Peyronie Hastalığı

 



Hastalık penis gövdesinde ve sıklıkla sırt tarafında sonradan oluşan, sert yama gibi bir tabaka ile karakterizedir. Penis sertleşip dikleştiğinde plağın olduğu tarafa doğru eğrilir. Cinsel birleşme sırasında bu durum penis fonksiyonunu bozarak kimi zaman sertleşme bozukluğuna kadar giden ciddi sorunlara neden olur. Hastalığın sık görülen bir diğer belirtileri ise penis ağrısı, ağrılı ereksiyon ve penis boyunun kısalmasıdır. Ereksiyon halindeki penisin genellikle yukarıya – ender de olsa yanlara veya aşağıya - doğru eğrilmesi ile kendini gösterir. Hastalar bunu peniste eğrilme veya yamuklaşma şeklinde tarif eder.

Belirtiler

Sert plak dokusu penis tabakasının elastikiyetini azaltır ve penisin ereksiyon sonrasında yukarıya doğru eğrileşmesine sebep olur. Penisin eğilip bükülmesine sebep olan bu plak sıklıkla penisin üst tarafında kendini gösterse de penisin alt tarafında veya yan taraflarında da görülebilir. Bu durumda penisin aşağıya doğru ya da yana doğru bükülmesine sebep olur. Hatta bazı hastalarda penis gövdesini çepeçevre saran bir plak meydana gelir. Penis sertleştiğinde plak penisin gövdesinin boğulmuş gibi bir görünüm (kum saati ya da kuğu boynu görünümü) almasına sebep olur. Hastaların çoğunluğu penislerinin kısaldığından, genel olarak küçüldüğünden yakınırlar. Ağrılı ereksiyonlar ve cinsel ilişkide zorluk yani iktidarsızlık ortaya çıkması bu erkekleri doktora gitmeye zorlayan önemli nedenlerden biridir. 

Tüm bu fiziksel bozukluklar bir peyronie hastasının yaşam kalitesini bozar. Hastalığın görüldüğü erkeklerin yaklaşık %20 ile 40’ında sertleşme problemi yani iktidarsızlık şikâyeti de söz konusudur. 

Sıklık

40 ile 70 yaş arasındaki her 100 erkekten 1 ile 4’ünde (%37) görüldüğü bildirilmiştir. Bununla beraber şiddetli peyronie hastası olan daha genç yaşta hastalar da rapor edilmiştir. 50 ila 70 yaş arasındaki erkeklerde görülme oranı %’7 ye yükselir. 

Hastalığın Nedeni

Çok uzun yıllardır bilinmesine rağmen bu hastalığın günümüzde bile kesin nedenleri ortaya konulamamıştır. Tıp araştırmacıları birden fazla faktörün söz konusu olduğunu altta yatan tek bir nedenin olmadığını düşünmektedirler. Birçok uzman peyronie hastalığını başlatan etkenin cinsel ilişkiler sırasında gerçekleşen tekrarlayıcı hafif penis travmaları -tunika albugineada yırtılmalar- olduğuna inanmaktadır. Araştırmalar gen aktivasyonunun ve iyileşme ile ilgili bağ dokusu bozukluklarının da peyroni hastalığına sebep olduğunu düşündürmektedir. Vitamin E eksikliği, propanolol, metotrexat gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı, diyabet, gut hastalığı, uzun süreli sigara kullanımı ile idrar yollarına yapılan cerrahi girişimlerin hastalığı tetiklediğide iddia edilmiştir.

Teşhis

Peyronie hastalığının teşhisinde hikâye ve üroloğun yaptığı fizik muayene yeterlidir. Hikâye alınırken; hastalığın ortaya çıkış zamanı ve şekli (kronik ya da akut), hastalığın ilerleme şekli, kullanılan ilaç ve alışkanlıklar değerlendirilir. Seksüel hikâyede; hastanın ereksiyon sağlamada herhangi bir zorluğunun olup olmadığı sorgulanır. Fizik muayene sırasında penis üzerinde plak muayenesi yapılarak plağın boyutları değerlendirilir. 


Hastalığının Seyri


Peyroni hastalığı belli bir süre devam eden bir tür yara iyileşme bozukluğu olarak düşünülebilir. Gerçekte bu hastalık iki evrede sınıflandırılmaktadır: 


1.Akut inflamasyon evresi yaklaşık olarak 6 ay ile 18 ay arasında devam eder ki bu sırada hasta ağrı şikâyetinin devam ettiğini söyler. Peniste plak vardır ve hafif bir eğrilik söz konusudur. 

2.İkinci dönem ya da kronik evre; artık hastalığın oturmuş olduğu, peniste belirgin bir eğriliğin bulunduğu, sertleşme probleminin yaşandığı ve plağın boyutunun değişmediği dönem. 


Tedavi

Tedavi seçiminde hastalığın hangi dönemde olduğunun bilinmesi önemlidir. Çünkü hastaların %13 ünde belirtilerin kendiliğinden kaybolabildiği, bununla beraber %50 sinde ise instabil dönemde hastalığın ilerlediği bildirilmiştir.

İlaç Tedavileri

Hastalık instabil dönemde ise veya plağın boyutu küçük, hafif bir penis eğriliği var, ağrısı yok ve cinsel fonksiyon bozukluğu söz konusu değilse ilaç tedavisi önerilebilir. İlaç tedavileri erken evredeki hastalarda tercih edilir. Fakat çok başarılı olmadıkları da bir başka gerçektir. Amaç olayın ilerlemesini engellemek, ağrıyı azaltmak ve ereksiyon kapasitesini korumaktır. 

1. Ağızdan Alınan İlaçlar: 

E-Vitamini: Hala erken evredeki hastalığın en popüler tedavilerinden birisidir. Çünkü hemen hiç yan etkisi yok denecek kadar azdır, kullanımı kolaydır ve ucuzdur. Penil dokuda bulunan sert plak yapısının oluşumunda sorumlu tutulan ve serbest oksijen radikalleri olarak adlandırılan moleküllerin üretimini azaltarak etki ettiği düşünülmektedir.

POTABA (Potasyum Para-Aminobenzoat): Anormal fibrotik doku oluşumunu engelleyen bir maddedir. 3 ila 6 ay arasında kullanılması şarttır. Ayrıca mide-barsak sistemine yan etkileri olabilen ve de pahalı bir ilaçtır. 

Kolşisin: Dokudaki inflamatuar cevabı baskılar, kollojen üretimini azaltıp yıkımını artırmaktadır. Mide-barsak sistemine ile ilgili yan etkileri vardır, ishale neden olabilir.

 Tamoksifen: Steroid olmayan bu anti östrojen ilacın inflamasyonu ve skar dokusunun yapımını baskılayarak fibrozisi azaltıcı etkisi olduğu gösterilmiştir. Mide-barsak sistemine ile ilgili yan etkileri vardır ve saç dökülmesine neden olabilir.
 

2. Plağın İçine Uygulanan İlaçlar:

Bu tedavi şeklinde ilaç direkt olarak penil plağın içerisine enjekte edilir ve ağızdan yapılan tedaviye alternatif bir yaklaşımdır. Buna intralezyonel enjeksiyon tedavisi adı verilir. Özellikle operasyon olmak istemeyen ya da hastalığın erken evresindeki erkekler arasında daha popüler bir tedavi seçeneğidir. Bu ilaçların etkinliği de hala araştırma altındadır. 

Cerrahi Tedaviler

Cerrahi tedavi hastalığın stabil döneminde ve ilaç tedavilerinden fayda görmeyen hastalara uygulanmaktadır. Ayrıca penisteki eğrilik 45 dereceden fazlaysa, hastada ereksiyon bozukluğu varsa ve penis boyunda ciddi kısalma varsa öncelikle cerrahi tedavi düşünülür.

Peyronie hastalığının cerrahi tedavisi penisin eğriliğinin cerrahi olarak düzeltilmesi ve Peyronie hastalığı ile birlikte sertleşme sorunu olan hastalarda penil protez yerleştirilmesi girişimlerini içermektedir. Cerrahi tedavi kriteri olarak belirlenmiş durumlar şunlardır.


•1 yıldan daha fazla zamandır devam eden şiddetli penis eğriliği,
•Penil eğrilik ya da sertleşme bozukluğunun ilerlemesi ve son 3 aydır stabil kalması,
•Cinsel ilişkiyi engelleyecek derecede penis eğriliğinin varlığı,
•Penis boyunun ileri derecede kısalması.
•Peyronie hastalığı ile birlikte sertleşme bozukluğu yakınması olan ve damarsal yetersizliği bulunan hastalarda genellikle penil protez yerleştirilmesi yapılır. 


Penil protez yerleştirilmesi operasyonları


Peyronie hastalığı ile birlikte sertleşme bozukluğunun bulunduğu hastalarda uygulanılmaktadır. Penis eğriliğinin düşük derecelerde olduğu hastalarda tek başına protez yerleştirilmesi yeterli olmaktadır. Düşük dereceli penil eğriliklerde tek başına protez yerleştirilmesi eğriliği düzeltmezse hastalarda plağının kesilmesi ya da kesilen plağın büyüklüğüne göre oluşan açıklığın yama ile kapatılması gibi ek operasyon gerekebilir. 

Günümüzde gelişmiş ülkelerde genellikle 3 parçalı şişirilebilir penil protezleri tercih edilmektedir. 3 parçalı penil protez uygulamaları sonrası hasta ve eş memnuniyetleri  %90’lara ulaşmaktadır.

 Operasyonlar çoğunlukla genel ve bölgesel (spinal/epidural) anestezi altında uygulanabilir.