi hem bu bölgelerin kanlanmasını düzenler hem de kırmızı kan hücrelerin in bu bölgelere daha çok oksijen bırakmasını sağlar. Oksijensizlik ve kanlanamama sorunu çözüldüğünde asıl ağrıya neden olan iltihapsız yangı da ortadan kalkar ve hastaların ağrı kesici, anti-inflamatuar ilaç kullanma sıklığı neredeyse sıfıra yaklaşır.

Ozon ve Detoks

Ozon güçlü bir toksin temizleyicidir. Ozon tedavisi ile insan vücudunda üretilen zararlı toksik maddelerin arındırılması yoluyla, olası zararlardan korunma gerçekleşir. Çeşitli nedenlerle vücudumuza girmiş bulunan kimyasal ve biyolojik atıkların uzaklaştırılması, zararsız hale gelmesi ozon tedavisi ile sağlanabilir. Detoksifikasyon; sinir sistemi, kardiovasküler sistem ve bağışıklık sistemini korumaktadır. Eğer insanın detoksifikasyon mekanizması zayıf ise daha hızlı yaşlanma eğilimindedir ve kalp  hastalıkları, kanser ve kronik dejeneratif hastalıklara ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanma şansınız daha fazla demektir. Alman bilim çevrelerinde, kanın yıkanması olarak kabul gören ozon terapi, gerçek anlamda detoks etkisi yaratmaktadır. Detoks sayesinde önemli organların ve organ gruplarının örneğin beyin, böbrek, karaciğer, kardiovasküler sistem ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarının tam kapasite ile çalışması ve performanslarının artırılması sağlanır.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.