AŞK DEDİĞİN…

La Cordaire’in de dediği gibi “Aşk herşeyin başlangıcı, ortası ve sonudur” .

Böylesi iç içe olduğumuz bir kavram her zaman ilgi odağı olmuş ve aşk üzerine hemen herkes kendi felsefesini geliştirmiştir. Üç harfli bu kelimenin temsil ettiği duygu durum, kendi dünyamızda bazen oldukça basite indirgediğimiz, bazen de içinden çıkamayıp çaresiz kaldığımız anlarla doludur.

Soru ve yanıtlarla yaklaşık olarak bir saat süren “Aşk Dediğin” sunumlarında, aşkın tanımı ile başlayıp, en cazip ve en acımasız aşkların yer aldığı mitoloji ve aşkın vazgeçilmez esin kaynağı olarak yer aldığı felsefeye eğlenceli küçük bir yolculuğa çıkıyoruz. Sonrasında, ilk görüşte aşk var mı? Aşkın gözü kör mü? Aşkın testi var mı, beni ne kadar seviyor? Aşkın ömrü var mı? Tek eşli mi yoksa çok eşli miyiz? Çapkınlık bir kusur mu yoksa doğanın bir mirası mı?, Çapkınlık tedavi edilebilir mi? Aşk bir hastalık mıdır? Aşk acısı ne ile geçer? Aşk hangi hastalıklarla benzerlik gösterir? Aşık olacağımız kişiyi nasıl seçiyoruz? Aşkın sağlığımız üzerine etkileri gibi nice güncel soru bilimsel kanıtlar ile yanıtlanılıyor.

Sunumda pek çok bilimsel araştırma sonucu herkesin anlayabileceği bir sadelikte ve esprilerle bezenerek dinleyiciye aktarılıyor. Tüm sorular interaktif bir şekilde seyirci iler ile paylaşılıyor ve onların yanıtları aynı eğlenceli üslupla bilimsel olarak yanıtlanıyor. Kullanılan görsel sunum materyalleri de sunumu renklendiriyor.

Bu sunumun diğer bir özelliği, alanlarında uzman iki öğretim üyesi tarafından eğlenceli bir ortamda dinleyiciye doğru bir bilgi aktarımı sağlıyor olması. Hekim olan dinleyiciler dahi sunumda bahsedilen bilimsel araştırmaları daha önce duymadıklarını ve bu konuyla ilgili farklı bilgilerle ve şaşırmış olarak sunumdan ayrıldıklarını ifade etmektedirler.

Konunun ilginçliği ve popülerliği, öğretim üyelerinin renkli ve esprili kişilikleri, kullanılan anlatım dili sunumu eğlenceli, dinamik ve farklı hale getirmekte, interaktif sunumun dinleyiciyi de içine alan yapısı sayesinde sorularla da renklenen program giderek bir şova dönüşmektedir.

Bu sunum ile aşk kavramı şemsiyesi altında, insan fizyolojisi ve biyolojisi ile ilgili birçok bilgi kazanılmakta, kişilerin toplumsal ve içgüdüsel davranışları arasındaki farkındalık düzeyi geliştirilerek; sağlıklı bir toplum için, nerdeyse dogmatik hale gelmiş kavram ve değerleri doğrudan kabullenmek yerine düşünerek sorgulamaları ve iletişime açık olmaları sağlanmaktadır.

Prof. Dr. Serdar KULA

Prof. Dr. Süreyya BARUN

 

06.03.2017