Magnetik Rezonans (MR)
Radyoloji

Magnetik Rezonans (MR)

Gelişen ve değişen teknoloji ile beraber tıp bilimi de büyük gelişmeler göstermektedir. Bu gelişmeler şüphesiz yaşam kalitesini arttırmakla beraber tedavi süreçlerini de hem daha fazla kısaltıp hem de daha ağrısız yöntemlerle karşımıza çıkarmaktadır. Hastalıkların tedavisinde ilk aşama hastalığı erken ve doğru bir şekilde tespit etmektir. Geç tanı konulmuş bir hastalığın tedavisi de buna bağlı olarak geç ve zor bir şekilde geçme problemi doğuracaktır. Aynı zamanda yanlış konulan bir tanı hem tedavi süresini ciddi bir anlamda etkileyecek, daha önemlisi ise hastanın canını tehlikeye atabilecek bir duruma gelebilmektedir. Bu bağlamda tedavide kullanılan cihazlar kadar kullanılan yöntemler de önem arz etmektedir. Günümüzde çoğu hastalığı teşhis etmek için birçok görüntüleme tekniği geliştirilmiştir. Her hastalık için farklı yöntem ve teknikler kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları; röntgen muayenesi, sonografi (ultrason tekniği), bilgisayarlı tomografi ve Magnetik Rezonans (MR) gibi tıbbi görüntüleme teknikleridir. Bunlardan en güvenilir ve kesin sonuç alınan yöntem Magnetik Rezonans (MR) olarak bilinen yöntemdir.

Gündelik hayatta dilimize ‘’emar’’ olarak geçmiş olan bu teknik, yüksek manyetik olarak oluşturulmuş bir alan içerisinde hidrojen ve buna benzer çekirdeklere gönderilen uyarı sonucu bunların yaydığı sinyalleri güvenilir bir görüntüye dönüştürme tekniğine dayanan bir görüntüleme yöntemidir. Bu alanda güçlü manyetik bir yer oluşturularak devreye konulan radyo dalgalarıyla bu dalgaların insan vücudundaki hasta ve sağlam dokuları birbirinden ayırt etmeye çalışılır. Bu yöntemde vücuttaki yumuşak ve hassas dokulara güvenilir bir biçimde bir teşhis konması amaçlanır.

Magnetik Rezonans’ın Kullanıldığı Hastalıklar

Herhangi bir kemik sıkıntısında röntgen muayenesi yapılabilecekken, Magnetik Rezonans (MR) daha kapsamlı hastalıklarda kullanılır. Emar’ın sık kullanıldığı ve doğru teşhisin olduğu bölgeler insan vücudundaki yumuşak kas ve doku olan kemiksiz bölgelerdir. Kemiksiz kısımdaki bir hastalığı klasik bir röntgen muayenesiyle teşhis etmek çok zordur. Röntgen ve diğer bilgisayarlı tomografilerin yetersiz kaldığı yerde emar devreye girmektedir. Emar’ın başlıca kullanıldığı rahatsızlıklardan biri nörolojik hastalıklardır. Beyin ve damar hastalıkları, baş ağrısı (migren), halk dilinde sara olarak bilinen epilepsi, kas ağrıları, uyku bozuklukları, baş dönmesi, beyin tümörü gibi nörolojik hastalıklara tanı koymada kullanılır. Bunların yanında göz rahatsızlıklarında, çene eklemlerinin kaymasında, omurga düzleşmelerinde, disklerde kayma ve disk fıtığı sorunlarında, bel ve boyun fıtıklarının tedavisinde de kullanılan bir yöntemdir. Nörolojik ve kas, kemik hastalıklarıyla beraber iç organlarının da işlevini kontrol etmede kullanılan güvenilir bir yöntemdir. Kalp sorunlarında, göğüs ağrıları ve sıkışmasında, mide, karın ve iç organlarda da Magnetik Rezonans (MR) ile güvenilir bir sonuca varmak mümkün hale gelebiliyor. MR'nin kanser tedavisinde de kullanıldığını görmekteyiz. Vücuttaki yumuşak dokulardaki kanserli hücreler bu sayede teşhis edilebilir.

Emar vücudun her alanını görmek için doğru tekniklerle kurgulanmış güvenilir bir program olduğu için her bölgede rahatlıkla kullanılabilir bir teknik. İnsan anatomisinin tamamında kullanılabilir bir programa sahip bir görüntüleme tekniği. Beynin atardamar ve toplardamar yapısını görüntüler. Boyun düzleşmesi, gırtlak ve boğaz ile beraber tükürük bezlerine kadar dil ve etrafındaki hastalıkları görüntüler. Karın, iç organlar, bel, boyun ve omurga, kol, diz ve kalça eklemleri, el ve ayak bilekleri ile beraber vücudun tamamının oluşturduğu rahatsızlıklar bu sayede teşhis edilebilerek uygun tedaviye başlanabilir.

Magnetik Rezonans Nasıl Çekilir

Emar çekinirken bilinmesi be dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar aşağıda belirtildiği gibidir;

  • Emar çekilmeden önce hastaya tavsiye edilen tıbbi bir işlem yoktur. Yani tedavi olmaya gittiğinizde sizden aniden bir emar çekilmesi istenebilir. Bunun için gün içinde yemiş olduğunuz bir şey veya yapmış olduğunuz başka bir şey emarın çekilmesini etkilemeyecektir.
  • Doktorunuz önceden sizi uyarıp belirtmediyse kullandığınız ilaçları kullanmanızda bir sakınca yoktur.
  • Magnetik Rezonans (MR) tekniğinde çok güçlü manyetik bir ortam olduğu için hastanın üzerinde herhangi bir metal olmamalıdır. Üzerinizde bulunan metal para, saat, tel tokalar, metal madde içeren takılar, gözlük, kredi kartı, takma dişler, peruklar, takma saç işlemi yapılırken saça yapıştırılan metal parçalar, kulak, burun ve vücudun çeşitli gölgelerine takılan piercingler, işitme için kullanılan cihazlar ve metal kopçaları olan iç çamaşırları dahi emara girmeden önce çıkarılmalıdır.
  • Hasta her ihtimale karşı emar’a girmeden daha önce geçirdiği hastalıklar ve operasyonlar gibi tıbbi geçmişini rapor edecek bir form doldurmalıdır. Çünkü MR alanı kapalı bir alan olduğu için hasta sıkıntı yaşayabilir.
  • MR çekileceği zaman hastaya uygun kıyafetler giydirilir ve iki uç kısmı açık uzun bir cihazın içindeki hareketli bir masaya yatırılır. Hasta eğer isterse odada bir kişi yanında kalabilir ama görüntüleme başladığında hasta tüpün içinde tek başına kalacaktır. Hastayı başka bir odadan izleyen bir radyoloji uzmanı olur. Hasta kendisini rahatsız edecek bir durumla karşılaştığında mikrofon ile radyoloji personeliyle iletişime geçebilir.
  • MR’nin çekildiği alan dar ve basık olduğu için kapalı alan korkusu olan hastalar için uygun olmayabilir. Eğer hasta bu şekilde bir duruma maruz kalamayacak derecede bir korkuya sahipse sakinleştirici veya anestezi uygulanabilir.
  • MR tamamıyla ağrısız bir görüntüleme tekniğidir. Bu sebeple içeride durmak büyük bir güçlük oluşturmaz. MR’da kalma süresi yapılan görüntülemeye göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu görüntüleme süresi çoğunlukla 15 ile 60 dakika arasında sürmektedir.
  • MR çekimi sırasında hastayı rahatsız eden bir diğer etken yüksek sestir. Sürekli olarak yüksek sese maruz kalma durumu vardır. Hasta çok rahatsız olursa ve talep ederse kulaklık verilebilir böylece hastanın sesten daha az etkilenmesi amaçlanır.
  • Kalp pili veya kalbinde başka metal bulunan hastalara MR yöntemi uygulanamaz. Çünkü MR çekilen sürede yüksek manyetik alan vücut içerisindeki bu metalleri çekerek hastanın çok ciddi bir şekilde yaralanmasına sebep olabilir. Eğer tıbbi önlük gerekli görülmemişse üzerinizdeki kıyafette pantolon fermuarı veya vücuda takılan metaller olmamasına çok dikkat edilmelidir.

Hamile ve Çocuklarda Magnetik Rezonans Çekimi

Hamilelerde MR çekiminin olup olamayacağı da çok sık karşılaşılan sorulardan birisidir. Emar her yerde söylendiği gibi yan etki bulundurmayan güveli bir görüntüleme yöntemidir. Yan etki barındırmıyor olması sebebiyle hem hamile kadınlarda hem de bebeklerde kullanılması ortaya bir sorun çıkarmayacaktır. Fakat çoğu tedavide olduğu gibi bunda da hekimler hamileliğin ilk 3 ayına işaret etmektedirler. Yapılan araştırmalar Magnetik Rezonans’ın tamamen güvenli olduğunu ortaya koymuş olsa da doktorlar gerekli görmedikçe hamileliğinin ilk 3 ayında olan bir hastaya bu yöntemi kullanmamasını tavsiye ederler. MR çok güvenilir bir yöntem olsa da bazı MR çekimlerinde daha güvenilir görüntüye ulaşmak için hastaya damar yoluyla Gadalinyum isminde bir ilaç verilmektedir. Bu ilacın hamile kadınlarda yan etki yaratabileceği düşünülerek hamilelik süresi boyunca çekilmesi tavsiye edilmemektedir.

Magnetik Rezonans (MR) Güvenilir midir ?

MR çekimi çocuklarda güvenilir mi sorusu hemen hemen bütün ebeveynlerin sorduğu sorulardandır. MR çekimi bütün görüntüleme tekniklerinin içinde en güvenilir olanlardandır. Bu bağlamda çocuklar için Magnetik Rezonans (MR) çekiminde hiçbir sakınca yoktur. Çocuklarda düzgün sonuç almak daha zordur. Çünkü cihazın doğru ve güvenilir görüntüyü alması için hastanın hareketsiz kalması çok önemlidir. Çocukların bu süre içerisinde içeride hareketsiz bir şekilde durmasını sağlamak neredeyse imkansızdır. Bu yüzden çocuklara Magnetik Rezonans (MR) boyunca anestezi uygulaması yapılır ve hareketsiz kalması sağlanarak doğru görüntüye ulaşma amaçlanır. Fakat çocuğa uygulanacak olan anestezi yöntemi için güvenilir bir tıbbi klinikte olmak çok önemlidir. Çünkü anestezi verilecek olan yere güvenilir anestezi ekibi, uygun malzeme ve cihazlarının getirilmesi önemlidir. Bu açılardan çocuğun sağlığı için MR çekilecek olan hastanenin güvenilir ve işinin ehli olan bir tıbbi ekibinin olması gerekir.

Magnetik Rezonans (MR) Yan Etkileri nelerdir ?

MR çekiminde bazı hastalara kontrast boya enjekte edilir. Bu enjekte edilen madde bazı damar veya dokuların daha güvenilir bir şekilde görüntülenmesini sağlar. Çok sık görülmemekle beraber bazı hastalarda bu kontrast madde mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı ve deri döküntüleri olarak kendisini gösterebiliyor. Ancak bu yan etkiler az görünmekle beraber kısa süreli bir etki veriyor. Fakat böbrek hastalarında organlara ve dokulara zarar verebilme niteliği taşıyabilmektedir. Böbrek hastalığı olan birinde böyle bir durum ortaya çıktığında hasta öncekinden daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bunun önüne geçmek için Magnetik Rezonans (MR) uygulamasından önce detaylı bir tetkik yapılarak kan testi yapılmalıdır. Enjeksiyon işlemi yapılmadan önce hastanın herhangi alerjik rahatsızlığı varsa bunu kesinlikle doktoruyla paylaşmalıdır.

Bütün bunlar göz önüne alındığında MR görüntüleme işlemi hastaya güvenle uygulanabilir. Hasta önceden sahip olduğu alerjik durum ve hastalıkları doktoruyla paylaştığında ve tedavi olmak için kullanılan hastane yeterli olduğunda MR görüntüleme sistemi hastanın tedavisinde güvenilir bir sistem olarak karşımıza çıkacaktır.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.

 
 
   
 
Copyright © 2020 KORU SAĞLIK GRUBU