Böbrek Kanseri
Üroloji

Böbrek Kanseri

Böbrekler retroperitoneal organlardır ve kandaki ürik asit, kreatinin, üre gibi metabolizma artıklarının vücuttaki dengesini sağlar. Ayrıca vücutta kanlanması en fazla olan organlardan biridir ve bu sayede tuz, potasyum, magnezyum gibi mineraller ile protein, glikoz, su gibi bileşenlerin vücut dokularına dengeli dağılımından sorumludur. Kan basıncı düşüklüğü durumlarında renin anjiyotensin aldosteron sistemini devreye sokarak kan basıncı dengesini sağlar. Ayrıca eritropoietin hormonu ile kandaki oksijen miktarı düştüğünde aktif bir şekilde görev alır. D vitamininin verimli kullanılmasını sağlayarak kemik ve diş gelişiminde etkilidir. Böbreklerin boyutu her insanın yumruğu kadardır ve fasulye şeklinde karın organlarının arkasında, omurganın her iki tarafında 1 adet böbrek bulunur.
 
Böbrek kanseri genel itibariyle böbrek parankim kanseri ve pelvis renalis tümörü olarak ikiye ayrılır. Böbrek parankim hastalığında böbreğin idrar üreten yerlerinde anormal hücre çoğalması vardır. Pelvis renalis tümöründe ise anormal hücre oluşumları üreter bölgesinde görülür.
Böbrek parankim kanseri pelvis renalis tümörüne göre daha sık görülür. Küçük çocuklarda görülen Wilms tümörü böbrek kanseri gelişme ihtimalini arttırır.
Böbrek kanseri insidansı her geçen yıl artmaktadır. Vakalar insidental olarak bilgisayarlı tomografi taramalarında kendiliğinden tanı alabilir.
 
Böbrek Kanseri Belirtileri
Böbrek kanseri erken evrelerinde nadiren belirti ve semptomlar verir. Günümüzde böbrek kanserini taramak için rutin yapılan testler yoktur. Genel olarak vakalarda görülen semptom ve belirtiler şu şekildedir;
  • İdrarda kırmızı, pembe veya kola renkli kan görülmesi
  • Sırtta geçmek bilmeyen ağrı
  • İştah kaybı
  • Açıklanamayan kilo kayıpları
  • Yorgunluk, halsizlik
  • Genellikle aralıklı ateş
Böbrek Kanseri Nedenleri
Böbrek kanserine neden olan faktörler açık olarak belli değildir. Ancak birkaç risk faktörü bulunur. Yapılan araştırmalara göre bazı kanser hücreleri DNA’larında mutasyon geliştiğinde böbrek kanserinin gerçekleşme ihtimalinin arttığı görülüyor. Böbrek parankiminde ya da pelvis renaliste oluşan anormal hücre toplulukları çevre dokulara ya da uzak organlara metastaz yaparak buralarda tümör oluşturabilir.
 
Böbrek Kanseri Risk Faktörleri
Böbrek kanseri riskini artırabilecek faktörler şu şekildedir;
  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Obezite
  • Yüksek tansiyon
  • Böbrek yetmezliği sonucunda uzun süre diyaliz tedavisi
  • Bazı kalıtsal sendromlar
  • Ailede böbrek kanseri öyküsü
  • Kimyasallara ve radyasyona maruz kalma
Böbrek kanserinden korunmak için sigara ve diğer tütün ürünlerini bırakın. Sağlıklı bir beslenme programı uygulayarak kilo kontrolünü sağlayın. Haftalık düzenli olarak egzersizler yaparak kan basınç değerinizi kontrol altına alın.
 
Böbrek Kanseri Tanısı
Böbrek kanseri tanısı genel olarak kan ve idrar testleri radyolojik görüntüleme yöntemlerini ve biyopsiyi içerir. Kan ve idrar testleri doktora böbrek kanserine neden olabilecek faktörler hakkında ipuçları verir. Görüntüleme yöntemleri ise böbrek dokusunun tümörünü ve anormal yapılarını net bir şekilde görmeye yarar. Biyopsi ise böbrek dokusundan bir örnek alınmasıdır. Doktorunuz böbreğinizin şüpheli bir bölgesinden biyopsi ile doku çıkararak incelenmesi için laboratuvara gönderir.
 
Böbrek Kanseri Evrelemesi
Böbrek kanseri tanısı konduktan sonra doktorun daha etkin bir tedavi sağlayabilmesi için evreleme yapması şarttır. Genel olarak böbrek kanseri evrelemesi şu şekildedir;
  • Evre 1 aşamasında böbrekte oluşan tümörün çapı 7 santimetreye kadar ulaşabilir. Tümör böbrek ile sınırlandırılmıştır
  • Evre 2 aşamasında tümörün çapı evre 1’e göre daha büyüktür ve tümör hala böbrek ile sınırlıdır.
  • Evre 3 aşamasında tümör böbreğin çevresinde yer alan dokulara ve lenf düğümlerine yayılmış olabilir.
  • Evre 4 aşamasında tümör böbreğin dışına, birden fazla lenf noduna, kemik, karaciğer, akciğer gibi vücudun uzak bölgelerine metastaz yapabilir.
Böbrek Kanseri Tedavisi
Böbrek kanseri tedavi seçenekleri olarak böbrekten tümörü çıkarmak ve normal fonksiyonunu korumak amacıyla cerrahi yöntem kullanılmaktadır. Nefrektomi olarak adlandırılan cerrahi prosedürde radikal nefrektomi tüm böbreğin sağlıklı dokunun bir sınırının ve bazı lenf düğümleri, adrenal bez veya yakınlardaki diğer yapıların çıkarılmasını içerir. Cerrah bunu karın veya yandaki tek bir kesi ile açık nefrektomi ya da karındaki bir dizi küçük kesi yardımıyla laparoskopik nefrektomi yoluyla gerçekleştirebilir. Parsiyel nefrektomi ise tümörü ve tümörü çevreleyen dokuları çıkarır. Böbrek koruyucu cerrahi ise küçük böbrek kanserleri için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Sadece bir böbreğiniz varsa etkin bir tedavi seçeneği olabilir. Mümkün olduğunda böbrek işlevini korumak ve böbrek hastalığı ile mücadelede diyaliz ihtiyacını, oluşabilecek komplikasyonlar riskini azaltmak için genellikle tam bir nefrektomi yerine böbrek koruyucu cerrahi tercih edilir.

Değerli Yorumlarınızı Bekliyoruz.