Kalp Krizi Belirtileri
Kardiyoloji

Kalp Krizi Belirtileri

Kalp krizi göğüste şiddetli bir ağrının hissedilmesine yol açan ve bir anda ortaya çıkan tehlikeli bir durumdur. Tıbbi olarak miyokardiyal infarkt olarak adlandırılmaktadır. Kalp kasına kan akışı olmadığı bir durumda kalp krizi meydana gelmektedir. Kalbe oksijen ve besin taşıyan koroner adı verilen damarlar bulunmaktadır. Bu damarlarda bir daralma, tıkanıklık olduğunda kalbe oksijen ve besin gitmemektedir ve bu durum kalp krizine neden olmaktadır. Bu durumda kişi şiddetli bir ağrı hissetmekle birlikte müdahale edilmesi gereken bir hasta konumuna geçmektedir.

Kalp krizi özellikle ilerleyen yaşlarda ciddi ve tehlikeli durumlara sebebiyet vermektedir. Bundan dolayı Kalp krizi belirtileri bilinmelidir. Kişinin ve çevresindeki insanların kriz anında yaşanan semptomları bilmesi erken müdahale edilmesini sağlamaktadır. Kalp krizlerinde erken müdahale hayat kurtarmaktadır.

Kalp Krizi Anında Yaşanan Semptomlar Nelerdir?

 Kalp krizi anında kişi göğsünde ani bir sıkışma ve ağrı hissetmektedir. Genel olarak her kriz anında bu daralma ve ağrı hissi olmaktadır. Göğüs ağrısı ilk belirti olmaktadır. Buna karşılık her göğüs ağrısı kalp krizi geçirildiğini göstermez ve diğer semptomlar ile kalp krizi geçirildiğine emin olunabilir. Göğüs kafesinde oldukça şiddetli bir ağrı hissedilmektedir. Bu ağrı bir dakikadan uzun bir süre devam ettikten sonra geçebilmektedir. Ağrı sonrası hastanın durumunun kötüleşeceği belli olmamaktadır fakat gelip geçici bir ağrı da olabilmektedir. Bu göğüs ağrısı, çoğu zaman hastalar tarafından hazımsızlık veya mide ağrılar ile karıştırılabilmektedir.

Kalp krizi belirtileri arasında nefes darlığı da önemli bir belirti olmaktadır. Bazı durumlarda kişi tarafından kriz anında ağrı hissedilmez ve sadece nefes darlığı gözükebilir. Bazı durumlarda ise nefes darlığı, ağrıdan önce ya da sonra ortaya çıkabilmektedir. Sık görülen belirtiler arasında gövdenin genel üst kısmında oluşan ağrılar bulunmaktadır.

Ağrı özellikle hastanın kollarında ve omuzlarında yoğunlaşabilmektedir. Kolda oluşan ağrı ve uyuşmalar, kalp krizinde oldukça yaygın görülen bir belirtidir. Ani bir şekilde soğuk ter basması, ani baş dönmesi, bulantı, kusma, sebepsiz ani yorgunluk atakları kalp krizinin belirtileri arasında görülebilmektedir. Ağrının şiddetli bir şekilde hissedilmediği gizli olarak adlandırılan kalp krizleri de vardır. Özellikle şeker hastalarında sessiz kalp krizi sık görülmektedir. Kalp krizi belirtileri görüldüğünde ihmal edilmeden en yakın hastaneye başvurulmalıdır.

  • Ağrı: Yoğun bir şekilde göğüs kafesinin solunda görülmektedir fakat ağrı çok şiddetli olduğu için genellikle sol kolda da şiddetli bir ağrı hissedilebilmektedir. Özellikle kadınlarda bu ağrı karnın alt bölgesinde ve sırtta da hissedilebilmektedir.
  • Terleme: Yoğun bir hareket, egzersiz dışında normal üstü bir terleme olağan değildir. Kalp sorunlarına işaret edebilmektedir. Buna karşılık kriz anlarında soğuk terleme de sık görülebilmektedir.
  • Sersemlik: Özellikle kadın hastalarda bu belirti sık görülmektedir ve ihmal edilmemelidir.
  • Çarpıntı: Çarpıntı psikolojik rahatsızlıklarda da sık görülebilen bir belirti olması sebebiyle kalp krizi ile karıştırılabilmektedir. Diğer belirtiler ile birlikte kalp krizi habercisi olabilmektedir.

Kalp Krizi Tanısı Nasıl Koyulur ?

 Kalp krizi belirtileri görüldüğünde en yakın hastaneye başvurulmalıdır. Kriz başladıktan sonraki ilk bir saat tanının konması ve sonrasında yapılacak müdahaleler için önemlidir. Kalp krizi hastada kalıcı bir hasara neden olabilmektedir. Durumun en az hasar ile atlatılması için doktor müdahalesi erken olmalıdır. Tanının konulabilmesi için ilk olarak doktor tarafından EKG (elektrokardiyografi) çekilmesine karar verilmektedir. Hastanın göğsüne elektrotlar yerleştirilmekte ve bu vasıtayla elektriksel sinyaller alınmaktadır. Bu sinyaller, kağıda ve monitöre yansımaktadır ve doktor, hastanın durumu ile ilgili tanıyı koyabilecek bilgiye erişmektedir. EKG dışında da tanının konulabileceği bir diğer yöntem de biyokimyasal bir analizdir. Kan tetkikleri ile kriz anında yaşanan hücresel hasarlardan dolayı kan dolaşımına geçen protein ve enzim oranlarına bakılarak bir karar verilmektedir.

Enzimlerin oranları kalp krizinin geçirilip geçirilmediğine dair bir bilgi vermektedir. Ayrıca doktor gerekli gördüğü durumlarda radyolojik tetkiklere de başvurabilmektedir. Radyolojik tetkikler, bilgisayarlı tomografi (CT) ve manyetik rezonans görüntülemedir. Anjiyografi bir tedavi biçimi olduğu kadar tanıda da kullanılmaktadır. Anjiyografi'de kalp damarları incelenir ve doktor tarafından tanı konulur.

Kalp Krizi Belirtilerini Tetikleyen Risk Faktörleri

Kalp krizi belirtileri bazı faktörlerden dolayı tetiklenebilmektedir. Bu faktörler değiştirilemeyen ve değiştirilebilen riskler olarak iki kategoriye ayrılmaktadır. Genetik faktörler, yaş ve cinsiyet değiştirilemeyen riskler olarak öne çıkmaktadır. Kalp krizinde genetik yatkınlıklar, aileden bir kişinin daha önce kriz geçirmiş olması ve erkek olmak riski artırmaktadır.

Kalp krizi kadınlardan daha çok erkeklerde görülmektedir. İlerleyen yaşlarda da risk daha da artmaktadır. Değiştirilemeyen risk faktörlerine uygunluk gösteren kişiler, kalp krizine karşı açık bir konumda olduğunu bilmeli ve sağlıklı yaşam şekillerini benimsemelidir. Değiştirilebilen riskler, sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet hastalığı, kan yağlarında yükseklik ve obezitedir. Bu risk faktörlerine sahip kişiler yaşamları boyunca kalp krizi riskini taşımaktadır. Sağlıklı bir yaşam şekli benimsemek kalp sağlığı için oldukça önemlidir.

Kalp krizi belirtileri görülebilecek riskleri taşıyan kişilerin, egzersiz yapması ve dengeli bir beslenmeye sahip olması gerekmektedir. Egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek kalp sağlığı için önemli bir koruyucu görevi üstlenmektedir. İlk kalp krizinden sonra da kişi yaşam şekline dikkat etmesi gerekmektedir. İkinci kez tekrarlayan kalp krizi hasta için daha tehlikeli olmaktadır. Stres ve psikolojik kaygı durumları krizleri tetikleyebilmektedir. Rehabilitasyon hizmeti ve diyet danışmanlığı alarak yaşam şekillerinde düzenlemeye gidilebilmesi tavsiye edilmektedir.

Tedavi Yöntemleri

Kalp krizi şüphesinde uygulanan tedavilerin yanı sıra kriz sonrası da tedavi uygulanmaktadır. Hastada oluşan ve oluşabilecek hasarlara karşı bir tedavi yöntemine gidilmektedir. Uygulanacak tedavi ve verilecek ilaçlar hastanın doktoru tarafından belirlenmektedir. Kan pıhtılaşmasını engelleyici ilaçlar ile göğüs ağrısı azaltılmakta ve kan akışı iyileştirilmektedir.

Kalp krizi tanısı konulduktan sonra sıkışan damarlara yönelik bir tedaviye gidilmektedir ve bunlara oksijen tedavi denilmektedir. Hastaya pıhtı eritici ilaçlar verilmektedir. Trombolitik tedaviler ile de damar içinde oluşan pıhtının eritilebilmesi için ilaçlar verilmektedir. Tanı konduğu andan itibaren trombolitik tedavi uygulanmaktadır. Pıhtı hücrelerinin birleşerek pıhtı oluşturmasını engellemek adına da kan sulandırıcı ilaçlar verilebilmektedir.

Risk Faktörlerinin Azaltılması İçin Yapılması Gerekenler

Kalp krizi belirtileri görüldükten sonra hastanın aldığı tedbirler sonraki yaşamının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için önemlidir. Kalp krizi ani ölümlere sebebiyet verebilen ciddi bir rahatsızlıktır. Bundan dolayı hastalar özellikle belirtilerden sonra risk faktörlerinin azaltılması için çaba göstermelidir. Erkeklerde ve otuzlu yaşlardan sonra risk iki katına çıkmaktadır. Bu açıdan belli bir yaştan sonra risk kategorisinde olan kişiler düzenli olarak doktora gitmelidir. Genetik yatkınlıklara sahip kişilerin düzenli olarak kalp muayenesi yaptırması tavsiye edilmektedir.

Sigara kullanımının kalp krizi riskini artırdığı bir gerçektir ve asla kullanılmamalıdır. Egzersiz yapmak kalp sağlığı için de faydalıdır. Sigara kullanımının olmaması ve düzenli egzersiz yapımı kalp krizi riskini en aza indirmektedir. Vücut yağ oranının yüksek olması, obezite riski artırdığı için dengeli bir beslenmeye sahip olunmalıdır. Genetik faktörler dışında tüm risk faktörleri engellenebilmektedir. Düzenli kontrol ve düzenli bir yaşam kalp sağlığı için gereklidir. Özellikle kalp krizi geçirmiş kişilerin iki kat daha özenli bir yaşama geçmesi önerilmektedir.

 

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.

 
 
   
 
Copyright © 2020 KORU SAĞLIK GRUBU