Prostat Kanseri Nedir?
Üroloji

Prostat Kanseri Nedir?

    Prostat Kanseri Nedir?

    Prostat, erkeklerde spermi besleyen ve taşıyan seminal sıvıyı üreten ceviz şeklinde küçük bir bezdir. Prostat, mesanenin (idrarın depolandığı içi boş organ) altında ve rektumun (bağırsakların son kısmı) önündedir. Prostatın hemen arkasında, meni sıvısının çoğunu yapan seminal veziküller adı verilen bezler bulunur. İdrar ve meniyi penis yoluyla vücuttan dışarı taşıyan tüp olan üretra, prostatın merkezinden geçer.

    Prostat kanseri ise prostat bezinde oluşan kanserdir. Prostat kanseri en sık görülen kanser türlerinden biridir. Birçok prostat kanseri yavaş büyür ve prostat beziyle sınırlıdır ve ciddi zararlara neden olmaz. Bununla birlikte, bazı prostat kanseri türleri yavaş büyür ve minimum düzeyde tedavi gerektirebilir. Bazı prostat türleri ise daha agresif davranır ve hızlı bir şekilde büyüyerek yayılabilir. Erken evrede teşhis edilebilen prostat kanseri, prostat kanseri tedavisi için büyük avantaj yaratır.

    Prostat kanseri, prostat bezindeki hücreler kontrolden çıkmaya başladığında ortaya çıkar. Yalnızca erkeklerde bulunan bu bezde yer alan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmaya başlaması ve yayılmasıyla, prostat kanseri meydana gelir. Prostat kanseri, erken evrelerde genellikle belirti göstermez. Hatta Amerika’da yapılan bazı çalışmalarda, farklı nedenlerden dolayı hayatını kaybeden pek çok insanın prostat kanseri taşıdıklarını; ancak yaşamları boyundan bundan hiç etkilenmedikleri ve hastalıklarını fark etmedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

    Her hastalıkta olduğu gibi, prostat kanseri de bazı belirtiler ile ortaya çıkar. Hastalığı erken teşhis edebilmek ve prostat kanseri tedavisi için harekete geçebilmek için, aşağıdaki belirtilerin bilinmesi gerekir:

    • İdrar ve Menide Kan: Prostat kanseri olan bireylerde en sık görülen belirti, idrarlarında ve menilerinde kan görülmesidir. Ancak bu belirti mesane kanseri ve bazı boşaltım sistemi hastalıklarında da ortaya çıkabilir. Bu yüzden menide ya da idrarda görülen her kan prostat kanseri olarak algılanmamalı, kesin bir sonuç için uzman hekim muayenesine başvurulmalıdır.
    • İdrar Yaparken Yanma: Prostat kanserinin en yaygın belirtilerinden biri de idrar esnasında zorlanma, yanma ve acı hissinin oluşmasıdır. Ancak bu belirtiler de aynı zamanda pek çok hastalık nedeniyle ortaya çıkabilir.
    • İdrar Akışının Zorlanması: Sağlıklı bireylerde idrar rahat ve akışkan bir şekilde boşalır. Prostat kanseri problemi yaşayan kişilerde ise idrar kıvam olarak aynı olmasına karşın, rahatlıkla akmaz.
    • Kilo Kaybı: Ekstra fiziki aktivite göstermeden ve yaşam standartlarında değişiklik olmadan, aşırı miktarda kilo kaybetmeye başlamak da prostat kanseri şüphesi uyandıran belirtiler arasındadır. Ancak bu belirti de pek çok hastalıkta ortaktır.

     

    Prostat Büyür Mü?

    Prostat büyümesinin kötü bir şey olduğu ya da bunun prostat kanseri anlamına geldiği, halk arasında yaygın olan bir yanlış. Normalde 20 ila 30 mililitre arasında bir hacmi bulunan prostat, yaş ilerledikçe yaşanan hormon değişkenlikleriyle birlikte belirli oranda büyüyebilir. Bazı bireylerde prostat büyüklüğü 100-150 gramlara kadar ulaşır. Sağlıklı erkekler için bu durum gayet olağandır. Hatta yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülebilir. Bunun için prostat kanseri tedavisi gerekmez. Bu durum, iyi huylu prostat büyümesi olarak tanımlanır. Ancak prostatın idrar kanalını tıkayacak kadar büyümesi ya da içerisinde kanser hücrelerinin barınmaya başlaması, durumun riskli hale gelmesine neden olur. Bu da kötü huylu prostat büyümesidir.

     

    Prostat Kanserinin Evreleri Nelerdir?

    Prostat kanseri belirtilerinden biri ya da birkaçının görülmesi durumunda, zaman kaybedilmeden üroloji uzmanına muayene olunması gerekir. Bunun için biyopsi, ultrason ve çeşitli kan ile idrar testlerine başvurulur. Yapılan incelemeler neticesinde prostatta kanserli hücrelerin varlığı tespit edilirse, prostat kanseri tedavisi için geç kalmamak adına, hastalığın hangi evrede olduğunun da belirlenmesi gerekir. Bunun için de lenf bezlerinin durumu incelenir. Kanserin yayılma alanını tam olarak görebilmek için kan testleri, göğüs röntgeni, ultrason, MRI ve kemik tarama testleri gibi yöntemlerden yararlanılır. Karnın alt kısmının ultrason görüntüsü ile prostatın mevcut durumu görüntülenir. Kemik sintigrafisi ile prostat kanserinin en fazla metastaz yaptığı organlardan olan kemik metastazları konusunda fikir sahibi olunur.

    Diğer kanser türlerinde olduğu gibi, prostat kanserinde de farklı evreler bulunur. Kanserin yaratacağı tahribatı minimum düzeyde tutabilmek adına, erken evrelerde teşhis büyük önem taşır. Prostat kanseri genel olarak dört evrede incelenir.

    Hastalığın birinci evresi, başlangıç evresi olarak kabul edilir. Bu aşamada kanser hücreleri henüz prostatın bir kısmında görülürler. Prostatın diğer kısımlarında ve diğer organlarda kanserli hücrelere rastlanmaz. Gleason puanı ve PSA minimum düzeydedir. Prostat kanserinin birinci aşamasında olan bireylere uygulanacak sonuçlardan daha iyi sonuç alınır. Bu kişiler, çoğu zaman cerrahi müdahaleye gereksinim bile duymaz.

    Hastalığın ikinci evresinde, birinci evreye kıyasla daha fazla kanserli hücre bulunur. Ancak bu hücreler, prostat dışına taşmaz. Görülen tüm kanserli hücreler halen daha prostat ile sınırlı kalır. Bu aşamada da prostat kanseri tedavisi için farklı yollara başvurulur. Ancak ikinci aşamada uygulanan tedavilerin başarı oranı, birinci aşamaya göre bir miktar daha azdır.

    Hastalığın üçüncü aşamasında, kanserli hücreler prostat dışında da görülmeye başlar. Sperm kesesi de dahil olmak üzere prostatın yer aldığı doku kapsülü bu durumdan etkilenir. Tedavinin başarı oranı, doğal olarak bu evrede daha da azalır. Son aşamada ise kanserli hücreler lenf bezlerine ve diğer organlara yayılır.

     

    Prostat Kanserinin Tedavileri Nelerdir?

    Prostat kanseri rahatsızlığı olanlar için, birden fazla prostat kanseri tedavisi mevcut. Hangi tedavi yöntemine başvurulacağı, hastalığın hangi aşamada olduğuna bağlı.

     

    Radyoterapi ve Işın Tedavisi

    Radyoterapi, bu işlem için özel geliştirilen cihazlar kullanılarak, aynı anda hem tümörü görüntüleme hem de yüksek enerjili X ışınlarını kanserli hücreye verme olarak tanımlanabilir. Kanserli hücreler ile mücadele edilirken, normal hücrelerin korunabilmesi adına en etkili yöntem olarak kabul edilir. Birinci ve ikinci düzeydeki prostat kanseri vakalarında bu yöntem ile yüksek başarı elde edilebilir. Radyoterapi ile erken evre prostat kanseri tedavisinde 5 yıllık hastalık kontrol oranları neredeyse %95’ler düzeyindedir.

     

    Hormon Tedavisi

    Kanserli prostat hücrelerinin büyümesi için androjen olarak adlandırılan hormonlar ana rol oynar. Erkeklerde androjen görevini testesteron hormonu yerine getirir. Hormon baskılayıcı (ABT) ile vücutta testesteron üretimi durdurulur ya da etkileri ortadan kaldırılır. Bu sayede kanserli hücrelerin yayılımı engellenmiş olur. Ancak hormon tedavisi, prostat kanseri tedavisi olarak tek başına yeterli olmaz. Kanseri durdurma noktasında yüzde 90’lara ulaşan bir başarı oranı olsa da tam anlamıyla başarı için, radyoterapi ve ışın tedavisi ile birlikte uygulanması gerekir.

     

    Cerrahi Yöntem

    Cerrahi yöntem hem ileri düzeydeki kanser hastalarında hem de başlangıç düzeyindeki hastalarda kullanılabilen bir yöntem. Hastalığın başlangıç aşamasında; testislerin alınması, prostat glandının çıkarılması ya da prostatın iç kısmının çıkarılması gibi uygulamalara başvurulabilir. Bu sayede prostat kanserine yol açan hücrelerin yayılması ve diğer organların hasar görmesi engellenmiş olur. Günümüzde gelişen ve yaygınlaşmaya başlayan robotik cerrahi sayesinde bu uygulamalar kolay bir şekilde yapılabilir. Her üç işlem de herhangi bir risk barındırmaz ve ameliyat sonrasında kısa sürede ayağa kalkabilme olanağı sağlar.

    "Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."