VARİKOSEL
Üroloji

VARİKOSEL

Varikosel nedir?
Varikosel, kirli kanın geri basınç yaparak testislerde oluşturduğu genişlemedir. Kısırlığın bir nedeni olarak kabul edilen bu hastalığa yakalanan erkeklerin yaklaşık üçte birinde kısırlık bulgusuna rastlanmıştır.
Varikoselden şüphelenilmesi için aşağıda belirtilen hallerin bulunması gerekir;
  • Eşlerin çocuğunun olmaması
  • Testislerde oluşan ağrılar
  • Skrotumda hissedilen şişkinlik ya da kitle
 Olması halinde varikoselden yüksek ihtimalli şüphelenilir. Hastalığın tanısı klinik muayene ile konulur. Başka bir deyişle, sadece el ile muayene edilerek, teşhisi konulabilir. Gerekli görülmediği takdirde film ya da ultrason yapılmasına gerek yoktur.
 
HANGİ DURUMLARDA AMELİYAT YAPILIR?
Varikosel şikayeti olan bir kişinin mutlaka cerrahi müdahaleye alınmasına gerek yoktur. Çünkü verikoselin oluşum biçimleri farklılık gösterdiğinden bazı durumlar halinde kişiye zararı bulunmamaktadır bu yüzden müdahale edilmesine gerek duyulmaz. Tabi ki hastanın isteği doğrultusunda gerekli olmasa da hastalığın cerrahi müdahalesi sağlanabilir. Ameliyat gerektiren durumlar;
  • Varikosele bağlı olarak sperm hücreleri deformasyona uğramış ise ameliyat yapılması önemlilik arz etmektedir.
  • Hastalık testislerde ya da kasıklarda ağrı oluşturuyorsa cerrahi müdahale yapılması gereklidir.
Bu gibi durumlar dışında kişi çocuk sahibi olmak istemiyorsa ve hastalığa bağlı ağrı yaşamıyorsa cerrahi müdahale ile tedavi uygulanması zorunluluk arz etmez.
 
 VARİKOSEL TEDAVİSİNDE CERRAHİ MÜDAHALE
Hastalığın tedavisinde tek yol cerrahi müdahaleden geçmektedir. Testis içerisinde bulunan damarlar bir hayli küçük olduğundan ameliyatın mikroskopla yapılması ve atardamara zarar verilmeden gerçekleşmesi önemlidir. Hastalığa bağlı varisleşen damarların düzeltilmesinde vücut, kasık bölgesinden açılır ve mikro cerrahi yöntemleri ile damarlar düzeltilir. Testisi drene eden venler bağlanır. Ameliyat süresi, hastalığın durumuna bağlı olarak 30 dakika ya da 60 dakika arasında değişim göstermektedir. Ameliyat sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi cerrahi müdahalenin yapıldığı alanın küçük olmasından dolayı çevrede bulunan doku, sinir, damar ve benzeri oluşumlara zarar verilmemesidir. Varikosel ameliyatının dikkatli yapılmadığı durumlarda ise aşağıdaki durumlarla karşılaşılabilir;
  • Hidrosel: Testis çevresinde sıvı birikimi
  • Atrofi: Doku,organ veya hücrenin sonradan küçülmesi durumu
Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle beraber ameliyat teknikleri de gelişme göstermiştir. Bu olumlu gelişmeden ötürü yapılan varikosel ameliyatlarında sayılan komplikasyonların görülme ihtimali ciddi ölçüde azaltılmıştır.
 
Varikosel Tanısı Nasıl Konur?
Varikosel, hemen belirti vermediği için farklı bir şikayetle doktora gidildiğinde de anlaşılabilmektedir. Daha ilerlemiş varikosel vakalarında hasta belirli şikayetlerle doktora gitmektedir.
Hekimlerin varikosel tanısında kullandıkları bir takım teknikler vardır. Bu teknikler şu şekilde sıralanabilir:
  • Fizik muayene
  • Renkli doppler ultrasonografi
  • Spermiogram
  1. Fizik Muayene
Varikosel tanısında en çok yararlanılan yöntem fizik muayene yöntemi olmaktadır. Fizik muayenede uzman hekim hastayı birkaç dakika ayakta beklettikten sonra muayene işlemini gerçekleştirmektedir. Oda sıcaklığında ve iyi aydınlatılmış bir odada yapılan fizik muayene işlemi teşhisin konulmasında oldukça etkili olmaktadır. Fizik muayene işleminde hekim göz ile de muayene yapmaktadır. Damarlardaki anormallikler ve renk değişimi dışarıdan da belli olabilmektedir. Hekim gerek duyduğu takdirde, ayakta muayeneden sonra yatarak muayene işlemi de gerçekleştirmektedir.
  1. Renkli Doppler Ultrasonografi
Varikosel tanısında kullanılan ikinci yöntem renkli doppler ultrasonografidir. Fizik muayene sonucunda hastadaki varikoselin durumunun tayin edilebilmesi için renkli doppler ultrasonografi uygulanabildiği gibi, fazla kilolu hastalarda daha net bir sonuç alabilmek için de renkli doppler ultrasonografi yöntemi uygulanmaktadır. Varikosel belirtileri gösterip fizik muayenede varikosel tespit edilemeyen hastalarda da bu yöntem uygulanmaktadır. Bununla beraber Amerikan Üroloji Derneği’nin yaptığı açıklamaya göre, fizik muayenede tespit edilemeyip yalnızca renkli doppler utrasonografi ile tespit edilen varikosel, klinik açıdan pek bir anlam taşımamaktadır. Bu sebeple hekimin görüşü büyük bir önem taşımaktadır. Renkli doppler utrasonografi yöntemi ameliyat kararının verilmesine yardımcı olmaktadır. Varikoselin çift veya tek taraflı olup olmadığının araştırılmasında da renkli doppler ultrasonografi yönteminden yararlanılmaktadır.
  1. Spermiogram
Spermiogram, sperm sayısının ve kalitesinin ölçülmesini sağlayan testlerden biridir. Varikosel damarlarda anormal durumlara sebep olmakta ve sperm üretimini olumsuz yönde etkilemektedir. Spermiogram testi, fizik muayene ve renkli doppler ultrasonografi yöntemleriyle kanıtlanmış olan varikosel durumunda kullanılmaktadır. Varikoselin sperm üretimi üzerindeki etkilerinin saptanabilmesi için kullanılan bu yöntem, infertilite durumlarında da en çok yararlanılan testlerden bir tanesidir.
Varikoselin teşhisinin yapılması için uygulanan ilk yöntem fizik muayene olsa da, varikoselin boyutunun saptanabilmesi ve tedavi aşamasına geçilebilmesi için genellikle bu yöntemlerin iki tanesi veya hepsi uygulanmaktadır.
 
Varikosel Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Varikosel, sadece erkeklerde görülen ve testislerde ki damarlarda meydana gelen genişleme olarak tanımlanır. Yani testislerde kanı boşaltmaya yarayan toplardamarın çeşitli nedenlerle genişlemesi ve varisli bir hal almasıdır.
Genel olarak erkeklerin %15’inde görülmekle beraber kısırlık şikayeti ile doktora müracaat edenlerin ise %40’ında varikosele rastlanmıştır. Testislerde meydana gelen sıcaklık yükselmesi ve toplardamarda bulunan kanın organa geri dönmesi sonrası varikosel rahatsızlığının vücuda etkileri şunlardır;
  • Dolaşım yolları etkilenerek sperm üretiminde dengesizlikler meydana gelir.
  • Sperm sayısını ve hareketliliğini olumsuz etkiler.
  • Kromozal yapıya olumsuz etki ettiği için döllenme kapasitesi bozulur.
Varikosel, kısırlık sebeplerinden biri olarak görüldüğü için ve kişide zaman zaman rahatsız edici ağrılara sebep olduğundan dolayı tedavi altına alınması gereken bir hastalıktır.
 
SOL TARAFTA DAHA ÇOK GÖRÜLMESİNİN NEDENİ
Testislerde bulunan sol atardamar daha uzun olduğundan varisleşen damar uzunluğu fazladır. Dolayısıyla testisin sol tarafında varikosele rastlanılmasının sebebi bu durumdur. Ayrıca sol tarafta bulunan toplardamarın kapakçık bakımından yetersiz olması bir başka nedenidir. Sol tarafta kan basıncı daha yüksek olduğu için kanın geri gönderilmesi evresinde zorluklar meydana gelir.
 
VARİKOSEL BELİRTİLERİ NELERDİR?
Varikosel şikayeti ile doktora başvuranlarda genel olarak hiçbir belirti görülmemektedir. Başka hastalıkların tanı konma aşamasında rastlanan bir hastalıktır. Fakat aşağıdaki hallerden biri veya bir kaçının olması durumunda tanı ve muayene için doktora başvurulması gerekir. Bu durumlar;
  • Ağrı: Özellikle testislerde veya kasık bölgesinde künt ağrının olması durumu ilk belirtiler arasındadır.
  • Testislerde Küçülme: Ağrı ile beraber testis boyutunda gözle görülür küçülme meydana gelmişse bu hastalığın olma ihtimali artar.
  • Testislerde Dolgunluk Hissi: Varisleşmeye bağlı olarak testislerde kan geri gönderiminde sıkıntı yaşanır. Bunun sonucu kişinin testislerinde dolgunluk hissiyatı oluşur.
  • İnterfilite: Bilinen adı kısırlık olan bu durum halinde varikosel görülme ihtimali yüksektir.
  • Genişlemiş Damarlar: Kişinin testis damarlarında gözle görülebilir genişlemelerin oluşması durumu belirgin bir örnektir. Aynı zamanda bu genişlemiş damarlar ele gelir halde ise ihtimal daha da yüksektir.
Sayılan belirtiler kesin olarak varikosel belirtisi sayılmasa bile, bu hastalıktan dolayı oluşabilecek etkiler arasındadır ayrıca bu hastalık hayati risk taşımamaktadır.
 
Varikosel Neden ve Nasıl Ortaya Çıkar?
Varikosel, sperm yolunda bulunan kılcal damarların genişlemesi sonucu ortaya çıkar. Hayati tehlikesi olmamakla beraber kısırlık nedenleri arasında yer almaktadır.
Bazen testis ve kasık bölgesinde ağrı olmasına neden olan hastalık kişi için önem arz etmiyorsa tedavi edilmeyebilir. Üç çeşit varikosel oluşumundan söz edilebilir bunlar;
  • Büyük Damar Genişlemesi
  • Orta Damar Genişlemesi
  • Küçük Damar Genişlemesi
Varikosel, kirli kan dolaşım sisteminin sol tarafından yol aldığı için testislerde de sol tarafta oluşumu yüksektir.
 
NE ZAMANDAN BERİ GÖRÜLMEKTEDİR?
İnsan hayatında, 16. yüzyılda keşfedilen bu hastalığın ilk zamanlar iç kanamanın sonucu olarak ortaya çıktığı belirlenmiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde ise varikosel ile kısırlık arasında ilişki kurulmuştur. Bu hastalığın sperm sayısını, hareketliliğini ve kalitesini bozduğu için kısırlığa neden olduğu savunulmuştur. Günümüzdeki erkek nüfusunun yaklaşık olarak %15 ile %20’si arasında bu hastalığa rastlanmaktadır. Hayati önem taşımamasına karşın kişi sağlığı için tedavi edilmesinde fayda vardır.
 
VARİKOSEL OLUŞUMU NASIL GERÇEKLEŞİR?
Varikoselin sağ testiste ya da her iki tarafta da görülme ihtimali düşüktür. Genel olarak sol testiste görülen bir hastalıktır. Ancak testisin herhangi tarafında oluşması halinde diğer tarafı da etkilemesi kuvvetle muhtemeldir. Testislerde dolaşım halindeki kanın geri akımını önlemek üzere kapakçıklar bulunmaktadır. Böylece dolaşımdaki kan geriye akmadan tek bir yönde ilerleme kaydeder. Varikosel hastalığının oluşması bu kapakçıkların işleyişinin bozulmasına ve dolayısıyla kan basıncının geriye doğru oluşup bölgede kan birikmesi olmasına sebep olmaktadır. Birikmeye bağlı olarak testis üzerinde bulunan damarlar genişleme gösterir ve varisi andıran şekiller görülür.
 
 Testisin sol tarafında yer alan toplardamar, ana damarla buluştuğu yerde dik konumdadır. Bundan dolayı kan testisin sol kısmında rahat bir şekilde dolaşıma katılamaz. Bu durumun sol tarafta olmasının temel nedeni budur. Kan basıncına bağlı testislerde;
  • Testislerde ağrı
  • Gözle görülen genişlemiş damarlar
  • Testiste küçülme
  • Kısırlık
Görülmeye başlanır.
Ayrıca doğrudan bir etki sağlamamakla beraber yeme içme alışkanlıklarının da varikosel oluşumuna bir nebze etkisi vardır. Şöyle ki, karın basıncının artması bu hastalığın oluşumunu hızlandırıcı etkidedir. Özellikle kabızlık olması halinde karın basıncı arttığından varikosel sebebidir.
 
Varikosel Ameliyat Nasıl Yapılıyor?
Varikosel hastalığının tedavisi genellikle ameliyat olmaktadır. Uzman hekimin hastaya sahip olduğu varikoselin durumunu anlatması ve seçeneklerini belirtmesi sonucunda, hasta ameliyat olmaya karar verdiyse, ameliyattan önce bazı önlemler alınması gerekmektedir. 
 
Varikosel Ameliyatı
Varikosel ameliyatı kısa süreli ameliyatlardan birisidir ve ameliyat sırasında bir komplikasyon oluşma ihtimali oldukça düşüktür. Ameliyat genel anestezi altında uygulanmaktadır. Varikosel ameliyatı sol kasık bölgesine 2 santimetre uzunluğunda bir kesi yapılması ile başlamaktadır. Bu bölgede bulunan cilt katları açıldıktan sonra spermatik korda ulaşılmaktadır. Bu kısmın da açılmasının ardından varikoz venlerine ulaşılmaktadır. Burada bulunan damarlar büyük bir dikkatle ve özenle ayrılmaktadır. Bu işlem mikro cerrahi yöntemiyle uygulanan varikosel ameliyatları için geçerli olmaktadır. Varikosel tedavisinde kullanılan mikro cerrahi yöntemi ile damarların daha net olarak tanınması ve testisi besleyen damarların daha dikkatli bir şekilde korunmasını sağlar. Ameliyatın öncesinde ve 3. ile 6. ayları arasında spermiogram testleri yapılarak ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası farklar saptanabilmektedir. Bunun yanında hastanın şikâyetlerinin sona erip ermemesi de ameliyatın başarısını gösteren noktalar arasında yer almaktadır.
 
Varikosel Ameliyatı Sonrası
Varikosel ameliyatı sonrasında hasta genellikle aynı gün taburcu edilmektedir. Mikro cerrahi yöntemiyle yapılan varikosel ameliyatlarında ağrı çok az olmaktadır. Ağrının artması durumunda hekim tarafından önerilen ağrı kesiciler alınarak ağrının kontrolü kolay bir şekilde sağlanabilmektedir. Mikro cerrahi ile yapılan varikosel ameliyatlarında genellikle estetik dikiş yöntemi kullanılmakta ve dikişlerin alınmasına gerek kalmamaktadır. Ameliyat sonrası iz kalma olasılığı da bu şekilde oldukça düşmektedir. Varikosel ameliyatı sonrasındaki ilk 2-3 gün içerisinde hastaların fiziksel olarak kendilerini zorlamaması ve ağır kaldırmaması gerekmektedir. Bunun dışında kişiler günlük hayatına rahat bir şekilde devam edebilmektedir. Varikosel ameliyatı sonrasında sperm üretiminin yaklaşık %80 oranında düzeldiği görülmektedir. Bu oranın arttırılabilmesi için uzman hekim gerekli gördüğü takdirde ilaç kullanımı önerebilmektedir. Varikosel ameliyatının sonuçları ve ameliyatın başarısı yaklaşık bir yıl içerinde kendini göstermektedir.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.